Anasayfa

Sanayicinin borçları, özkaynaklarını ikiye katladı

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırması, yüksek faiz ortamının sanayi devlerinin bilançolarında yarattığı kırılganlığı gözler önüne serdi. Toplam borçları yüzde 30,8 artarak 7,6 trilyon liraya ulaşan üretim devlerinin borç büyüme hızı, özkaynak artış hızını ikiye katlarken mali yükümlülüklerin vadesi de giderek kısaldı.

Haber Giriş : 2026-06-19T08:07, Son Güncelleme 2026-06-19T07:58

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl merakla beklenen "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasının sonuçları, üretim devlerinin finansal açıdan oldukça zorlu bir viraja girdiğini gösteriyor. Yüksek faiz politikasının hakim olduğu makroekonomik ortamda karlılıkları aşınan şirketler, çarkları döndürebilmek ve mevcut üretim kapasitelerini koruyabilmek adına borç yükünü artırırken, bu borçların vade yapısındaki bozulma da kırılganlığı en üst seviyeye taşıdı.

Borçlar Özkaynaklardan İki Kat Hızlı Büyüdü

Açıklanan finansal tablolara göre, 2025 yılında İSO 500 şirketlerinin toplam borç hanesi yüzde 30,8 oranında dikkate değer bir artış göstererek tam 7,6 trilyon lira seviyesine tırmandı.

Aynı dönem zarfında sanayicinin en önemli dayanağı olan özkaynaklardaki genişleme ise yüzde 15,8 seviyesinde sınırlı kaldı. Bu durum, sanayi devlerinin borç yükünün özkaynak büyüme hızından yaklaşık iki kat daha agresif şekilde ilerlediğini ortaya koydu.

Bilanço Yapısı İki Yıl Sonra Yeniden Tersine Döndü

Geçmiş yıllarda uygulanan finansal düzeltmelerin etkisiyle aktifler içinde payı yüzde 52,1'e kadar yükselen özkaynak oranı, iki yıllık bir periyodun ardından yüzde 49,1'e kadar geriledi. Böylece toplam aktifler içindeki borç payı yeniden kritik eşik olan yüzde 50 sınırının üzerine çıktı. Finansal piyasalardaki yüksek kredi faiz oranlarına rağmen sanayicinin banka kredilerine olan bağımlılığı artarken, mali borçlar yüzde 41,6 oranında yükselerek 3,9 trilyon liraya ulaştı ve toplam borç yapısında baskın hale geldi.

Yatırım Planları Durdu, Günü Kurtarma Dönemi Başladı

Sanayi sektörü açısından geleceğe yönelik en büyük tehlike ise borçların vade dağılımında kendisini gösteriyor. Önceki yıllarda gerileme trendinde olan kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içerisindeki payı, 2025 yılında yeniden tırmanışa geçerek yüzde 48,5'ten yüzde 49,5 seviyesine fırladı.

Kısa vadeli yükümlülükler yüzde 44,6 oranında artarken, fabrika yatırımları ve kapasite artışlarını finanse edecek uzun vadeli borçlardaki büyüme yüzde 38,6 ile geride kaldı. Şirketler bu hamleyle stratejik büyümeyi değil, günlük operasyonel nakit ihtiyacını karşılamayı önceledi.

İSO Başkanı Bahçıvan: "Üretim ve Rekabet Gücü Baskı Altında"

Sanayideki bu yapısal değişimle birlikte şirketlerin finansal sıkışıklık nedeniyle yeni yatırım kararlarını ertelemek zorunda kaldığı gözleniyor. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da finansmana erişim kanallarının daraldığı bu konjonktürde sanayi şirketlerinin üretim, yatırım ve küresel rekabet güçlerinin ağır bir baskı altında kaldığına dikkat çekiyor. Bahçıvan, sürdürülebilir bir sanayi ekosistemi ve kalıcı yatırım motivasyonu için makro istikrarın ve buna bağlı olarak uzun vadeli borçlanma imkanlarının yeniden tesisi gerektiğinin altını çiziyor.

Kısa Vadeli Dış Borç Stoku 242 Milyar Dolara Yükseldi

Makro ekonomik cephede ise Türkiye'nin kısa vadeli dış borç (KVDB) stoku nisan ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 3 oranında artarak 171,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. Orijinal vade yapısına bakılmaksızın, vadesinin dolmasına bir yıl veya daha az süre kalan tüm yükümlülükleri kapsayan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 242 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Bu yükseliş trendinde özellikle bankacılık sektörünün yurt dışı kaynaklı yükümlülüklerinde yaşanan yüzde 5,8'lik artış başrolü oynarken, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku tek başına 75,5 milyar dolara kadar dayandı.

Yeni Şafak