Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerinin çok yönlü gelişimine katkı sunmayı amaçlayan Gültaş, uyguladığı farklı tekniklerle kısa sürede çocuklara okumayı öğretti.
Yürüttüğü projelerle 2024'te "Mesleğinde Fark Yaratan Öğretmenler" arasında yer alarak önemli bir başarıya imza atan ve Ankara'ya davet edilen Gültaş, program sırasında işitme engelli bir meslektaşıyla yeterli iletişimi kuramadığını fark edince ilgi duyduğu işaret dilini geliştirmeye karar verdi.
Aynı zamanda 31 öğrencisiyle her yıl yeni bir dil öğrenme hedefi belirleyen 18 yıllık öğretmen, hazırladığı "Her Yıl Yeni Bir Dil" projesi kapsamında birinci sınıfta işaret dili ve ardından Japonca öğrenme sürecini başlattı.
İkinci sınıfta İspanyolca, üçüncü sınıfta da Korece ve Braille alfabesi ile bu süreci devam ettiren Gültaş ve öğrencileri, söz konusu dilleri başlangıç düzeyinde konuşmaya başladı.
Öğrenme süreçlerini öğrencileriyle geliştirmeye çalışan Gültaş, bu etkinliklerle okulu eğlenceli hale getirerek çocukların diğer derslerdeki başarılarının artmasını da sağlıyor.
"Öğrencilerime her yıl yeni bir dil öğretmeye çalışıyorum"
Gültaş, AA muhabirine, 3 yıl önce okulunda yürüttüğü çalışmalarla "Mesleğinde Fark Yaratan Öğretmenler" arasında yer alarak Ankara'ya gittiğini söyledi.
Her yıl eğitim öğretim sezonunun başında öğrencilerle hedeflerini belirlediklerini belirten Gültaş, "Dil öğrenmeyi seviyorum. Öğrencilerime de her yıl yeni bir dil öğretmeye çalışıyorum. Bir öğretmen hangi alanda başarılıysa ve hangi alanda çalışmalar yapıyorsa öğrencilerine de onu aktarır." dedi.
Bu süreçte kendisinin de bir öğrenci rolünde olduğunu anlatan Gültaş, "Öğrencilerim beni geçmek için daha çok çalışıyor, daha fazla çaba gösteriyor. Öğrencilerimin öğrenme şevklerini artırmayı amaçlıyorum. Bunu az da olsa başardığımı düşünüyorum. Her yıl yeni bir dil öğreniyoruz." diye konuştu.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde uzun süre görev yaptığını dile getiren Gültaş, şunları kaydetti:
"Bölgedeki öğrencilerin hem Türkçe hem de Kürtçe bilmelerinin bu sürece katkı sunduğunu fark ettim. Birinci sınıfta işaret diliyle başladık, daha sonra Japoncaya geçtik. İkinci sınıfta İspanyolca öğrendik, şu an ise Korece ile Braille alfabesini öğreniyoruz. Seneye farklı bir dille devam edeceğiz. Öğrencilerimin dil öğrenme isteği var ve yetenekliler. Ben de onlarla birlikte bu dilleri öğreniyorum. Öğrencilerimiz hangi dile yatkınsa kendilerini o dilde geliştirmeye devam ediyor. Örneğin, İspanyolcaya yeteneği olanlar o alanda ilerlemeye çalışıyor. Bu şekilde devam etmeyi düşünüyoruz. Öğrencilerimiz başlangıç düzeyinde dilleri konuşabiliyor."
"Büyüyünce işaret dili tercümanı olmak istiyorum"
Öğretmeni sayesinde işaret dilinde kendini geliştirdiğini söyleyen öğrencilerden Irmak Çetinkaya, "Öğretmenimiz bize işaret dili öğretti. Ben birinci sınıfta çok zor olduğunu düşünüyordum, daha sonra araştırmalar yaptım, şarkılar öğrendim. Öğrendiğim işaret dilindeki şarkıları öğretmenimin karşısında sergiledim. Bir şeyi isteyince yapabiliyormuşuz. İspanyolca'da pek iyi değilim, zor geldi. Daha sonra yapay zekadan araştırmalar yaptım ve kendimi geliştirdim. En çok işaret diline merakım oldu. Büyüyünce işaret dili tercümanı olmak istiyorum." ifadelerini kullandı.
Öğrencilerden Özbekistanlı Yasina Umarova Tançalan ise "Özbekistanlı olduğum için kendi dilimi çok iyi konuşuyorum. Öğretmenimiz de bize İspanyolca, Japonca ve işaret dili öğretti. Bu sene Korece ve Braille alfabesini öğreniyoruz. Dilleri öğrenmek için elimden geleni yapıyorum. Öğretmenimin öğrettiği dillerin konuşulduğu ülkeleri gezmek istiyorum. Büyüyünce hakim olmak istiyorum." dedi.
Şervan Yiğit ise öğretmeni sayesinde birçok dil öğrendiğini ve Braille alfabesine ilgi duyduğunu söyledi.