KDK açıkladı; sözleşmeli öğretmenin eşinin sağlık mazereti nedeniyle il içi nakil talebi yapılabilir mi?

Sözleşmeli öğretmenin eşinin sağlık mazereti nedeniyle il içi nakil talebinin yapılıp yapılmayacağına dair Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık)24/07/2026 tarih ve 2026/13941-S.26.18928 sayılı kararı

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 18 Ağustos 2026 00:10, Son Güncelleme : 03 Ağustos 2026 16:17
KDK açıkladı; sözleşmeli öğretmenin eşinin sağlık mazereti nedeniyle il içi nakil talebi yapılabilir mi?

Sözleşmeli Türkçe öğretmeni olarak görev yapmakta olan başvuranın, eşinin taşikardi rahatsızlığından dolayı hayati tehlikesinin bulunduğunu, tam teşekküllü hastane olan Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi ya da Erzurum Şehir Hastanesinde tedavisinin yapıldığını, Erzurum ilçesinden tedavisi için İl merkezine gidiş gelişlerinin zor olduğunu belirerek, merkez ilçelere (Palandöken, Yakutiye, Aziziye) nakil talebi hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 24/07/2026 tarih ve 2026/13941-S.26.18928 sayılı kararında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Erzurum Ortaokulu'nda sözleşmeli Türkçe öğretmeni olarak görev

yapmakta olduğunu, eşinin taşikardi rahatsızlığından dolayı hayati tehlikesinin bulunduğunu, tam teşekküllü hastane olan Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi ya da Erzurum Şehir Hastanesinde tedavisinin yapıldığını, Erzurum ilçesinden tedavisi için İl merkezine gidiş gelişlerinin zor olduğunu belirerek, merkez ilçelere (Palandöken, Yakutiye, Aziziye) naklini talep etmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

10. Başvuran, Erzurum ili ilçesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta olup, eşinin "Supraventriküler Taşikardi (SVT)" rahatsızlığı nedeniyle tedavisinin sürdürülebileceği il merkezine (Yakutiye, Palandöken, Aziziye ilçeleri) atanmasını veya görevlendirilmesini talep etmektedir.

13. Başvuranın görev yeri olan İlçesindeki devlet hastanesinin 2. basamak sağlık kuruluşu olduğu ve bünyesinde kardiyoloji uzmanı bulunmadığı, hastanın takip ve tedavisinin Kurumlarında yapılamayacağının Karayazı Kaymakamlığı Karayazı Türk Eczacıları Birliği İlçe Devlet Hastanesi'nin 22.01.2026 tarih sayılı resmi yazısıyla sabit olduğu, başvuranın eşinin, acil müdahale gerektiren atakları sırasında başvurabileceği 3. basamak sağlık tesislerinin (Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Erzurum Şehir Hastanesi) ise il merkezinde yer aldığı anlaşılmıştır.

14. Dosya kapsamında yer alan idare cevaplarında da belirtildiği üzere İlçesi ile İl merkezindeki hastaneler bölgesi arasındaki mesafenin 112 kilometre olduğu ve söz konusu güzergahta karayolu ulaşımının ortalama 1,5 saat sürdüğü görülmektedir. Somut olayda, kalp atım hızının 234/dk seviyelerine ulaştığı ve şuur kaybı (senkop) tablosunun geliştiği anlaşılan hastanın, acil ve nitelikli tıbbi müdahaleye gereksinim duyduğu açıktır. Bünyesinde kardiyoloji uzmanı bulunmayan ilçe hastanesi koşullarından, tam teşekküllü bir merkeze karayolu ile yapılacak 1,5 saatlik bir sevkin; hastanın içinde bulunduğu klinik

tablonun ciddiyeti gözetildiğinde, yaşam hakkı bağlamında telafisi güç tıbbi riskler barındırabilecektir.

15. Anayasa'nın 17' nci maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu güvence altına alınmıştır. Bununla birlikte Anayasa'nın 56' ncı maddesinde yer alan sağlık hakkı; niteliği gereği devlet tarafından olumlu müdahale gerektiren pozitif statü hakları arasında yer

almaktadır. Bu hakkın bir gereği olarak devlete, yalnızca sağlık hakkına erişmek isteyen kimselere müdahale etmeme değil, aynı zamanda kişilerin sağlık hakkına erişiminde aktif bir rol oynama ödevi yüklenmektedir.*

*-Kamu Denetçiliği Kurumu, Tavsiye Kararı, Başvuru No:2025/13674, K.T.19.01.2026

16. Ayrıca İdare hukukunda takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. Gözübüyük*, idarenin; bir yetkiyi kullanmasının, belli bir şeyi yapmasının ya da belli bir davranışta bulunmasının kesin bir şekilde buyrulması olarak ifade ettiği bağlı yetkinin tersine; yetkiyi

kullanmakta veya kullanmasının gereklerini saptamakta az ya da çok serbestisinin bulunmasını yani idarenin birden çok çözüm yoluna sahip olmasını, takdir yetkisi olarak nitelendirmektedir.

*- GÖZÜBÜYÜK A. Şeref, Yönetsel Yargı, Güncelleştirilmiş 30. Basım, Turhan Kitabevi, Ankara, 2010, s.241.

17. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, Valilik makamına il içindeki kamu görevlilerinin görev yerlerini değiştirme veya görevlendirme konusunda yetki sunmaktadır. Dakikaların dahi ölümcül sonuçlar doğurabileceği hayati bir kardiyolojik rahatsızlıkta, bürokratik engellerin ve şekli mevzuat yorumlarının insan hayatının önüne geçmesi "ölçülülük"* ve "hakkaniyet"** ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. İdare her ne kadar sözleşmeli personel mevzuatının lafzi yorumundan hareketle başvuranın il içi görevlendirme talebine olumlu yanıt vermemiş olsa da; idari düzenlemelerin Anayasa ile güvence altına alınan yaşam hakkı ve sağlık hakkının özünü zedeleyecek şekilde katı uygulanmaması gerekmektedir. Bu kapsamda idarenin takdir yetkisini, anayasal güvence altındaki yaşam ve sağlık hakkını koruyacak yönde kullanarak başvuranın eşinin 3. basamak sağlık tesislerine acil erişimini sağlayacak bir idari işlem tesis etmesi gerekmektedir.

*- Ölçülülük ilkesini kısaca; alınan tedbirin, ulaşılmak istenen hukuka uygun amacı gerçekleştirmek bakımından en uygun ve hakları mümkün olan en az biçimde sınırlayacak ve de bireye verilecek zararla kamunun elde edeceği yarar arasında en yüksek dengenin sağlanmasına hizmet edecek şekilde belirlenmesini sağlayacak ölçüt olarak tanımlamak mümkündür. (LOCKYDON, "Administrative Law-Europeanisation and Proportianality" (Aktaran:OĞURLU, Karşılaştırmalı İdare Hukukunda Ölçülülük İlkesi, s.177).

**- Kararın pozitif hukuk kurallarının yanında özellikle hukuk kurallarının boşluklarını doldurmak ve pozitif hukukun yetersizliklerini telafi etme amacına yönelik olarak uygulanması (Sohn, L. B. (1988). Equity in international law. American Society of International Law Proceedings, Vol. 82, 277-291.) ve adaletli bir sonuca ulaşılmasıdır. (Lowe, V. (1989). The role of equity in international law. Australian Year Book of International Law, 12, 54-81.)

18. Dosya kapsamında; başvuranın eşinin sağlık durumundaki aciliyet, hastalığın risk potansiyeli ve İlçesinin 3. basamak sağlık tesislerine olan 112 km'lik fiziki uzaklığı birlikte değerlendirildiğinde, idarenin kamu gücünü ve takdir yetkisini başvuranın eşinin sağlık ve yaşam hakkını koruyacak yönde kullanması gerektiği bu kapsamda hayati tehlike arz eden sağlık mazereti sebebiyle, 3. basamak sağlık kuruluşlarına acil erişim imkanı bulunan merkez ilçelerden birine (Aziziye, Palandöken veya Yakutiye) başvuranın atanması veya görevlendirilmesi hususunda idarelere tavsiyede bulunulmasının hukuka,

hakkaniyete ve insan haklarına uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

VII. KARAR

-Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

-Başvuranın; eşinin hayati tehlike arz eden sağlık mazereti kapsamında, 3. basamak sağlık kuruluşlarına acil erişim imkanı bulunan merkez ilçelere (Aziziye, Palandöken veya Yakutiye) görevlendirmesinin/atamasının yapılması hususunda ERZURUM VALİLİĞİNE VE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

-6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idareler tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

-Kararın BAŞVURANA ve ERZURUM VALİLİĞİ ile MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

-Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Bu bilgiler haricinde hukuki gerekçeler ve mevzuat yönünden konuyu detaylı olarak inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 24/07/2026 tarih ve 2026/13941-S.26.18928 sayılı kararını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.

Ahmet KANDEMİR

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber