Yıkılan binalardaki gizli ekonomi: Hurda geliri kimin?
İstanbul'da hız kazanan kentsel dönüşümde yıkılan binalardan çıkan demir, kablo ve petek gibi malzemeler 250 bin ile 750 bin TL arasında ekonomik değer oluşturuyor. Yıkım öncesi sözleşmelerde hurda gelirinin kime ait olduğunun açıkça yazılması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, bu tutarın yıkım maliyetinden mahsup edilebileceğini vurguluyor.
Asıl büyük kalemi ise betonarme yapıdan ayrıştırılan demir oluşturuyor. Örneğin 20 daireli, 5 katlı ve 1.500-2.000 metrekare büyüklüğündeki eski bir apartmanın taşıyıcı sisteminde yaklaşık 27-68 ton brüt inşaat demiri bulunabildiği belirtiliyor.
Bunun tamamının geri kazanılması mümkün olmasa da yalnızca demir, diğer metal ve tesisat malzemeleriyle birlikte dönüşüm sürecinde göz ardı edilemeyecek bir ekonomik değere dönüşüyor.
ÇIKAN HURDALAR KİMİN OLACAK?
Bu noktada yeni bir pazarlık konusu ortaya çıkıyor: Yıkılan binadan çıkan hurda ve ikinci el malzemelerin geliri kimin?
Bunun otomatik olarak müteahhide ait olduğu yönünde genel bir kural bulunmuyor; taraflar arasındaki sözleşmenin içeriği belirleyici olabiliyor. Maliklerle müteahhit arasında yapılan sözleşmede hurda gelirinin kime ait olduğu açıkça düzenlenebildiği gibi, yıkım firmasının elde edeceği malzemenin karşılığında yıkım bedelinden mahsup yapılması da mümkün olabiliyor.
Öte yandan Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik, yıkım sırasında geri kazanılabilir malzemelerin kaynağında ayrılmasını ve öncelikle yeniden kullanılmasını, bunun mümkün olmadığı durumda geri kazanılmasını öngörüyor. Bu nedenle dönüşüme girecek bina sahipleri, sözleşmeyi imzalamadan önce yalnızca yeni dairenin metrekaresi ve teslim şartlarını değil, mevcut binadan çıkacak ekonomik değerin nasıl değerlendirileceğini de netleştirebilir.
750 BİN LİRAYA KADAR HURDA ÇIKABİLİYOR
Hurda geri dönüşüm sektörü temsilcilerine göre, İstanbul'da yıkılan 20 daireli tipik bir apartmandan geri kazanılabilir metal ve tesisat malzemelerinin toplam piyasa değeri 250 bin - 750 bin lira arasında değişebiliyor.
Bu tutarın en büyük bölümünü yaklaşık 25-60 ton arasında geri kazanılabilen inşaat demiri oluştururken, bakır elektrik kabloları, alüminyum doğramalar, çelik kapılar, pirinç bataryalar ve kullanılabilir kombi-klimalar da ek gelir kalemi oluşturuyor.
Sektör temsilcileri, geri dönüştürülebilir malzemelerin lisanslı tesislere satılmasıyla hem ekonomiye ham madde kazandırıldığını hem de yıkım maliyetlerinin önemli ölçüde düşürülebildiğini belirtiyor. Özellikle İstanbul'da binlerce yapının dönüşüm sürecine girdiği düşünüldüğünde, enkazdan çıkan hurdanın yıllık hacminin milyarlarca liralık bir geri dönüşüm ekonomisi oluşturduğu ifade ediliyor.
Necmi Çiçekçi