Anasayfa

Oyuncu Halil Ergün: Türkiye'de her haltı Atatürkçüler yiyor

Türk sinema ve tiyatro dünyasının köklü isimlerinden 79 yaşındaki oyuncu Halil Ergün, "Nil Gülsüm ile Maksat Muhabbet" adlı YouTube programında Cumhuriyet, Atatürkçülük ve Türkiye'nin tarihsel mirası üzerine dikkat çekici açıklamalar yaptı. Kendisini Atatürkçü değil Cumhuriyetçi olarak tanımlayan Ergün'ün sözleri sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Haber Giriş : 2026-06-26T09:40, Son Güncelleme 2026-06-26T09:56

Cumhuriyetçiyim, Atatürkçü Değil

Programda sunucu Nil Gülsüm'ün neden "Atatürk" yerine "Mustafa Kemal" ifadesini tercih ettiğini sorması üzerine söz alan Ergün, Atatürkçülük kavramının yıllar içinde nasıl kullanıldığına ilişkin köklü bir değerlendirme yaptı. "Ben Cumhuriyetçiyim, Atatürkçü filan olmadım hiçbir zaman. Ben Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları derim Cumhuriyeti kuranlara" diyen Ergün, Atatürk soyadının Mustafa Kemal'in hayatının son yıllarında çıkan Soyadı Kanunu ile kullanılmaya başlandığını ve o dönemde liderin ağır hasta olduğunu hatırlattı.

Ergün'ün asıl vurgusu, Atatürkçülük kavramının pek çok kesim tarafından içi boşaltılmış biçimde araçsallaştırıldığı yönündeydi.

"Her haltı bu ülkede Atatürkçüyüm diyenler yiyor" sözleriyle Ergün, Atatürk adını ve Cumhuriyet değerlerini kalkan olarak kullanan ancak cumhuriyetin gerçek ruhundan uzak duran anlayışa sert bir eleştiri yöneltti. Ergün'e göre sorun Mustafa Kemal'in mirası değil, bu mirasın sahiplenilme biçimindeki çarpıklıktır.

Mustafa Kemal Gökten Zembille İnmedi

Ergün'ün bir diğer önemli vurgusu, Türkiye'nin tarihsel sürekliliği üzerineydi. "Hepimiz imparatorluk çocuklarıyız. Yani kolay, gökten zembille inmedi Mustafa Kemal" diyen oyuncu, Cumhuriyet'in bir boşlukta değil Osmanlı'nın son yüzyılında filizlenen tartışmalar, parlamento deneyimleri ve modernleşme birikimi üzerine inşa edildiğini savundu. Ergün'e göre meseleye bütüncül bakmak, Osmanlı ile Cumhuriyet arasında yapay bir kopuş yaratmak yerine tarihsel akışı doğru okumak gerekiyor.

Bu yaklaşım, Mustafa Kemal ve kurucu kadroyu küçümsemek bir yana, onları dönemin gerçek koşullarıyla birlikte anlamayı ve değerlendirmeyi öneriyor. Ergün, cumhuriyeti kuran iradeye olan saygısını programda defalarca dile getirirken bu saygının belirli bir siyasi kimliğin tekeline bırakılmaması gerektiğini de altını çizdi.

2010 Referandumu ve Hesaplaşma

Ergün programda 2010 anayasa referandumundaki tercihini de açıklıkla savundu. "Yetmez ama evet" söyleminin de ötesinde, doğrudan "evet" oyu verdiğini anlatan oyuncu, bu tercihinin temel gerekçesini 12 Eylül darbecilerinin yargı önüne çıkarılması için anayasada yer alan dokunulmazlık maddesinin kaldırılması olarak açıkladı. "Anamı babamı da aldım gidip oy kullandım. O referandum 12 Eylül ile bir hesaplaşmaydı" diyen Ergün, askeri vesayete karşı duruşunu yıllar içinde değiştirmediğini bir kez daha ortaya koydu.

Memurlar.Net - Özel