Her yıl yüz binlerce genç, üniversite tercih döneminde hayatının en önemli
kararlarından birini veriyor. Ancak uzmanlara göre asıl sorun, bu kararın çoğu
zaman çok geç verilmesi. Dr. Elgiz Henden, meslek seçiminin sınav sonrasında
değil, bireyin kendini tanımaya başladığı yıllarda şekillenmesi gereken uzun
soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Tercih Dönemi, Yılların Eksiğini Kapatamaz
Toplumda meslek seçiminin lise son sınıfta başladığı yönünde yaygın bir algı
bulunduğunu belirten Henden, bunun önemli bir yanılgı olduğunu söyledi: "Meslek
seçimi aslında çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde başlayan bir farkındalık
yolculuğudur. Özellikle 9'uncu sınıf sonu ve 10'uncu sınıf başı, öğrencilerin
ilgi alanlarını ve güçlü yönlerini keşfetmeleri için kritik dönemlerdir. Tercih
dönemindeki birkaç hafta, geride bırakılan yılların eksiklerini tamamlamak için
yeterli değildir."
Henden, yanlış yönlendirmelerin sonuçlarının küresel ölçekte de görüldüğünü,
birçok öğrencinin üniversiteye başladıktan sonra bölüm değiştirdiğini ya da
eğitimini yarıda bıraktığını belirtti.
"En Yüksek Puanlı Bölüm" Her Zaman Doğru Tercih Değil
Öğrencilerin tercih yaparken sıklıkla puan, prestij ve gelir beklentisi üzerinden
hareket ettiğini söyleyen Henden, bu yaklaşımın sürdürülebilir bir kariyer için
yeterli olmadığını vurguladı: "Bir mesleğin popüler olması ya da yüksek
gelir vaat etmesi, o mesleğin sizin için doğru olduğu anlamına gelmez. İnsanların
önemli bir kısmı, toplumun beklentileriyle kendi potansiyellerini karıştırıyor.
Sonuçta diploması olan ama yaptığı işten tatmin olmayan profesyoneller ortaya
çıkıyor."
Üç Unsur: Yetenek, İlgi, Değerler
Henden'e göre doğru kariyer kararının temelinde üç unsur bulunuyor: yetenek,
ilgi ve değerler. "Bir şeyi sevmek başka, o işi uzun yıllar sürdürebilecek
yetkinliğe sahip olmak başka bir konudur. Yetenekli olduğunuz bir alanda çalışmak
da tek başına mutluluk getirmez. İlgi alanlarınız, yaşamdan beklentileriniz
ve kişisel değerleriniz de meslek seçiminin ayrılmaz parçalarıdır."
Yapay Zeka Çağında Asıl Sermaye: Yetkinlikler
Teknolojik dönüşümün iş dünyasını kökten değiştirdiğini vurgulayan Henden,
gençlerin sadece bugünün değil yarının dünyasına da hazırlanması gerektiğini
söyledi: "Bugün çok popüler görünen bazı meslekler birkaç yıl sonra tamamen
farklı bir yapıya dönüşebilir. Yapay zeka, otomasyon ve dijitalleşme birçok
iş tanımını yeniden şekillendiriyor. Bu nedenle gençlerin sadece meslek unvanlarına
odaklanması yeterli değil. Analitik düşünme, problem çözme, öğrenme çevikliği
ve teknoloji okuryazarlığı gibi beceriler geleceğin asıl sermayesi olacak."
"Geleceğin Meslekleri" Söylemine Dikkat
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan "en çok kazandıran meslekler" ya
da "iş garantili bölümler" söylemlerinin gençleri yanıltabildiğini
belirten Henden, başarıyı belirleyenin meslek adı değil kişinin o alandaki gelişim
ve üretim kapasitesi olduğunu söyledi: "Hiçbir bölüm tek başına başarı
garantisi sunmaz. Başarıyı belirleyen; kişinin öğrenmeye açıklığı, etik yaklaşımı,
özgün bakış açısı ve kendini geliştirme isteğidir."
Henden sözlerini şöyle tamamladı: "Üniversite sınavı hayatınızın tamamını
belirleyen bir son durak değildir. Bugün vereceğiniz kararları sadece puanınıza
değil, yeteneklerinize, ilgi alanlarınıza ve yaşam değerlerinize dayandırın.
Manipülatif vaatlere değil, bilimsel verilere ve kendi öz sesinize güvenin."
Zekeriya ELTİMUR