İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün desteğiyle Kültür Sanat Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen "Türk Dünyası'nda Ankara'nın Tarihi ve Kültürel Değerlerinin Anlamı Çalıştayı"nın sonuç raporu yayımlandı.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sezai Karakoç Salonu'nda 26 Haziran'da gerçekleştirilen çalıştayın sonuç raporunda, Ankara'nın yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti değil, aynı zamanda Türk Dünyası'nın ortak hafızasını, kültürel birikimini ve kardeşlik bağlarını temsil eden önemli merkezlerden biri olduğu vurgulandı.
Türkiye ve Türk Dünyası'ndan akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve kanaat önderlerinin katıldığı çalıştayda, Ankara'nın tarihi, kültürel, manevi ve medeniyet değerleri Türk Dünyası perspektifiyle ele alındı.
Ankara'nın kültürel ve tarihi kimliğine vurgu
Raporda, Ankara'nın tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı, Cumhuriyet'in kuruluş sürecindeki rolüyle Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin sembol şehirlerinden biri haline geldiği belirtildi.
Başkentin kültür, sanat, eğitim, diplomasi ve turizm alanlarında sahip olduğu potansiyelin, Türk Dünyası ülkeleriyle daha güçlü iş birlikleri kurulmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.
Çalıştayda ayrıca Ankara'nın Friglerden Roma'ya, Selçuklulardan Osmanlı'ya ve Cumhuriyet'e uzanan çok katmanlı medeniyet birikimine sahip olduğu, bu tarihi ve kültürel kimliğin ulusal ve uluslararası düzeyde daha etkin tanıtılması gerektiği değerlendirmesine yer verildi.
UNESCO mirası ve kültürel değerlerin tanıtımı öne çıktı
Sonuç raporunda, Ankara'nın uluslararası kültürel değerlerinin yeterince bilinmediğine dikkat çekildi.
Başkentin UNESCO Dünya Miras Listesi ve Geçici Listesi'nde yer alan değerleriyle evrensel öneme sahip bir kültür kenti olduğu belirtilen raporda, Gordion Antik Kenti, Aslanhane Camii, Hacı Bayram Bölgesi, Beypazarı, Tuz Gölü ve Cumhuriyet dönemi mirasını yansıtan alanların Ankara'nın kültürel zenginliğini ortaya koyduğu ifade edildi.
Raporda, Ankara'nın uluslararası tanıtım faaliyetlerinin artırılması gerektiği vurgulandı.
"Türk Dünyası kültür diplomasisinin merkezi olabilir"
Çalıştayda, Ankara'nın "Türk Dünyası Turizm Başkenti" unvanının uluslararası görünürlüğünü artıracak önemli bir fırsat olduğu değerlendirilirken, başkentin kültürel diplomasi alanındaki rolünün daha da güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Türk Dünyası ülkeleriyle ortak kültür, sanat, medya ve turizm projelerinin geliştirilmesi, ortak tarih, dil ve kültür mirasının korunmasına yönelik kamu ve sivil toplum iş birliklerinin artırılması önerildi.
Raporda ayrıca Hacı Bayram Veli, Taceddin Veli ve Ali Semerkandi gibi manevi şahsiyetlerin Ankara'nın kültürel kimliğinde önemli bir yere sahip olduğu belirtilerek, başkentin yalnızca siyasi değil aynı zamanda güçlü bir manevi merkez olduğu ifade edildi.
Sekiz maddelik öneri paketi
Çalıştay sonunda hazırlanan sonuç raporunda, Ankara'nın Türk Dünyası'ndaki tarihi ve kültürel öneminin uluslararası alanda daha etkin tanıtılması, Türk Dünyası ülkeleri arasında kültür, sanat, medya ve akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, UNESCO mirasının daha görünür hale getirilmesi ve gençleri bir araya getirecek kültürel ile akademik programların artırılması önerildi.
Raporda ayrıca Ankara'nın manevi ve tarihi mirasını konu alan ortak yayınlar ile belgesellerin desteklenmesi, "Türk Dünyası Turizm Başkenti" kapsamında sürdürülebilir kültür ve turizm projelerinin hayata geçirilmesi, başkenti Türk Dünyası kültür diplomasisinin merkezi haline getirecek kalıcı platformların oluşturulması ve ortak tarih, dil ile kültür mirasının korunmasına yönelik kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi tavsiye edildi.
Sonuç raporunda, Ankara'nın Türk Dünyası'nın kültürel bütünleşmesine katkı sağlayan stratejik bir şehir olduğu konusunda katılımcıların görüş birliğine vardığı ve bu doğrultuda ortak çalışmaların artırılması yönünde güçlü bir iradenin ortaya konulduğu kaydedildi.