İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yeni Şafak Ankara Bürosu'na konuk oldu. Yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleden, dolandırıcılık mağdurlarının parasını korumayı amaçlayan Dolunay Projesi'ne kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan düzenlemelerin ayrıntılarını anlatan Çiftçi, emniyet personelinin çalışma şartları ve özlük haklarına ilişkin iyileştirmelerin masada olduğunu belirtti.
ANBEAN TAKİPTEYİZ
Bakan Çiftçi, yeni nesil suç örgütleri ve sokak çeteleri hakkında şu açıklamaları yaptı: "Sokak çetelerini 2026 yılının sonuna kadar eylem yapamaz hale getireceğiz. Bu yapıların suç işleme tarzlarını ve organizasyonlarını anbean takip ediyoruz. 15-18 yaş arasında suç işleyenlerle ilgili bir düzenleme bulunuyor. TBMM Adalet Komisyonu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Bu yaş grubundakilere yönelik yargılamalarda, ağır suçlarda herhangi bir indirime gidilmeden, işledikleri suçun karşılığını tam olarak görmesi gerekiyor."
ÇETELERE SOKAKLAR DAR EDİLDİ
"Organize suçlarla mücadele kapsamında, uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel olmak üzere yılbaşından bu yana 513 organize suç çetesine yönelik bin 365 operasyon gerçekleştirdik. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda 6 bin 165 kişi tutuklandı. 2025 yılının aynı döneminde ise 427 organize suç çetesine yönelik bin 55 operasyon yapılmış ve 4 bin 936 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Verilere bakıldığında, geçtiğimiz yıla göre operasyon sayısında artış yaşanırken tutuklama oranları da yükseldi."
KURYE TETİKÇİLERE KISKAÇ
"Sahada uyguladığımız yeni eylem planı neticesinde çok çarpıcı sonuçlar elde etmeye başladık. Özellikle suç örgütlerinin son dönemde sıklıkla başvurduğu motosikletli eylem sayısında büyük oranda düşüş sağladık. Geçen yılın aynı döneminde motosikletle intikal edilerek ateşli silah kullanılan 165 olay meydana gelmişken, bu yılın aynı döneminde bu sayı 46'ya geriledi. Yine aynı dönemler karşılaştırıldığında, bu olaylarda maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 17'den 9'a inmiş, yaralananların sayısı ise 81'den 15'e düştü. Bu veriler, güvenlik birimlerimizce sürdürülen tavizsiz mücadelenin sahadaki doğrudan karşılığıdır."
SOSYAL MEDYADA SİBER DEVRİYE
"Bu yapıların sosyal medya üzerinden yaptıkları güç gösterileri ve çocuklarımızı özendirme çabaları da en hassas olduğumuz cephelerden biridir. Siber güvenlik birimlerimiz, attıkları 'siber devriyeler' vasıtasıyla sosyal medyadaki bu tür özendirici faaliyetleri sürekli mercek altında tutuyor."
İŞLERİNİ SANAL DÜNYADA YÜRÜTÜYORLAR
"Genellikle sosyal medya üzerinden örgütleniyorlar. Elemanlarını sosyal medyadan buluyor, paraları buradan ödüyor, eleman değişikliklerini ve eylem talimatlarını sanal ortamdan gerçekleştiriyorlar. İşlerini tamamen fiziki dünyada değil, büyük ölçüde sanal dünyada yürütüyorlar. Önceki örgütlerin belirli merkezleri ve fiziki mekanları vardı. Bunların belirli bir merkezi yok. Mekanları sanal ortam. Yurt dışında bulunan veya yurt dışına kaçan yöneticileri var. Bazı ülkeler de bu kişilere istihbarat örgütleri vasıtasıyla imkan sağlıyor ve kendi kirli işlerini yaptırıyor. Onları maşa gibi kullanıyorlar. Bu nedenle bunlarla mücadele etmek diğer örgütlere göre daha zor."
Geçici koruma statüsü yeniden ele alınmalı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Suriye'de 8 Aralık'ta yaşanan rejim değişikliğinin ardından geçici koruma statüsünün yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, "Geçmişte bu statünün verilmesine yol açan şartlar değişti. Bu statünün yeniden düzenlenmesi, hatta artık sona erdirilmesi gerekiyor" dedi. Türkiye'den Suriye'ye gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli şekilde geri dönen Suriyelilerin sayısının 1,5 milyonu aştığını ifade eden Çiftçi, halen geçici koruma kapsamında 2 milyon 238 bin 969 kişinin bulunduğunu söyledi. Çiftçi, yalnızca 8 Aralık sonrasındaki gönüllü geri dönüş sayısının ise 718 bin 860'a ulaştığını kaydetti. Geri dönüş hızında önemli artış yaşandığını vurgulayan Çiftçi, Suriye'deki değişim öncesinde günlük ortalama 362 kişinin döndüğünü, 9 Aralık 2024-22 Temmuz 2026 döneminde ise bu rakamın günlük ortalama 1000 seviyesine yükseldiğini belirtti.
ULUSLARARASI ALANDA İLGİ GÖRÜYOR
Türkiye'nin uyguladığı gönüllü geri dönüş modelinin uluslararası alanda ilgi gördüğünü dile getiren Çiftçi, Avrupa ve Orta Doğu'dan çeşitli ülkelerin sistemi incelemek için Göç İdaresi Başkanlığı'na başvurduğunu söyledi. Suriyelilerin onurunu zedelemeden, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir süreç yürüttüklerini ifade eden Çiftçi, geri dönüşlerin sadece sınır kapılarından değil, İstanbul ve Ankara'daki havalimanları üzerinden de koordine edildiğini aktardı. Suriyelilerin önemli bölümünün yeniden Türkiye'ye dönememe endişesi nedeniyle geri dönüş konusunda çekimser kaldığını belirten Çiftçi, vize konusunda sağlanacak kolaylıkların dönüşleri hızlandırabileceğini belirtti. Çiftçi, "Geçici koruma statüsünü kaldırıp vize konusunda kolaylık sağlarsak insanlar gidip gelebilecekler. Bunun dönüşleri artıracağını düşünüyoruz" dedi.
Okul güvenliğinde altılı protokol
Bakan Çiftçi, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul güvenliğine ilişkin İçişleri, Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Sağlık bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında protokol hazırlanacağını açıkladı. Kahramanmaraş'taki saldırıda saldırganın 32 kez rehberlik servisine başvurduğunu belirten Çiftçi, "Bilgi emniyet veya sağlık birimlerine ulaştırılmadığı için bilgi okulun içinde kalmış. Bu tür durumlarda zamanında tedbir alınabilmesi için altı kurumun yer aldığı bir protokol hazırlıyoruz" dedi.
30 BİN GÜVENLİK GÖREVLİSİ TALEBİ
Okullardaki güvenlik tedbirlerine de değinen Çiftçi, eğitim yılı boyunca yaklaşık 25 bin polis, güvenlik korucusu ve bekçinin okullarda görevlendirildiğini söyledi. Ancak bu personelin kendi asli görevlerinin de bulunduğunu vurgulayan Çiftçi, mevcut uygulamanın sürdürülebilir olmadığını belirtti. Çiftçi, bu kapsamda okullarda görevlendirilmek üzere 30 bin güvenlik görevlisi talep ettiklerini açıkladı. Kahramanmaraş saldırısının ardından bireysel radikalleşme eğilimi gösteren çocukların takip edildiğini kaydeden Çiftçi, rehber öğretmenlerin şiddet eğilimi tespit ettikleri durumları güvenlik birimlerine bildirmesi gerektiğini belirtti.
12-36 mesai sistemi eylülde
Polislerin çalışma düzenine ilişkin 12-36 sistemine geçmeyi planladıklarını söyleyen Çiftçi, "Eylül ayı gibi 12-36 çalışma sistemine geçme düşüncemiz var. Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte sistemi uygulamaya geçirmek istiyoruz. Fazla çalışma ücretlerini 2027 itibarıyla düzenlemeyi planlıyoruz. Maliye ile görüşmelerimizi bu doğrultuda yaptık. 12-36 sistemine geçtiğimizde fazla çalışma saatleri azalacak ve fazla çalışma ücretlerinin ödenebilir bir seviyeye gelmesi mümkün olacak" diye konuştu. Polis lojmanlarıyla ilgili de konuşan Çiftçi, emniyet personelinin barınma sorununu çözmek amacıyla ilk etapta İstanbul'da 600 lojman alınacağını, sayının ilerleyen dönemde artırılacağını söyledi. TOKİ veya başka kurumlar aracılığıyla anlaşma yapılmasının da seçenekler arasında olduğunu ifade etti.
Suç işleyen cezasını çekecek
Terörsüz Türkiye süreci hakkında bilgi veren Bakan Çiftçi, örgüt adına ağır suç işleyenlere yönelik bir cezasızlık düzenlemesi bulunmadığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Bu kişiler cezalarını çekecekler. Yalnızca örgüte katılmakla birlikte herhangi bir suç işlemeyenlere yönelik bazı süreler öngörülüyor. Dünyanın farklı bölgelerinde benzer yapıların tasfiye edilmesi oldukça meşakkatli süreçler sonunda mümkün oldu. Hamdolsun, iki yıl içerisinde çok iyi bir mesafe katettik. Bütün şartlar lehimizeyken, süreci bir provokasyona veya sabotaja uğramadan kısa süre içerisinde sonuçlandırmamız gerekiyor."
Dolunay parayı anında donduracak
Bakan Çiftçi, dolandırıcılık mağdurlarının parasını korumayı amaçlayan Dolunay Projesi hakkında şu bilgileri verdi: "Dolunay Projesi'nin hayata geçirilebilmesi için yasal bir düzenleme yapılması gerekiyor. Bunu doğrudan idari bir kararla uygulamaya geçirme imkanımız yok. Dolandırılan vatandaşların en büyük sıkıntısı, faillerin bulunmasına rağmen paralarının bulunamaması. Dolandırıcılar parayı aldıktan sonra kısa süre içerisinde farklı hesaplara aktarıyor veya kripto varlıklara dönüştürüyor."
MERKEZİN BAŞINDA SAVCI OLACAK
"Dolunay merkezinde savcı, emniyet, jandarma, MASAK, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye Bankalar Birliği ve Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığı'ndan görevliler bulunacak. Sistemin ana noktası savcı olacak. Bir dolandırıcılık ihbarı geldiğinde savcı, olay hangi kurumları ilgilendiriyorsa onlara derhal talimat verecek. Para dolandırıcılar tarafından başka hesaplara aktarılmadan, kripto varlığa dönüştürülmeden veya izi kaybettirilmeden dondurulacak. Sistemin temel amacı vatandaşın mağduriyetini daha oluşmadan engellemek. İhbar mekanizması, 112 üzerinden işletilebilecek. Vatandaş savcılığa müracaat ederse savcılık da Dolunay merkezindeki savcıyla hemen irtibata geçecek. Merkezdekiler süratle pozisyon alarak parayı donduracak veya paraya el koyacaklar. Böylece maddi kayıpların da önüne geçeceğiz."