ÖSYM, 2026 MEB AGS'de sayısal verileri açıkladı. 369.008 geçerli adayın girdiği testte ortalama net sadece 3,4'te kaldı; dahası bu ortalamanın standart sapması (3,9) ortalamanın bile üzerine çıktı - bu da adaylar arasındaki performans farkının sınavın diğer hiçbir alt testinde görülmediği kadar uçlarda dağıldığına işaret ediyor.
2026 AGS'ye başvuran aday sayısı
ÖSYM'nin yayımladığı verilere göre AGS oturumuna 391.935 aday başvurdu, bunların 369.038'i sınava girdi ve 369.008'i geçerli sayıldı. Sınav altı alt testten oluşuyor: Sözel Yetenek, Sayısal Yetenek, Tarih, Türkiye Coğrafyası, Eğitim Bilimleri ve Türk Milli Eğitim Sistemi ile Mevzuat.
Sayısal Yetenek'te başarı oranı yüzde 22,7'de kaldı
Aynı aday grubunun girdiği altı test arasında en düşük başarı oranı %22,7 ile Sayısal Yetenek'te kaydedildi. Bu oran, sınavın en "kolay" testi olan Sözel Yetenek'in (%55,3) neredeyse yarısına denk geliyor.
Standart sapmanın ortalamayı aşması ne anlama geliyor
Sayısal Yetenek testine ait istatistiklerde asıl dikkat çeken nokta ise standart sapmanın ortalama netin üzerinde çıkması. Sınavın diğer hiçbir alt testinde bu tabloya rastlanmıyor; en yakın örnek olan Eğitim Bilimleri ve TMES testinde bile standart sapma (6,3), ortalamanın (11,2) hala oldukça altında kalıyor.
Bu durum, dağılımın ortalama etrafında dar biçimde toplanmadığını, aksine adayların önemli bir bölümünün düşük hatta eksi net bandında, bir kısmının ise belirgin şekilde yüksek net bandında yer aldığı geniş bir yayılıma işaret ediyor. Nitekim MEB-AGS'de yanlış cevap doğruyu götürdüğü (4 yanlış 1 doğruyu siliyor) için, testi rastgele ya da bilgisiz işaretleyen adayların netinin eksiye düşmesi matematiksel olarak mümkün.
Sözel testlerde adaylar birbirine daha yakın performans gösterdi
Sayısal Yetenek testindeki bu tablo, sınavın geneliyle karşılaştırıldığında daha da belirginleşiyor. Türkiye Coğrafyası gibi düşük soru sayılı testlerde standart sapma (1,7) ortalamanın (2,2) altında kalarak adaylar arasında görece homojen bir performans ortaya koyarken, Sayısal Yetenek'te tam tersi bir dağılım söz konusu. Bu da AGS'nin sözel ve tarihsel-kültürel bilgi ölçen bölümlerinde adayların birbirine daha yakın bir performans sergilediğini, sayısal muhakeme gerektiren bölümde ise adaylar arasındaki farkın çok daha keskin olduğunu gösteriyor.