Alenileştirilen kişisel verinin amaç dışı kullanımında ceza uygulanabilir mi?
İdari yaptırımlar rehber metinlere dayalı genişletici yorumlarla değil, ancak sınırları net çizilmiş öngörülebilir kanuni düzenlemelerle uygulanabilir.
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) güncel Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. kararı
(B. No: 2020/32193, 27.01.2026), idari yaptırımların sınırlarını çizen emsal
niteliğinde bir karardır.
Mahkeme, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin Kanun'da yer almayan "alenileştirme
amacı" kavramının esas alınarak yaptırım uygulanmasını, suçta ve cezada kanunilik
ilkesiyle bağdaşmayan bir yorum olarak değerlendirmiştir.
Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş.'nin sigortacılık faaliyetleri kapsamında
arama yapması üzerine başlayan hukuki süreç, Kişisel Verileri Koruma Kurulu
(Kurul) tarafından uygulanan idari para cezası nedeniyle Anayasa'nın 38. maddesinde
yer alan "suçta ve cezada kanunilik ilkesinin" ihlal edildiği iddiasına
dayanmaktadır.
Şikayetçi, kişisel verilerinin rızası dışında kullanıldığını iddia ederken;
başvurucu şirket, bu bilgileri herkesin erişimine açık olan bir internet sitesinden
elde ettiğini ve 6698 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca kişinin kendisi tarafından
alenileştirilen verilerin açık rıza aranmaksızın işlenebileceğini savunmuştur.
Kurul, söz konusu veriler internet sitesinde bulunsa dahi, şirketin şikayetçiyi
mesleki yetkinliği için değil kendi ticari randevu talebiyle aramasını "alenileştirme
amacına" aykırı bulmuş ve veri güvenliği yükümlülüğüne aykırılıktan 100.000
TL idari para cezası uygulamıştır. Başvurucunun bu karara itirazı üzerine Sulh
Ceza Hakimliği, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi gösterilmediği için cezayı
17.828 TL'ye indirerek yaptırımı onaylamış ve karar kesinleşmiştir.
Konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi (AYM), uygulanan yaptırımın şeklen bir kanuna
dayandığını tespit etmekle birlikte, 6698 sayılı Kanun'da verilerin alenileşmesinin
ne şekilde gerçekleşeceğine veya "alenileşme amacına" dair açık bir
hüküm bulunmadığını vurgulamıştır. Ayrıca, kişisel verilerin alenileştirme amacına
aykırı kullanılmasının doğrudan bir yaptırıma bağlanıp bağlanmadığına ilişkin
kanuni bir düzenleme de mevcut değildir.
Kararda, yaptırımın doğrudan kanun metnine değil, Kurum tarafından yayımlanan
"Uygulama Rehberi"ndeki açıklamalara dayandırıldığı ve böylece kanun
hükmünün idare tarafından öngörülemez bir biçimde geniş yorumlandığı ifade edilmiştir.
Ek olarak, verilerin ilk paylaşıldığı platformun sorumluluğu veya başvurucunun
doğrudan "veri sorumlusu" sıfatını taşıyıp taşımadığı hususunda yeterli
hukuki değerlendirme yapılmadığı da AYM tarafından eleştirilmiştir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında AYM, mevzuatta düzenlenmeyen bir kavram olan
"alenileştirme amacına aykırı kullanım" üzerinden ceza kesilmesinin
Anayasa'nın 38. maddesindeki suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğine
oybirliğiyle karar vermiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve yeniden
yargılama yapılması amacıyla kararın bir örneğinin ilgili Sulh Ceza Hakimliğine
gönderilmesine hükmedilmiştir.
Sonuç olarak; Anayasa Mahkemesi bu kararıyla, idari yaptırımların rehber
metinlere dayalı genişletici yorumlarla değil, ancak sınırları net çizilmiş
öngörülebilir kanuni düzenlemelerle uygulanabileceğini açıkça ortaya koyarak
idari cezalarda kanunilik ilkesinin ihlal edilemeyeceğine hükmetmiştir.
Mahkemeye göre idarenin rehberler, ikincil düzenlemeler veya yorum yoluyla
kanunda yer almayan yeni yükümlülükler ve yaptırım sebepleri oluşturması mümkün
değildir. Hukuk devletinde bireyler ve şirketler, hangi fiillerin yaptırıma
bağlandığını önceden bilebilmeli; ceza tehdidinin sınırları idari yorumlara
değil, doğrudan kanuna dayanmalıdır.
Bu karar sadece kişisel verilerin korunması hukukuyla sınırlı kalmayıp, idare hukukunun geneline şamil bir kuralı hatırlatmaktadır. Vergi ve diğer mali nitelikli idari yaptırımlarda da, kanunda açıkça düzenlenmeyen yükümlülüklerin tebliğ, rehber, genelge veya idari yorumlarla genişletilerek ceza uygulanmasına dayanak yapılması hallerinde de aynı sonuç karşımıza çıkabilecek, suçta ve cezada kanunilik, kıyasla yorum yasağı ile hukuki güvenlik ilkeleri bakımından ihlal sonucu doğurabilecektir.