Yazıcıoğlu ailesinin 17 yıllık avukatı Selami Ekici tutuklandı
BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği 2009'daki helikopter kazasına ilişkin soruşturmada 36 şüpheli tutuklandı. Tutuklananlar arasında 17 yıldır Yazıcıoğlu ailesinin avukatlığını yapan ve olayın bir suikast olduğu iddiasını yıllardır yargıya taşıyan Av. Mustafa Selami Ekici de bulunuyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında gözaltı süreci tamamlandı. Gözaltına alınan 38 şüpheliden 36'sı tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Tutuklama kararı çıkan isimlerden biri, davayı yıllardır aile adına takip eden Avukat Mustafa Selami Ekici oldu. Ekici'ye hangi somut eylem nedeniyle suç isnat edildiği kamuoyuna açıklanmadı.
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 36 şüpheli tutuklandı
Soruşturmanın ikinci dalgası 25 Eylül'de gerçekleştirildi. MİT ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin Ankara merkezli 16 ilde 45 adrese eş zamanlı düzenlediği operasyonda, haklarında gözaltı kararı bulunan 47 şüpheliden 33'ü yakalandı. 10 şüphelinin başka suçlardan zaten cezaevinde olduğu belirlendi.
Sonraki günlerde 5 kişi daha gözaltına alındı. Böylece gözaltındaki şüpheli sayısı 38'e yükseldi.
Başsavcılığın yazılı açıklamasına göre 38 şüpheli adliyeye sevk edildi; 36'sı tutuklama, 2'si adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi. Hakimlik, tutuklama talep edilen 36 şüphelinin tamamını tutukladı.
Soruşturma, "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek veya üye olmak" ile "tasarlayarak kasten öldürme" suçları kapsamında yürütülüyor.
Av. Mustafa Selami Ekici aileyi yıllardır savunuyordu
Av. Mustafa Selami Ekici, uzun yıllardır Muhsin Yazıcıoğlu ailesinin avukatlığını yapıyor. Ekici, Yazıcıoğlu'nun ölümünün bir kaza olmadığı yönündeki şüphelerin araştırılması için çok sayıda hukuki girişimde bulunmuştu.
Dosyada verilen takipsizlik kararlarına itiraz eden avukatlar arasında yer alan Ekici, soruşturmanın yeniden açılması ve genişletilmesi için kamuoyuna da defalarca açıklama yaptı.
Soruşturmanın bu yıl yeniden hareketlenmesinin ardından Ekici, operasyonları destekleyen ve dosyanın daha da derinleştirilmesini isteyen isimler arasındaydı.
Savaş uçakları ve Enver Altaylı iddiası
Ekici, temmuz ayındaki ilk gözaltı dalgasının ardından olay günü bölgede bulunduğu belirtilen iki F-4 ve bir F-16'nın pilotlarının gözaltına alınmasını önemli bulduğunu söylemişti. Savaş uçaklarının helikopterin düşmesindeki olası etkisinin araştırılmasını savunmuştu.
Ekici ayrıca helikopterin kiralanma sürecinin soruşturulmasını istemişti. Düşen helikopterin daha önce ABD'de sert iniş yaptığını ve uçuş öncesinde uyarılar bulunduğunu ileri sürmüştü.
Aile avukatının son aylarda üzerinde durduğu bir diğer isim eski MİT mensubu Enver Altaylı'ydı. Ekici'ye göre helikopterin düştüğü bilgisi, saat 15.15 civarında Altaylı kaynaklı olarak bir parti yöneticisine ulaşmıştı. İHA muhabiri İsmail Güneş'in 112'yi araması ise saat 15.26'da gerçekleşmişti. Ekici, aradaki yaklaşık 11 dakikalık farkın araştırılmasını talep etmişti.
"Suikast" diyen Emrullah Önalan da gözaltına alınmıştı
Operasyonun dikkat çeken bir diğer ismi, BBP'nin kurucuları arasında yer alan eski Erzurum İl Başkanı Emrullah Önalan oldu. Önalan, helikopter kazasına ilişkin yıllardır kamuoyuna açıklamalar yapıyor ve olayın kaza değil suikast olduğunu savunuyordu.
Önalan, Erzurum Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ekiplerince gözaltına alınmıştı; kendisine yöneltilen suçlamanın "yalan tanıklık" olduğu iddia edilmişti. Dosyada Önalan hakkında, FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda soruşturmaya yardım etme, yalan tanıklık, iftira ve örgüt adına suç işleme gibi isnatların yer aldığı belirtildi.
ASTEM Başkanı Haşim Yanar'ın açıklamasına göre Önalan da tutuklananlar arasında bulunuyor.
Bakan Gürlek: Olay tüm yönleriyle araştırılıyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise daha önce yaptığı açıklamada, şüphelilerin FETÖ faaliyetleri kapsamında tasarlayarak kasten öldürme suçuna iştirak ettiklerini ve olayın açığa çıkmasını engellemek için çeşitli suçlar işlediklerini bildirmişti.
Gürlek, arama-kurtarma çalışmalarının yanlış yönlendirilmesi, gerçeğe aykırı bilgi notları hazırlanması ve tanıklarla gizli tanıkların manipüle edilmesi gibi eylemlerin araştırıldığını kaydetmişti.
Soruşturmayı yürüten Başsavcılığa, MİT'e ve Ankara Emniyetine teşekkür eden Gürlek, aradan geçen süre ne olursa olsun sorumluların hesap vereceğini belirterek "Adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir" demişti.