.
Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık), devlet memurlarının aile yardımı bildirimini geç yapması durumunda idarelerin dayandığı "geriye dönük en fazla üç ay" uygulamasına karşı emsal niteliğinde bir Tavsiye Kararı verdi. 14 Eylül 2026 tarihli ve 2026/18347-S.26.25002 sayılı kararda Kurum, bu üç aylık sınırın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda bir karşılığı olmadığını, dolayısıyla memurların hak kazandıkları tarihten itibaren tam ödemeyi talep edebileceğini belirtti.
Geriye dönük aile yardımı ödeneğinde tartışmanın kaynağı: 2025/1 sayılı Hakem Kurulu Kararı
Sorunun temelinde, 27 Ağustos 2025 tarihli ve 32999 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı'nın "Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma" başlıklı 35. maddesi yer alıyor. Bu madde, eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri sonradan bildiren personele, bildirim tarihinden geriye dönük en fazla üç aylık süre için aile yardımı ödeneği verilebileceğini öngörüyor. İdareler bugüne kadar bu maddeyi, geç yapılan bildirimlerde ödemeyi otomatik olarak üç ayla sınırlayan bir hüküm olarak uyguladı.
Somut olay: Dört yıldır ödenmeyen çocuk parası
Tarım ve Orman Bakanlığı Bölge Müdürlüğü'nde şehir plancısı olarak görev yapan bir memur, 2 Mart 2020'de doğan çocuğu için doğum belgesini 29 Eylül 2020'de kuruma ibraz etmesine rağmen çocuk yardımının maaşına hiç yansıtılmadığını fark etti. İdare, Mayıs 2026'ya kadar resmi bir Aile Yardımı Bildirimi yapılmadığı gerekçesiyle talebi reddederken, konu Strateji Geliştirme Başkanlığı'na taşındı. Başkanlık, tam da tartışmalı 35. maddeye dayanarak yalnızca üç aylık geriye dönük ödeme yapılabileceği yönünde görüş bildirdi. Memur ise 657 sayılı Kanun'un 202. maddesinde çocuk yardımı için herhangi bir geriye dönük süre sınırı bulunmadığını, idari zamanaşımı süresi olan 5 yıl (60 ay) boyunca geriye dönük ödemenin, 0-6 yaş kriterleri kapsamında iki kat artırımlı gösterge ve yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep ederek Ombudsmanlığa başvurdu.
KDK'nin gerekçesi: Toplu sözleşme hükmü hak kısıtlayamaz
Kurum, kararında en kritik tespiti Hakem Kurulu Kararı'nın hukuki niteliğine ilişkin yaptı. 657 sayılı Kanun'un 202, 203 ve 204. maddelerine göre aile yardımı ödeneğinin, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesiyle doğrudan doğan mali bir hak olduğunu; bildirimin bu hakkı kazandırıcı değil, yalnızca ispat edici bir işlem olduğunu vurguladı. Kararda şöyle denildi:
"Kişi bu ödeneğe, ilgili yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğundan değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinden hak kazanmaktadır."
Kurum, Danıştay 11. Dairesi'nin 13.06.2014 tarihli ve E:2013/3728, K:2014/4312 sayılı kararına atıfla, toplu sözleşmelerin amacının memurlara ek haklar kazandırmak olduğunu, mevcut yasal hakları daraltmak için kullanılamayacağını belirtti. Bu çerçevede 35. maddedeki üç aylık sınırın, memura yeni bir imkan tanımaktan ziyade, kanunun zaten tanıdığı hakkı kısıtlayan bir düzenleme olarak değerlendirildiği sonucuna varıldı.
Emsal yargı kararları da üç aylık sınırı desteklemedi
Kararda, Aksaray İdare Mahkemesi'nin 24.07.2013 tarihli ve E:2013/367, K:2013/675 sayılı kararı ile Manisa İdare Mahkemesi'nin 25.11.2014 tarihli ve E:2014/367, K:2014/798 sayılı kararına da yer verildi. Her iki mahkeme kararında da 657 sayılı Kanun'da aile yardımının geriye dönük talep edilemeyeceğine dair bir hükmün bulunmadığı tespit edildi. Sayıştay 2. Dairesi'nin 01.02.2010 tarihli ve 553 nolu ilamında ise geriye dönük ödemede hukuka aykırılık görülmediği hatırlatıldı.
Başvuru kabul edildi
Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla sonuçlanan kararda, başvuranın aile yardımı ödeneğine hak kazandığı tarihten itibaren geriye dönük tam ödeme alması gerektiği sonucuna varılarak başvurunun kabulüne, bu yönde Tarım ve Orman Bakanlığı'na tavsiyede bulunulmasına karar verildi. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca idarenin, karar üzerine tesis edeceği işlemi otuz gün içinde Kuruma bildirmesi zorunlu tutuldu. KDK kararını görmek için tıklayınız.