Anasayfa

Kamu kurumu, banka promosyon sözleşmesini memurdan gizleyebilir mi?

Marmara Üniversitesi Rektörlüğü, Halkbank ile imzaladığı promosyon sözleşmesinin tam metnini bir öğretim üyesinden gizlemek için "ticari sır" gerekçesine sarıldı. Ancak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun bağlayıcı kararına rağmen belgeyi vermeyen üniversiteye, Kamu Denetçiliği Kurumu'ndan tavsiye kararı çıktı.

Haber Giriş : 2026-09-21T00:01, Son Güncelleme 2026-09-17T17:12

Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık), bir kamu üniversitesinin, personel maaşlarının yatırıldığı bankayla imzaladığı promosyon sözleşmesini "ticari sır" gerekçesiyle tam olarak paylaşmamasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti. 14 Eylül 2026 tarihli ve 2026/18337-S.26.24991 sayılı Tavsiye Kararı'nda Kurum, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun (BEDK) kesinleşmiş kararına rağmen belgeyi vermeyen idarenin tutumunu "hukukun üstünlüğü ilkesinin açık ihlali" olarak nitelendirdi.

Banka promosyon sözleşmesi personele verilmedi

Marmara Üniversitesi'nde bir anabilim dalı kadrosuna atanan başvuran, maaş promosyon haklarını takip edebilmek amacıyla üniversite ile Türkiye Halk Bankası A.Ş. arasında imzalanan 01.01.2025-31.12.2027 dönemine ait promosyon sözleşmesinin tam metnini 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep etti. İdarenin olumsuz yanıtı üzerine BEDK'ye itiraz eden başvuranın talebi, Kurulun 08.10.2025 tarihli kararıyla kabul edildi ve belgenin kendisine verilmesine hükmedildi. Ancak başvuran, kararın 06.11.2025'te tebliğ edilmesine rağmen üniversitenin yasal 15 günlük süre içinde belgeyi teslim etmediğini belirterek KDK'ye başvurdu.

İdare önce "dostane çözüm", sonra "ticari sır" dedi

KDK'nin ilk başvuru üzerine verdiği Gönderme Kararı'na da idarenin cevap vermemesi üzerine dosya, 08.04.2026 tarihli bir "Dostane Çözüm Kararı" ile kapatılmıştı. Ancak başvuran, üniversitenin kendisine sözleşmenin yalnızca 17. maddesinin bir fıkrasına ilişkin kısıtlı bir kesit gönderdiğini, tam metni hiçbir aşamada paylaşmadığını ortaya koyarak dosyanın esastan yeniden incelenmesini istedi. KDK de yaptığı incelemede, fiilen bir dostane çözümün gerçekleşmediğini tespit ederek esas incelemeye geçti.

Üniversite, savunmasında sözleşmenin özel hukuk niteliğinde ticari bir metin olduğunu, tarafların mali ve operasyonel bilgilerini içerdiğini belirterek 4982 sayılı Kanun'un 23. maddesindeki "ticari sır" istisnasına sığındı. Sözleşmenin yalnızca taraflarını bağlayan bir metin olduğunu, üçüncü kişilere iletilmesi için hukuki bir yetkisi bulunmadığını öne sürdü.

KDK: Personel maaşına ilişkin sözleşme gizlenemez

Kurum, "ticari sır" savunmasını kabul etmedi. Kararda, kamu görevlilerinin maaş ödemelerine aracılık eden bankalarca sağlanan promosyonların doğrudan personelin mali ve sosyal haklarıyla ilgili olduğu, promosyon ihalelerinin kamu kaynaklarının şeffaf yönetimini gerektirdiği vurgulandı. Kurum, 2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nin 7. maddesine atıfla şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kamu kurumlarının personel maaşları üzerinden bankalarla yaptığı ve personelin hak sahipliğini doğrudan tayin eden sözleşmelerin 'ticari sır' gerekçesiyle çalışanlardan tamamen gizlenmesi yasal amaçla ve aleniyet ilkesiyle bağdaşmamaktadır."

Kurum ayrıca 2010/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nde yer alan "banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamının personele dağıtılacağı" ilkesini hatırlatarak, bu tür sözleşmelerin personelin doğrudan menfaatini ilgilendiren, şeffaflığa tabi metinler olduğunu belirtti.

BEDK kararı bağlayıcı, idare uymak zorunda

Kararın en dikkat çekici tespitlerinden biri, BEDK kararlarının idareler için bağlayıcı olduğuna ilişkindi. Kurum, BEDK'nin 08.10.2025 tarihli kararında başvuranın sözleşme metnine erişimde güncel ve kişisel menfaati bulunduğunu tespit ederek belgenin verilmesine hükmettiğini, buna rağmen üniversitenin belgeyi teslim etmemesinin "hukukun üstünlüğü" ve "bağlayıcı idari kararların icrası" ilkelerinin açık ihlali olduğunu vurguladı.

Kurum, idarenin sözleşmenin tamamını vermek yerine yalnızca tek bir maddeyi paylaşıp geri kalanını erişime kapatmasının da 4982 sayılı Kanun'un 10. maddesindeki "onaylı suret verilmesi" esasına aykırı olduğunu belirtti. Kararda, sözleşmede gerçekten ticari sır niteliğinde kısımlar (örneğin bankanın operasyonel yazılımları veya siber güvenlik altyapısına ilişkin bilgiler) bulunması halinde idarenin yapması gerekenin, yalnızca bu kısımları maskeleyerek belgenin kalanını başvurana teslim etmek olduğu; belgenin tamamının esirgenmesinin ise hakkın özünü zedelediği ifade edildi.

KDK: Sözleşme tam olarak verilmeli

Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla sonuçlanan kararda başvurunun kabulüne karar verilerek, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü ile Halkbank arasındaki promosyon sözleşmesinin, varsa ticari sır teşkil eden kısımları maskelenerek/ayıklanarak, imzalı metnin tamamının onaylı bir kopyasının başvurana ivedilikle verilmesi yönünde üniversiteye tavsiyede bulunulmasına hükmedildi. 6328 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca idarenin, karar üzerine tesis edeceği işlemi otuz gün içinde Kuruma bildirmesi zorunlu tutuldu. Kararı görmek için tıklayınız.

Memurlar.Net - Özel