Anasayfa

Acile inmeyen uzman hekimin cezası onandı

Kamu Denetçiliği Kurumu, trafik kazası geçiren bir hastayı acil serviste fiilen muayene etmeden sadece sözlü değerlendirme yaptığı ve yatışı yapılan hastanın vizitini zamanında gerçekleştirmediği gerekçesiyle uyarma cezası verilen uzman hekimin başvurusunu reddetti. Kararda, disiplin soruşturmasına başlama süresinin hesaplanmasında idarenin olayı resmi olarak öğrendiği tarihin esas alınacağı da vurgulandı.

Haber Giriş : 2026-09-24T08:45, Son Güncelleme 2026-09-24T08:47

Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla 16 Eylül 2026 tarihinde verilen ret kararında, Denizli Devlet Hastanesinde görev yapan bir uzman hekime verilen uyarma cezasının hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varıldı.

Hasta acile geldi, hekim inmedi

Olay 11 Eylül 2025 tarihinde yaşandı. Trafik kazası nedeniyle Denizli Devlet Hastanesi acil servisine başvuran bir hastanın değerlendirme sürecinde, ilgili branşın uzman hekimi acil servise fiilen gelerek hastayı muayene etmedi, yalnızca sözlü değerlendirme yaptı. Yatışı yapılan hastanın tedavisi de hekimin sözlü talimatları doğrultusunda sürdürüldü. Hekimin ayrıca hastanın vizitini zamanında yapmadığı belirlendi.

Bunun üzerine hekim hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma sonucunda Denizli Devlet Hastanesi Başhekimliği, 16 Ocak 2026 tarihli kararla hekime 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-f maddesinde düzenlenen "görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak" fiilinden uyarma cezası verdi. Hekimin itirazı ise Denizli Valiliği İl Disiplin Kurulunca 11 Şubat 2026'da reddedildi.

Hekim: Ceza ölçülülük ilkesine aykırı

Vekili aracılığıyla 7 Nisan 2026'da KDK'ya başvuran hekim, kendisine verilen cezanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek kaldırılmasını talep etti.

Denizli Valiliği ise KDK'ya gönderdiği cevapta soruşturmanın tarafsız bir muhakkik tarafından mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü, savunmanın usulüne uygun alındığını ve ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığını bildirdi. Valiliğe göre alınan ifadeler, hekimin savunması ve raportör görüşü doğrultusunda hekimin tıbbi uygulama ilkelerine ve ilgili mevzuata aykırı davrandığı ortaya kondu.

Altı personelin ifadesi ve öğretim üyesi görüşü alındı

KDK'nın incelemesine göre soruşturmada başvuran dahil altı personelin ifadesine başvuruldu, ayrıca Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesinde görevli bir öğretim üyesinin tıbbi görüşü alındı. KDK, hekimle birlikte görev yapan personelin tanık ve bilgi sahibi olarak dinlendiğini, soruşturmanın sübjektif yürütüldüğüne dair bir bulguya rastlanmadığını belirtti.

Kararda disiplin soruşturmasının amacına ilişkin şu değerlendirmeye de yer verildi:

"Soruşturmada amaç, yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır."

KDK, soruşturma raporunda lehe ve aleyhe tüm delillerin ayrı ayrı tartışılması, fiilin şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması ve rapor bölümleri arasında çelişki bulunmaması gerektiğini hatırlattı.

Bir aylık süre olayın evrakının sevk tarihinden başlatıldı

Kararın dikkat çeken bölümlerinden biri, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesindeki zamanaşımı sürelerine ilişkin değerlendirme oldu. Bu maddeye göre uyarma cezasını gerektiren fiillerde, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğruyor.

Somut olayda fiil 11 Eylül 2025'te işlenmiş, inceleme ise 15 Ekim 2025'te başlatılmıştı. KDK, bir aylık sürenin hesabında olayın tarihini değil, şikayete konu evrakın Denizli İl Sağlık Müdürlüğüne sevk edilerek zimmetlendiği 18 Eylül 2025 tarihini esas aldı:

"Somut olayda evrakın Denizli İl Sağlık Müdürlüğüne tevdi edildiği 18.09.2025 tarihi, idarenin olayı resmi olarak öğrenme tarihi kabul edilmelidir."

Buna göre öğrenme tarihinden itibaren bir aylık süre dolmadan soruşturmaya başlandığı ve ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı sonucuna varıldı.

Başvuru reddedildi

KDK, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hekime verilen uyarma cezasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığına hükmederek başvuruyu reddetti. İyi yönetim ilkeleri yönünden ise idarenin kararları gerekçelendirdiği, geciktirmeden bildirdiği ve başvuru yollarını gösterdiği tespit edildi.

Ret kararının tebliğiyle birlikte durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek. Hekimin, kalan süre içinde disiplin cezasına karşı idari yargı yoluna başvurma hakkı bulunuyor. Kararı görmek için tıklayınız.

Memurlar.Net - Özel