Anasayfa

Deprem bölgesinde internet altyapısı sağlanmadı: KDK vatandaşı haklı buldu

Depremden sonra oluşan yeni yerleşim alanında internet altyapısı kurulmadığı için KDK'ya başvuran vatandaş haklı bulundu. Mobil internet ikame sayılmadı.

Haber Giriş : 2026-10-08T12:31, Son Güncelleme 2026-10-08T12:34

Evine internet altyapısı getirilmeyen vatandaş, Kamu Denetçiliği Kurumuna (KDK) başvurarak sonuç alabilir. Kurum, 5 Ekim 2026 tarihli ve 2026/20200-S.26.27694 sayılı tavsiye kararında böyle bir başvuruyu kabul etti. Başvuru, 6 Mayıs 2026'da 2026/11638 numarasıyla yapılmıştı. KDK, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanlığı ile Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketine, başvuranın adresine internet altyapısı sağlanması için planlama sürecini yürütmeleri ve ilave tedbir almaları yönünde tavsiyede bulundu.

Türk Telekom internet altyapısı neden kurulmadı?

Başvuran, deprem felaketinden bu yana bulunduğu bölgede internet altyapı hizmetinden mahrum kaldığını belirtti. Türk Telekom'un sorunu çözmediğini, işi iki yılı bulan sürelere ertelediğini öne sürdü. BTK'nın 5809 sayılı Kanun kapsamındaki denetim görevini yerine getirmesini ve altyapının ivedilikle bağlanmasını istedi.

BTK, konuyu Türk Telekom'a sordu. Şirket, ilgili lokasyonun 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş depreminin ardından yeni yerleşim yeri haline geldiğini, bu nedenle halihazırda kendisine ait bir altyapı bulunmadığını bildirdi. Yeni yerleşim alanlarında altyapı tesisi için proje planlama ve hazırlık çalışmalarının sürdüğünü de ekledi.

BTK ayrıca hizmet kalitesi denetiminin nasıl yapıldığını anlattı. Buna göre beş yükümlü işletmeci, veri aktarım hızı, bağlantı süresi, fatura şikayeti oranı ve arıza giderme süresi gibi ölçümleri üçer aylık raporlarla Kuruma iletiyor. Ancak bu sonuçlar bireysel ya da bölgesel değil, ülke genelindeki değerleri yansıtıyor.

5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu internet erişimini nasıl güvenceye alıyor?

KDK, değerlendirmesini evrensel hizmet kavramına dayandırdı. 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu'nun 5'inci maddesi internet hizmetlerini evrensel hizmet kapsamında sayıyor. Kanun'un 3'üncü maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkes, bölge ve yaşadığı yer ayrımı gözetilmeksizin bu hizmetten yararlanıyor. Aynı madde hizmetin önceden belirlenmiş kalite standartlarında sunulmasını ve devamlılığını da şart koşuyor.

Kurum, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun BTK'ya verdiği yetkilere de dikkat çekti. Karara göre bu yetki yalnızca standart belirlemekle sınırlı değil; izleme, denetleme ve gerektiğinde yaptırım uygulamayı da kapsıyor. KDK, kamu hizmeti niteliği taşıyan haberleşme altyapılarının toplumsal sorumluluk bilinciyle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Mobil internet sabit internetin yerini tutar mı?

Hayır. KDK, ADSL, VDSL ve fiber gibi sabit internet hizmetlerinin fiziksel altyapıya dayandığını, sürekli ve yüksek bant genişlikli bağlantı sunduğunu belirtti. Mobil internetin bu kaliteye eşdeğer olmadığını şu ifadeyle kayda geçirdi:

"İkame niteliği taşımayıp tamamlayıcı bir çözüm olduğu kabul edilmelidir."

Kurum, güçlü sabit geniş bant internetin uzun vadeli stratejik hedef olarak korunmasını, dijital uçurumun azaltılması için gereklilik saydı. Sabit internet erişimini sürdürülebilir kalkınma ve eğitim hakkı gibi anayasal hedeflerle ilişkilendirdi.

KDK'nın gerekçesi: Hizmet yalnızca kar odaklı sunulamaz

Ombudsmanlık, başvuranın internet erişiminden yararlanamamasını bilgi toplumu hizmetlerine erişim hakkı bakımından önemli bir sorun olarak niteledi. Yatırım yapılmasından kaçınılan veya yatırım planı belirli bir takvime bağlanmamış bölgelerde yaşayanların da eşit hizmet alabilmesi için kurumlar arasında etkin iş birliği ve koordinasyon istedi. Kararda şu ifade yer aldı:

"Söz konusu hizmetlerin, yalnızca kar odaklı yaklaşımla değil, kamu yararı ve hizmete erişimde eşitlik ilkeleri doğrultusunda tüm yurttaşlara ulaştırılması hedeflenmelidir."

Kurum bir denge uyarısı da yaptı. Evrensel hizmet yükümlülüğünün işletmeciler üzerinde aşırı ve orantısız mali yük doğurmaması gerektiğini, işletmecilerin sürdürülebilirliği ile hizmet kalitesinin de gözetilmesi gerektiğini belirtti.

Sonuçta KDK şu kanaate vardı:

"Altyapı hizmeti sağlamaya dair sürecin makul sürede sonuçlandırılması için gerekli işlemlerin tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır."

İyi yönetim ilkeleri yönünden ise idare aleyhine bir tespit yapılmadı. Kurum, bilgi ve belge talebine süresinde cevap verildiğini, idarenin makul sürede karar verme ilkesine uygun davrandığını saptadı.

İnternet altyapısı olmayan vatandaş ne yapabilir?

Karardaki bilgiler, benzer durumdaki vatandaşlar için iki yola işaret ediyor. İlki BTK'ya şikayet. 5809 sayılı Kanun'un 59'uncu maddesine göre BTK, resen veya kendisine ulaşan ihbar ya da şikayet üzerine sektördeki gerçek ve tüzel kişileri denetleyebiliyor, gerekirse yerinde inceleme yapabiliyor. İkincisi KDK'ya başvuru. Bu dosyada başvuran doğrudan BTK ve Türk Telekom'u şikayet etti ve başvurusu kabul edildi.

KDK, aynı yönde daha önce verdiği altı tavsiye kararını da saydı: 2025/4942, 2025/2021, 2024/14712, 2024/8909, 2024/1921 ve 2022/5065 numaralı başvurular. Benzer talepte bulunanlar bu kararları emsal gösterebilir.

Süreler bakımından iki nokta öne çıkıyor. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 20'nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca BTK ve Türk Telekom, karar üzerine yapacakları işlemi otuz gün içinde KDK'ya bildirmek zorunda. Aynı Kanun'un 21'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, tavsiye kararının idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde işlem yapılmazsa, varsa dava açma süresinden arta kalan süre yeniden işlemeye başlıyor ve yargı yolu açık kalıyor. Karar, bilgi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına da gönderildi.

KDK'nın 2026/11638 başvuru numaralı internet altyapısı tavsiye kararı (PDF)

Memurlar.Net - Özel