Görev yeri idarece çocukların yaşam alanı olarak belirlenen personelin bu alanlarda yeterince bulunmaması, disiplin cezası için geçerli bir sebep sayıldı. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), 12 Ekim 2026 tarihli ve 2026/21960 başvuru numaralı kararıyla, Balıkesir'deki bir Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünde görevli personele verilen uyarma cezasının kaldırılması talebini reddetti. Kamera kayıtlarına göre başvuran, üç günlük mesaisinde çocuk evlerinde yalnızca 29 dakika 57 saniye bulundu. Kurum, cezanın hem usul hem esas bakımından hukuka uygun olduğuna karar verdi.
Çocuk evlerinde ne oldu, soruşturma nasıl başladı?
Başvuran, Balıkesir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünde öğretmen olarak görev yapıyor. Kuruluşta danışman olarak görevlendirilen sosyal çalışma görevlileri arasında yer alıyor.
Balıkesir Valiliğinin 15 Eylül 2025 ve Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün 19 Eylül 2025 tarihli yazılarıyla süreç başladı. Bu yazılarda, koruma altındaki çocukların birbirine kötü muamelesini ve personelin çocuklara yönelik kötü muamele ya da ihmal olabilecek davranışlarını içeren görüntü kayıtları üzerine soruşturma yapılması için müfettiş istendi. Bakanlık onayıyla görevlendirilen başmüfettiş, 9 Mart 2026 tarihli ve 50/3 sayılı Disiplin Soruşturması Raporunu hazırladı.
Asıl görev yeri çocukların yaşam alanı olarak belirlenmişti
Kurum müdürlüğünün 28 Ağustos 2025 tarihli yazısına göre, İl Müdürü başkanlığında yapılan toplantının 1011 sayılı karar tutanağı ile sosyal çalışma görevlileri 18 Temmuz 2025'ten itibaren belirli çocukların hem grup sorumluluğu hem de sosyal servis işlerini yürütmek üzere danışman olarak görevlendirildi. Bu görevlilerin asıl görev yeri, danışmanı oldukları çocukların yaşam alanları olarak belirlendi.
İdari binadaki oda ve bilgisayar ise yalnızca görüşme raporu, sosyal inceleme raporu, durum değerlendirme raporu ve okul izlenim formu gibi belgelerin hazırlanması için ikinci görev yeri sayıldı. Yazı, başvuranın da aralarında bulunduğu görevlilere Belgenet üzerinden tebliğ edildi. Müdürlüğün bu düzenlemeyi, Çocuk Koruma Hizmetleri Planlama ve Çocuk Bakım Kuruluşlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in müdüre personelin görev yerini belirleme yetkisi veren 15'inci maddesine dayanarak yaptığı belirtildi.
Kamera kayıtları: Üç günde 29 dakika 57 saniye
Müfettiş, 4, 9 ve 10 Eylül 2025 tarihlerindeki kamera kayıtlarını inceleyerek görevlilerin mesai saatleri içinde çocuk evlerine giriş-çıkışlarını ve evlerde kalma sürelerini tabloya döktü. Buna göre başvuran, üç günlük mesaide çocuk evlerinde yalnızca 29 dakika 57 saniye bulundu. Raporda, yedi sosyal çalışma görevlisinden çocuk evlerinde en çok vakit geçirenin süresinin bile üç gün boyunca 59 dakika 41 saniye olduğu tespit edildi.
Görevliler ifadelerinde, danışmanlığını yaptıkları çocukların üç farklı evde kaldığını, hepsiyle aynı anda görüşemediklerini, sosyal servis işleri nedeniyle evlere sık gidemediklerini ve çocukların görüşmek istediğinde idari kısma geldiğini anlattı. Ancak bu açıklamalar, tebliğ edilen görevlendirme yazısı karşısında kabul görmedi. Raporda, görevlilerin evlerde vakit geçirmemesinin çocuklar arasındaki kavga ve fiili saldırıları artırdığı, bazı bakım personelinin de çocuklara kötü muamelesine yol açtığı değerlendirildi.
Kınama teklif edildi, teşekkür belgesi cezayı uyarmaya düşürdü
Soruşturma raporu, başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesindeki "verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında... kusurlu davranmak" fiilini işlediği gerekçesiyle kınama cezası verilmesini önerdi.
Ancak disiplin amiri, başvuranın geçmiş hizmetlerinin olumlu ve verimli olmasını ve 2024/290 sayılı teşekkür belgesini dikkate aldı. Kanun'un 125'inci maddesinin son fıkrası uyarınca bir derece hafif ceza uygulanarak başvurana 7 Mayıs 2026'da 125/A maddesi kapsamında uyarma cezası verildi. Başvuranın 14 Mayıs 2026'da Balıkesir Valiliği İl Disiplin Kuruluna yaptığı itiraz, 18 Haziran 2026 tarihli kararla reddedildi. Bunun üzerine 26 Ağustos 2026'da KDK'ya başvuruldu.
KDK'ya göre usulde de esasta da hata yok
Ombudsmanlık önce süreci usul yönünden inceledi. Olayın 15 ve 19 Eylül 2025 tarihli yazılarla öğrenildiği, aynı gün soruşturmacı görevlendirildiği, 24 Nisan 2026'da usulüne uygun son savunma istendiği ve itirazın süresinde karara bağlandığı tespit edildi. Kurum; zamanaşımı süreleri, savunma alınması, itiraz süreci ve yetkili makam bakımından mevzuata aykırılık bulunmadığını belirtti.
Esas yönünden ise eylemin karşılığının aslında kınama cezası olduğunun açıkça görüldüğünü vurguladı. Çocuklarla doğrudan ilgilenmekle görevli personelin yaşam alanlarında bulunmasının önemine dikkat çeken KDK, sonucu şöyle bağladı:
"Başvurucunun kendisine verilen danışmanlık görevini gerektirdiği ölçüde yerine getirmemesinin disiplin hukuku bakımından bir görev ihmali niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır."
Kurum, devletin koruması altındaki çocukların ihtiyaçlarının doğrudan gözlemlenmesi, güven ilişkisi kurulması, çatışmaların önlenmesi ve olası şiddet ya da kötü muamelenin zamanında fark edilmesi için bu görevin özenle yapılması gerektiğini ifade etti.
İdareye "başvuru yollarını gösterin" önerisi
KDK, başvuruyu reddetmekle birlikte idarenin bir eksikliğine de dikkat çekti. İstenen bilgi ve belgelerin süresinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle "kararların gerekçeli olması" ve "makul sürede karar verme" ilkelerine uyulduğu belirtildi. Ancak idarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğini göstermediği tespit edildi. Bu nedenle idareye, "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uygun davranması önerildi.
Benzer durumdaki memurlar ne yapmalı?
Karar, benzer durumdaki kamu görevlileri için şu pratik noktaları hatırlatıyor:
-Kurum yazısıyla belirlenen ve size tebliğ edilen görev yeri bağlayıcıdır. İş yoğunluğu gibi gerekçeler, yazılı talimata rağmen görev yerinde bulunmamayı haklı kılmayabilir.
-Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Süresinde itiraz edilmeyen ceza kesinleşir. İtiraz mercii 30 gün içinde karar vermek zorundadır.
-Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Savunması alınmadan memura disiplin cezası verilemez.
-Geçmiş hizmetleri olumlu olan ve ödül ya da başarı belgesi alan memurlar için bir derece hafif ceza uygulanabilir. Bu olayda teşekkür belgesi, kınamanın uyarmaya düşürülmesini sağladı.
KDK'nın ret kararından sonra yargı yolu açıktır. 6328 sayılı Kanun'un 21'inci maddesine göre, ret kararının tebliğinden itibaren dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.