İş hayatında çalışanların haklarını genişletmeye yönelik üç önemli talep Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşındı. İş ilanlarında maaş bilgisinin açıklanması, yıllık ücretli iznin 42 güne çıkarılması ve kendi isteğiyle işten ayrılanların da kıdem tazminatı alabilmesi isteniyor. Ancak talepler henüz yasalaşmış değil.
Ekonomim'in haberine göre; Türkiye'de çalışma hayatının mevcut kurallarının yeniden şekillendirilmesine yönelik talepler Meclis gündemine taşındı. Çalışanların iş ararken ücretleri önceden öğrenebilmesi, daha uzun süre dinlenebilmesi ve kendi isteğiyle işten ayrıldığında da kıdem tazminatından yararlanabilmesi isteniyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Doç. Dr. Okan Güray Bülbül ise önerilerin hayata geçirilmesi durumunda işçi ve işveren açısından ortaya çıkabilecek sonuçlara dikkat çekti.
Yıllık izin süresinin 42 güne çıkarılması isteniyor
Çalışma hayatına ilişkin dilekçelerde öne çıkan taleplerden biri, yıllık ücretli izin süresinin 6 haftaya yükseltilmesi oldu. Mevcut mevzuata göre çalışanların yıllık izin hakkı, çalışma süresine bağlı olarak en az 14 gün ile 26 gün arasında değişiyor. Meclis'e iletilen öneride ise bu sürenin 42 güne çıkarılması talep ediliyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Doç. Dr. Okan Güray Bülbül, çalışanların dinlenme hakkının genişletilmesini olumlu bulduğunu ancak böyle bir değişikliğin kısa vadede uygulanmasının kolay olmadığını belirtti. Bülbül, 42 günlük yıllık ücretli izin hakkının mevcut koşullarda ancak kademeli biçimde hayata geçirilebilecek bir talep olduğunu değerlendirdi.
İstifa eden çalışanlara kıdem tazminatı verilecek mi?
Meclis'e taşınan bir diğer önemli öneri, kendi isteğiyle işten ayrılan çalışanların da kıdem tazminatı alabilmesi oldu. Mevcut uygulamada kendi isteğiyle istifa eden çalışanlar, kanunda belirtilen özel durumlar dışında kıdem tazminatına hak kazanamıyor. Yeni talep ise işten ayrılma nedeninden bağımsız olarak çalışanların kıdem tazminatına erişiminin genişletilmesini öngörüyor.
Bülbül, bu konunun daha önce kıdem tazminatı fonu ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi kapsamında da gündeme geldiğini hatırlattı. Uzman, çalışanların kıdem tazminatına erişimini kolaylaştıracak bir düzenlemenin, mevcut haklarda azalmaya yol açmadan yapılması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan koşulsuz tazminat uygulamasının işverenler açısından ek maliyet oluşturabileceğine ve istihdam üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
İş ilanlarında maaş açıklamak zorunlu hale gelebilir
Çalışanların gündeme taşıdığı üçüncü talep ise iş ilanlarında ücret bilgisinin açıkça belirtilmesi oldu. Önerinin hayata geçirilmesi halinde iş arayanlar, başvuru yapmadan önce pozisyonun ücret koşulları hakkında bilgi sahibi olabilecek. Böylece adayların beklentileriyle işverenlerin sunduğu ücretler arasındaki uyumsuzluğun azaltılması amaçlanıyor.
Okan Güray Bülbül, ücret bilgisinin işe alım sürecinin başında paylaşılmasının çalışanların tercihlerini belirlemesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Ancak maaş bilgilerinin doğrudan iş ilanlarında açıklanmasının işverenler açısından bazı güçlükler yaratabileceğini de belirtti. Özellikle ücret artış dönemlerinde şirketlerin ücret politikalarının kamuoyuna açık hale gelmesinin sorun oluşturabileceğini söyledi.
Bazı ülkelerde iş ilanlarında kesin maaş yerine belirli bir ücret aralığının paylaşılmasının zorunlu olduğunu hatırlatan Bülbül, bilginin ilanda mı yoksa başvuru sürecinde mi açıklanacağının önemli olduğunu vurguladı.
Talepler henüz yasalaşmadı
Çalışma hayatında değişiklik yapılmasını öngören üç talep henüz yürürlüğe girmiş bir yasal düzenleme niteliği taşımıyor. Yıllık iznin 42 güne çıkarılması, istifa eden çalışanlara kıdem tazminatı hakkı tanınması ve iş ilanlarında maaş bilgisinin açıklanması önerilerinin Meclis'e sunulan dilekçeler kapsamında gündeme geldiği belirtiliyor. Bu taleplerin yasal düzenlemeye dönüşüp dönüşmeyeceği henüz belli değil. Olası değişikliklerin çalışan hakları kadar işveren maliyetleri ve istihdam üzerindeki etkileri de tartışılmaya devam ediyor.