Kamu çalışanları sendikalarında "baraj" ve "dayanışma aidatı"
tartışmaları yeniden alevlendi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın dayanışma
aidatı, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci'nin ise sendikal baraj
taleplerine Hür Eksen Sanayi ve Hizmet Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu
(Hür-Sen) cephesinden yanıt geldi.
Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, yazılı bir açıklama yaparak yetkili
konfederasyonların tutumunu eleştirdi ve "Sendikal alanı disipline etmek"
gerekçesiyle sunulan taleplerin arkasında rekabeti engelleme amacının yattığını
savundu.
"2004'te Kendinize Kaldırdığınız Barajı Bugün Başkasına Koyamazsınız"
Sendikacılık tarihine atıfta bulunan Kuruoğlu, 2001 yılında çıkarılan 4688
sayılı Kanun'da yer alan %5'lik kesinti barajının 2004 yılında Memur-Sen'in
talebiyle 5198 sayılı Kanun üzerinden kaldırıldığını hatırlattı. Büyüme dönemlerinde
özgürlük talep edenlerin bugün yeni kurulan sendikaların önüne engel koymak
istediğini belirten Kuruoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Siz küçükken örgütlenme hakkı vardı da bugün başka sendikalar kurulunca
mı 'sendika enflasyonu' oldu? Sizin büyümenize imkan sağlayan özgürlük, başkaları
için neden fazla geliyor? Dün kendi talebiyle kaldırılan barajı bugün başkalarının
önüne koymak istemek sendikal ikiyüzlülüktür."
Yargı Kararları Hatırlatıldı: AYM ve Danıştay "Dur" Demişti
Açıklamada, toplu sözleşme ikramiyesine getirilen baraj kararlarının yargıdan
döndüğü vurgulandı. Danıştay 12. Dairesi'nin 16 Mart 2023'te %1 barajını, Anayasa
Mahkemesi'nin (AYM) ise 18 Ocak 2024'te %2 barajını iptal ettiğini belirten
Kuruoğlu, anayasal hakkın ekonomik baskıyla engellenemeyeceğini ifade etti.
Kamu çalışanlarının üye olmadıkları bir sendikaya "dayanışma aidatı"
adı altında ödeme yapmaya zorlanmasının kabul edilemez olduğunu belirten Hür-Sen
Lideri, yetkili sendikaların önceliklerini de eleştirdi:
"Memurun maaşı erirken, emekli geçinemiyorken, iş yerlerinde liyakatsizlik
sürerken önceliğiniz neden baraj ve aidat? Kamu çalışanının alın terini büyütmek
yerine kendi düzeninizi korumanın hesabını mı yapıyorsunuz?"
"Çözüm Baraj Değil, Tasfiye Süreçlerini Kolaylaştırmaktır"
Tabela sendikacılığı söylemlerine de değinen Kuruoğlu, organlarını oluşturamayan
veya faaliyetini sürdüremeyen sendikaların tasfiye süreçlerinin kolaylaştırılabileceğini,
ancak bunun mücadele eden aktif sendikaların önüne baraj koymak için bir gerekçe
olamayacağını belirtti.
Kuruoğlu açıklamasını, "Hür-Sen olarak sendikal özgürlüğü kendimiz için istediğimiz kadar herkes için savunuyoruz. Memurun iradesine baraj kurulamaz, hür tercihine fiyat biçilemez" sözleriyle tamamladı.