Anasayfa

Bakanlar Gürlek ve Işıkhan Mardin'de: İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı açıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 64 ildeki ceza infaz kurumlarında üretilen eserlerin sergilendiği İşyurtları Kurumu Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın Mardin'deki açılışına katıldı. Yıl içinde 82 bin hükümlü ve tutuklunun üretim ile mesleki eğitim süreçlerine dahil edildiğini açıklayan Bakan Gürlek, tahliye sonrası hayata uyum için kamu ve özel sektör işbirliklerinin genişletildiğini vurguladı.

Haber Giriş : 2026-11-06T17:30, Son Güncelleme 2026-11-06T17:32

Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Mardin'deki temasları kapsamında Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı'nda düzenlenen "İşyurtları Kurumu Ürün ve El Sanatları Fuarı"nın açılış törenine katıldı.

Fuarda sergilenen 64 ildeki ceza infaz kurumlarında hükümlüler ve tutuklular tarafından hazırlanan ürünleri inceleyen Bakanlar Gürlek ve Işıkhan, çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Törende konuşan Bakan Gürlek, bu fuar ile ülkenin dört bir yanındaki ceza infaz kurumlarının iş yurdu atölyelerinde ortaya çıkan emeği, üretimi ve mesleki birikimi Mardinli vatandaşlarla buluşturmak üzere bir arada bulunduklarını söyledi.

Fuarın hayırlı olmasını dileyen Gürlek, sergilenen her ürünün arkasında eğitim ve meslek edinme süreci, çalışma disiplini ve büyük bir teşkilatın emeğinin bulunduğunu belirtti.

Ortaya çıkan eserleri gördükçe çalışma arkadaşlarıyla gurur duyduğunu ifade eden Gürlek, şunları kaydetti:

"Üretim merkezlerinden tedarik zincirine, tasarım ve AR-GE çalışmalarından üretim atölyelerine kadar bu sürecin her aşaması değerli bir ortak aklın ve emeğin ürünü. Burada gördüğünüz ürünlerin kıymetini onları ortaya çıkaran bu büyük çalışmayla birlikte değerlendirmek gerekir çünkü bu atölyelerde yalnızca üretim yapılmıyor, insanların tahliye sonrasında hayatlarını yeniden kurabilmeleri için bilgi, beceri ve tecrübe kazanmaları da sağlanıyor."

Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak infaz sürecine yalnızca cezanın yerine getirildiği bir dönem olarak bakmadıklarını belirterek, hukuk devletinin görevinin, verilen hükmü eksiksiz biçimde infaz etmek kadar kişinin topluma yeniden dönüşüne hazırlanmasını da sağlamak olduğunu vurguladı.

Ceza infaz kurumlarında bulunan insanların yeniden ailelerine, çalışma hayatına ve toplumun içine dönecekleri gerçeğini göz önünde bulundurarak hareket ettiklerini anlatan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla mesele yalnızca kişinin cezasını tamamlaması değil tahliye olduğunda hayatını yeniden kurabilmesine imkan sağlayacak bilgiye, mesleğe, iş tecrübesine ve çalışma disiplinine sahip olabilmesidir. Böylesine zorlu bir süreçten müspet sonuçlar elde edilmesini sağlayan çalışmalar, ekonomimize ve nitelikli iş gücümüze katkı sunarken geleceğe yönelik umutları da güçlendirmektedir. İşyurtları Kurumumuzun temel amacı, hükümlü ve tutuklularımızın meslek sahibi olmalarını sağlamak, mevcut mesleki becerilerini geliştirmek, iş tecrübesi kazanmalarına imkan sağlamak, tahliye sonrasında bir işe girebilmelerini ve kendi iş yerlerini kurabilmelerini kolaylaştırmak, toplumsal hayata yeniden uyumlarını desteklemektir. Bu konuda yapılan araştırmalar da iş yurtlarında yürütülen çalışmaların hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına, nitelikli iş gücüne katılmalarına, ekonomik ve sosyal hayata uyum sağlamalarına katkısını ortaya koymaktadır."

- "Ceza infaz kurumlarımızda mesleki eğitim merkezi sayısını 6 ayda 73'e çıkarttık"

Gürlek, "İşyurtları Kurumu bünyesindeki 379 İş Yurdu Müdürlüğü, 200'ü aşkın iş ve meslek kolunda faaliyet gösteriyor. Mobilyadan tekstile, metal işlerinden gıdaya, tarım ve hayvancılıktan elektrik ve elektroniğe, inşaat ve onarımdan el sanatlarına kadar birçok geniş alanda eğitim ve üretim gerçekleştiriliyor. Bu büyük yapının yürütülmesinde 12 bin 635 personel görev yapıyor. 2025 yılı içerisinde 77 binden fazla hükümlü ve tutuklu, çalışma ve işbaşı mesleki eğitim süreçlerine katıldı." diye konuştu.

Bu yıl da bu çalışmaların artarak sürdüğünü dile getiren Gürlek, 30 Ekim 2026 itibarıyla yıl içindeki faaliyetlerde yer alan hükümlü ve tutuklu sayısının 82 bine ulaştığını söyledi.

Gürlek, halen bu faaliyetlerde yer alan hükümlü ve tutuklu sayısının ise 32 binin üzerinde olduğunu belirterek, bu rakamlar kadar, insanların ceza infaz kurumlarından hangi bilgi ve becerileri kazanarak ayrıldıklarının da önemli olduğunu anlattı.

Bu nedenle üretim faaliyetlerini mesleki eğitimle desteklemeye özel önem verdiklerinin altını çizen Gürlek, şöyle konuştu:

"Ceza infaz kurumlarımızda mesleki eğitim merkezi sayısını son 6 ayda 67'den 73'e çıkarttık. 2026 itibarıyla 1306 hükümlü öğrencimiz, bu merkezlerde eğitimlerine devam etmektedir. Ceza infaz kurumuna bir mesleği olmadan giren bir insanın tahliye olduğunda geçerli bir meslek belgesiyle çıkabilmesi son derece kıymetli. Bu belgenin çalışma hayatında karşılık bulması da en az onun kadar önemli. Amacımız kişinin çalışabilmesi, kendi işini kurabilmesi ve ailesinin geçimine kendi emeğiyle katkı sağlayabilmesidir. Bu noktada yalnızca kurumlarımızın kendi imkanlarıyla yetinmiyor, kamu kurumlarımızla ve özel sektörle de güçlü mesleki işbirlikleri yürütüyoruz. Kasım 2026 itibarıyla kamu sektörü ile yapılan 80 ayrı sözleşme, aynı şekilde özel sektörle yapılan 105 ayrı sözleşme kapsamında toplam 4 bini aşkın hükümlü ve tutukluya doğrudan çalışma ve mesleki deneyim imkanı sağlanmıştır."

Gelecek dönemde kamu kurumları, meslek kuruluşları ve özel sektörle işbirliklerini daha da artıracaklarını belirten Gürlek, eğitim faaliyetlerini yalnızca meslek kazandırmakla sınırlı tutmadıklarını, bireylerin toplumsal hayata yeniden hazırlanmalarını, manevi rehberlik ve eğitim çalışmalarıyla da desteklediklerini söyledi.

"Bu kapsamda hafızlık eğitimini tamamlayan hükümlerin olması da yürütülen çalışmaların kıymetli sonuçlarından birisidir. Bütün bu çalışmalarla kişinin tahliye sonrasında üretken bir hayat kurabileceği imkanları güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yeniden suça yönelmeyi önlemenin en etkili yollarından biri de insanın hayatını kurabilecek donanıma ve umuda sahip olmasıdır. Vatandaşlarımızın huzuruna kasteden suçlarla ve organize suç çeteleriyle hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde mücadele etmekteyiz." diyen Bakan Gürlek, şunları dile getirdi:

"Bu mücadeleden de asla taviz vermiyoruz ancak güçlü devlet anlayışımız, sadece bununla sınırlı değildir. Cezasını çeken insanın yeniden suçun içine sürüklenmemesi, bir iş kurarak hayatını yeniden kazanabilmesi için ortaya koyduğu irade de bu anlayışın bir gereğidir. Devletimizin insana uzattığı el bu sorumluluğun ifadesidir. İşyurtları Kurumumuz, işte bu anlayışın en somut örneklerinden birisidir. Bir taraftan suç ve suç örgütleri ile mücadele tavizsiz bir şekilde yürütülürken diğer taraftan hükümlerin yeniden topluma kazandırılması için gerekli imkanları oluşturmaktan da hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Bu anlayışı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türkiye Yüzyılı'nı yalnızca ekonomide, teknolojide, savunma sanayisinde ya da büyük yatırımlarla daha güçlü bir Türkiye hedefi olarak değerlendirmiyoruz. Bu büyük vizyonun aynı zamanda hukukla, insan onuruyla, güçlü kurumlarla ve toplumsal huzurla tamamlanması gerektiğine inanıyoruz. İş yurtlarımızın eğitim ve üretim kapasitesini artırmaya, yeni meslek alanları oluşturmaya, teknolojik imkanları daha etkin bir şekilde kullanmaya, kamu ve özel sektörlerle işbirliğini genişletmeye devam edeceğiz. Bunu yaparken bu büyük sistemi omuzlarında taşıyan personelimizi de güçlendireceğiz."

Kurum müdürlerinden infaz koruma memurlarına, mühendislerden teknisyenlere, öğretmenlerden psikolog ve sosyal çalışmacılara, usta öğreticilerden idari personele kadar bütün çalışanların bu sistemin başarısında büyük pay sahibi olduğunu ifade eden Gürlek, bugün burada sergilenen her üründe onların emeği, bilgisi ve fedakarlığının bulunduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, burada kazanılan her mesleğin, edinilen her becerinin ve ortaya çıkan her bir ürünün bir insanın geleceğine yapılan yatırım olduğunu dile getirerek, "Üretmek, insana yalnızca ekonomik bir değer kazandırmaz, öz güven ve sorumluluk kazandırır, kendi emeğiyle yeni bir hayat kurabileceğini gösterir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 'Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı kılma hedefimiz doğrultusunda hukuk devletimizi güçlendirmeye, toplumumuzun huzurunu korumaya, ceza infaz sistemimizi daha güçlü hale getirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki burada ortaya konulan her emek yeni bir başlangıca, öğrenilen her meslek yeniden kurulacak bir hayata, kurulan her işbirliği ise daha güçlü bir toplumsal geleceğe katkı sağlayacaktır. Fuarın hazırlanmasında emeği geçen bütün teşkilat çalışanları ile iş yurdu atölyelerinde emek veren, meslek öğrenen, ürünleri ortaya çıkaran hükümlülere ve tutuklulara gayretlerinden dolayı teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

- "Eski hükümlü vatandaşlarımızın istihdama katılmalarına destek oluyoruz"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bu fuarın, emeğin, insanın dönüştürücü gücünün, meslek edinmenin ve yeniden başlamanın ne kadar kıymetli olduğunun somut bir göstergesi olduğunu söyledi.

İnsanların hayatında hataların ve yanlış tercihlerin olabildiğini, bazen telafisi güç hadiselerin de yaşanabileceğini ifade eden Işıkhan, "Önemli olan insanın geçmişindeki hatalarına mahkum edilmemesi, yeniden ayağa kalkabilmesi ve topluma faydalı birey olarak hayatına devam edebilmesidir. Adalet, toplumun huzurunu ve güvenliğini teminat altına alırken insana yeniden bir gelecek kurma fırsatı da sunar. İşte bugün burada sergilenen her bir ürünün ardında bu anlayışın somut bir karşılığı bulunmaktadır. Bakanlık olarak insanımızın meslek edinmesini, becerilerini geliştirmesini ve üretken bir hayatın içerisinde yer almasını son derece kıymetli buluyoruz." dedi.

Bu anlayışla Adalet Bakanlığı ile kıymetli işbirliği yürüttüklerini belirten Işıkhan, "Geçtiğimiz yıl Bakanlıklarımız arasında imzaladığımız protokolle hükümlülerin, yükümlülerin ve eski hükümlülerin istihdam imkanlarını geliştirmeyi ve çalışma hayatına katılımlarını kolaylaştırmayı hedeflemekteyiz. Ceza infaz kurumlarında kazanılan bir mesleğin tahliye sonrası yeni bir hayatın kapısı olmasını da destekliyoruz. İŞKUR aracılığıyla yürüttüğümüz çalışmalarla da eski hükümlü vatandaşlarımızın istihdama katılmalarına destek oluyoruz. Nitekim bu sene kendi işini kurmak isteyen eski hükümlü vatandaşlarımıza sağladığımız hibe desteğinin üst limitini 550 bin liraya yükselttik." diye konuştu.

Işıkhan, Mardin'in tarih boyunca emeğin, ustalığın ve zanaatkarlığın hayat bulduğu bir merkez olduğunu dile getirerek, bu kentin taşına işlenen her nakış ile telkari, bakır ve dokumacılık sanatında yüzyılların birikiminin, alın terinin ve sabrın bulunduğunu belirtti.

Bugün burada sergilenen eserlerde de aynı emeğin, aynı sabrın ve aynı üretim gayesinin sürdürüldüğünü ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemizin her alanda gelişmesi ve insanı merkeze alan kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla büyük bir çaba sarf ediyoruz. İnanıyoruz ki güçlü bir Türkiye, adaletiyle, toplumsal dayanışmasıyla, üretim gücüyle ve her bir vatandaşına sunduğu fırsatlarla yükselecektir. Bu anlayışla milletimize hizmet etmeye ve ülkemizi Türkiye Yüzyılı hedeflerine taşımaya da devam edeceğiz. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeklerinden dolayı başta Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek olmak üzere Adalet Bakanlığımızın kıymetli yöneticilerine, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğümüze, İşyurtları Kurumuna ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Fuarın Mardin'de organize edilmesinden dolayı da büyük bir memnuniyet duydum. Emek vererek, öğrenerek, üreterek bu eserleri ortaya çıkaran tüm kardeşlerimi gönülden kutluyorum."

- "Tutukluların ve hükümlülerin çalışma hayatında yer edinmelerini amaçlıyoruz"

İşyurtları Kurumu Başkanı Özkan Nazlı da Türkiye'nin farklı şehirlerindeki iş yurtlarında üretilen ürünleri Mardin'de vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi.

"Fuar, üretim gücümüzü tanıtmamızın yanı sıra ceza infaz kurumlarımızda yürüttüğümüz mesleki eğitim çalışmalarımızı anlatmamıza da imkan sağlıyor." diyen Nazlı, kurum olarak çalışmalarını hükümlü ve tutukluların meslek edinmeleri, üretime katılarak çalışma tecrübesi kazanmalarını sağlayacak şekilde yürüttüklerini belirtti.

Daha fazla hükümlünün ve tutuklunun çalışması ve mesleki eğitim faaliyetlerine katılmasını sağlamak için mevcut atölyeleri geliştirip yeni üretim alanları oluşturduklarını ifade eden Nazlı, "Kamu kurumlarının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik üretim faaliyetlerimizle yerli ve milli üretimi destekliyor, ülke ekonomisine katkı sunarken tüm bu hizmetlerin yürütülmesine de destek sağlıyoruz. Bu doğrultudaki çalışmalarla hükümlülerin ve tutukluların edindikleri deneyimleri tahliye sonrasında da değerlendirmelerini, meslek sahibi olarak çalışma hayatında yer edinmelerini amaçlıyoruz." dedi.

Nazlı, şöyle konuştu:

"Ülke genelinde 379 İş Yurdu Müdürlüğünde 200'ün üzerinde meslek kolunda faaliyet yürütülüyor. Mobilyadan tekstile, gıdadan tarıma, metal işlerinden el sanatlarına kadar farklı sektörlerde üretim gerçekleştiriliyor. Çalışmaların yapıldığı mevcut tesislerimizin kapasitesini artırırken yeni teknolojileri kullanıyor ve ürün kalitemizi geliştirmeye devam ediyoruz. Bu faaliyetler sırasında iş sağlığı ve güvenliğini önceliğimiz olarak görüyoruz. Atölyelerimizde çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak, mesleki eğitim faaliyetlerinin güvenli koşullarda yürütülmesini sağlamak, temel sorumluluklarımız arasında. Kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarıyla imzaladığımız sözleşmeler sayesinde hükümlü ve tutuklulara daha fazla mesleki eğitim ve çalışma imkanı sağlıyoruz. Fuarımızda ülkemizin farklı bölgelerinde iş yurdu atölyelerinde ve tesislerinde üretilen ürünleri vatandaşlarımızın beğenisine sunuyoruz. Fuarlarımız sayesinde vatandaşlarımızın kurumumuzu daha yakından tanımasını sağlıyor, ürünlerimizi geniş kitlelere ulaştırıyor, hükümlülerin ve tutukluların mesleki eğitim ve üretim süreçlerinde edindikleri becerileri topluma tanıtma fırsatı buluyoruz."

Vali Tuncay Akkoyun da hükümlülerin ve yükümlülerin meslek edinmesine yönelik çalışmaların önemli olduğunu söyledi.

Akkoyun, bu çalışmaların hükümlülerin geleceğe üretken birer kişi olarak katılmalarını sağladığını anlatarak, "Ülkemizin dört bir yanındaki cezaevlerinde, iş yurtlarında, atölyelerde ve tesislerde yerli ve milli imkanlarla tarımdan tekstile, mobilyadan el sanatlarına kadar yüzlerce iş kolunda üretim yapılması insanı yeniden topluma kazandırma vizyonunun hayat bulması açısından da çok kıymetli." dedi

Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Hakan Hanay da sunulan bu hizmetler sayesinde kazanılan mesleki becerilerin, çalışma disiplininin ve sorumluluk bilincinin bireylerin geleceğinin yanı sıra ailelerini ve toplumun huzurunu da yakından ilgilendirdiğini ifade etti.

Hanay, "İş yurtlarında yürütülen mesleki eğitim ve üretim faaliyetleri hükümlülerin kendi emekleriyle geçimlerini sağlayabilecek donanımı kazanmalarına katkı sunuyor. Bir insanın tahliye sonrasında üretken bir yaşam kurabilmesi, yeniden suç işlemesinin önlenmesi, toplumsal güvenliğin güçlendirilmesi bakımından son derece kıymetli. Bu anlayışla yürütülen çalışmalar, infaz sürecinin birey ve toplum açısından daha verimli değerlendirilmesine imkan sağlamaktadır. Gerçekleştirdiğimiz fuar ise bu çalışmaların sonuçlarını vatandaşlarımızın yakından görmesine ve ceza infaz kurumlarımızda sürdürülen mesleki faaliyetler ile İşyurtları Kurumunun yakından tanınmasına fırsat sunmaktadır. Topluma uyum sürecinin başarıyla ulaşmasında kurumlarımızın gayreti kadar toplumumuzun desteği ve duyarlılığı da önemlidir." diye konuştu.

Törende Şehit İlhan Varank Ortaokulu halk oyunları ekibi ve Mardin Büyükşehir Belediyesi reyhani ekibi gösteri sundu.

Daha sonra kurdele kesilerek fuarın açılışı dualarla yapıldı.

Törene Adalet Bakan Yardımcıları Sedat Ayyıldız ve Abdullah Aydoğdu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Lütfihak Alpkan, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkan Vekili Fuzuli Aydoğdu, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı, HSK Üyesi Bülent Küfüdür, HSK 1. Daire Üyesi Hakan Yüksel, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ayhan Ocak, Mardin Adalet Komisyonu Başkanı Ramazan Yurteri, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, AK Parti Mardin Milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammed Adak, İl Müftüsü Enver Türkmen, Mardin-Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, AK Parti İl Başkanı Mehmet Uncu, MHP İl Başkanı Ferhan Bozkuş da katıldı.

Anadolu Ajansı