Anasayfa

Bahçeli: Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız net

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu. CHP lideri Özgür Özel'in erken seçim çağrılarına, "Erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır" yanıtını veren Bahçeli, konuşmasını "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" ifadeleriyle tamamladı.

Haber Giriş : 2026-02-03T11:45, Son Güncelleme 2026-02-03T11:45

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bahçeli'nin açıklamasından satır başları şöyle:

"Bizim çamur zihniyetlere yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür.

Hamasetin ilkesiz çekiciliği, hakikat ve haysiyetin itibarlı şöhretini gölgelerse emin olunuz ki atılan hiçbir adımın, söylenen hiçbir sözün bağlayıcılığı ve kalıcılığı olmayacaktır.

Eğer taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hali vardır. Birisi adalet şuuru, diğeri de tarih şuurudur. Kemale ermiş adalet şuuru bizi imanımızla bütünleştirip Allah'ın yolunda ayırmayacaktır. Tarih şuuru ise vatan ve millet sevgisinin ana yatağıdır.

Huzursuz ve istikrarsız bir dünyada hiç kimse güvende değildir. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın masalı alıcısı olmayan mal gibidir. Eski kafayla yeni yüzyılın fırsat ve risklerini okumak, eşyanın tabiatına aykırıdır.

Kim gülün yerine çamura başvuruyor, bu surette Terörsüz Türkiye hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü iş birlikçilerdir.

Demokrasimizin özgürlükleri ve insan hakları politikalarını el birliği ve iş birliğiyle geliştirmenin makul ve mümkün yollarını bulup hayata geçirmek hem zorunlu hem de önemlidir.

Türk milletinin hangi kökenden, hangi meslekten, hangi mezhepten olursa olsun bütün mensuplarının bir arada yaşamasını teşvik etmek demokratik rejimin asli görevidir.

Bu sürecin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmek de TBMM'nin temel varlık sebeplerinden birisidir.

Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin, farklılık ve çatışma noktalarının kurumsallaşmasına sürekli vurgu yapması demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır.

Özünü milletimizin ortak değerleri ve özlemlerin belirlediği kamu ruhu ve alanlarını taşa tutmanın, tartışmaya açmanın ne demokrasiye ne de ülkemize bir faydası dokunacaktır.

Demokratikleşme projeleri böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır.

Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyunbozanlık yapmak, güven krizinden bahsetmek sorumsuzluk örneğidir.

"Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek, fahiş bir gafillik"

Terörsüz Türkiye ile terörsüz bölge hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerinin açılan bayrağı altında toplanmaktır. Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı bastırması son bulmalıdır.

Biz anlayış gösterirken anlaşılmayı da bekliyoruz. Bunun ise karşılıklı bir emek ve erdem faaliyeti olduğunu gayet iyi biliyoruz.

Suriye'deki malum olayları Türkiye'ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır tarafı asla yoktur ve olmayacaktır.

Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek, fahiş bir gafilliktir. Suriye'de yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir.

"PKK'nın kurucu önderliği verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu"

PKK'nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu.

Madem maksat hasıl oldu o halde bize düşen de PKK'nın kurucu önderliğine DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir.

Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik ve kardeşlik içinde yaşaması için fırsat kapısı aralanmıştır.

Türkiye'de olduğu gibi Suriye'de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami düzeyde sabırlı ve temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır.

Nusaybin'de bayrağımızı indiren alçaklar, Diyarbakır ve Tarsus'ta sahaya çıkan provokatörler, milli birliğimizi yaralamaya kalkışan siyasi odaklar ne yaparlarsa yapsınlar Pir Sultan Abdal'ın sözleriyle alayına sesleniyorum:

'Koyun beni hak aşkına yanayım

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.'

Nefreti aşılayanlar kaybedecek, fitneyi körükleyenler kaybedecek, Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek. Kürt kardeşlerimizi terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek. Türk bizim Kürt bizim. Kürt milleti de biziz ve alayımız.

"CHP Genel Başkanı'nın şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklık"

CHP Genel Başkanı'nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir.

Erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır.

CHP Genel Başkanı 'seçim kapısını arala' diye mırıldansa da biz Cumhur İttifakı olarak aralayacağımız kapı Türkiye ve Türk vizyonunun cümle kapısıdır. Başka kapılardan medet ummak CHP'nin beklentisi ve dileği olsa da MHP ile Cumhur İttifakı'nın böyle ucuz ve bayat gündemlerin peşinden savrulması, o kapı bu kapı gezip dolaşması siyasi akıl ve mantık dışıdır.

"Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir"

CHP Genel Başkanı merak etmesin, seçim günü gelip çattığında Türk milleti yüksek iradesiyle istismarcı, rüşvetçi, kumarcı, vurguncu, organize yolsuzluk çetesine Türkiye'nin kaç bucak olduğunu muhakkak gösterecek.

Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."

DHA