2 aylık MEB daire başkanının görevden alınması hukuka aykırı bulundu
Danıştay İkinci Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde daire başkanı olarak görev yapmakta iken Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü emrine araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemi hukuka aykırı buldu.
İlk derece mahkemesi 375 sayılı KHK'nın mülga ek 18 inci maddesine atıf yaparak
işlemi hukuka uygun bulmuştu
Uyuşmazlıkta, görevden alınan kamu yöneticilerinin atanabileceği kadroları belirlemek ve özlük haklarını düzenlemek üzere çıkarılmış olan 375 sayılı KHK'nın Ek 18. maddesi kapsamında, davacının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin korunduğu ve 3 yıldan az süreyle daire başkanlığı yaptığı anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 18. maddesi hükmü uyarınca önceki hizmet durumuna uygun "araştırmacı" kadrosuna atanmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Danıştay: Performansını gösterebileceği bir süre görevde kalmadan alınmıştır
Somut uyuşmazlıkta; davacının öğretmen olarak göreve başladığı, sırasıyla okul
müdür yardımcısı, okul müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, şube müdürü görevlerinde
bulunduğu, 09/09/2022 tarihinde daire başkanı olarak atamasının yapıldığı, yaklaşık
2 ay görev yaptıktan sonra, daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek
herhangi bir sebep gösterilmeksizin ve performansını gösterebileceği bir süre
görevde kalmadan 04/11/2022 tarihinde takdir yetkisine dayalı olarak bu görevinden
alınıp, araştırmacı olarak atanması suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği
anlaşılmaktadır.
Bu durumda, liyakat ve kariyer ilkelerine uygun olarak daire başkanı kadrosuna atandığı sonucuna varılan davacının, davalı idarece görevinden alınmasını gerektirecek haklı bir sebep ortaya konulamadığından, takdir yetkisi kapsamında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak daire başkanlığı görevinden alınarak, araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2025/2858
Karar No: 2025/3743
İSTEMİN KONUSU:
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:...,
K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden
ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem:
Davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı...Genel Müdürlüğü bünyesinde daire
başkanı olarak görev yapmakta iken Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü emrine
araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin ...günlü, ... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı
işleminin iptali ile mahrum kaldığı mali ve özlük haklarının iadesine karar
verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının daire
başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin işlem yönünden; davacının geçmiş hizmetleri
ve daire başkanlığı görevinde kalış süresi göz önüne alındığında, kurum içinde
daha önce görevde yükselmeye tabi yönetim kadro ve pozisyonlarında ve/veya kariyer
görevlerde bulunmadığı, daire başkanlığı görevinde ise ancak bir kaç ay kaldığı,
657 sayılı Kanun'un 76. maddesi kapsamında, memurların naklen atanmaları hususunda
idareye takdir yetkisi tanındığı, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir
yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi
bir bilgi belge bulunmadığı anlaşıldığından, davacının takdiren atandığı daire
başkanı kadrosundan alınmasına ilişkin işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri
yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacının araştırmacı
olarak atanmasına ilişkin işlem yönünden ise; uyuşmazlıkta, görevden alınan
kamu yöneticilerinin atanabileceği kadroları belirlemek ve özlük haklarını düzenlemek
üzere çıkarılmış olan 375 sayılı KHK'nın Ek 18. maddesi kapsamında, davacının
kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin korunduğu ve 3 yıldan az süreyle
daire başkanlığı yaptığı anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 18. maddesi hükmü uyarınca önceki
hizmet durumuna uygun "araştırmacı" kadrosuna atanmasına ilişkin olarak
tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine
karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla;
Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun
reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; dava konusu işlemde ve davalı idarece sunulan savunma dilekçelerinde
kamu yararı ve hizmet gereğinin somut olarak ortaya konulmadığı, takdir yetkisinin
amacı dışında kullanıldığı, herhangi bir somut ve nesnel ölçüte dayanmaksızın,
görevinde başarısızlığı veya yetersizliği ortaya konulmaksızın ya da idari veya
adli hiçbir soruşturmaya bağlanmaksızın gerçekleştirilen işlemin sebep ve maksat
yönüyle hukuka aykırı olduğu, Milli Eğitim Bakanlığındaki memuriyeti süresince
hiçbir disiplin cezası almadığı gibi, hakkında hiçbir adli ya da idari soruşturmanın
açılmadığı, Danıştayın emsal kararlarında vurgulanan, naklen atama konusunda
idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığını
gösterecek herhangi bir somut gerekçe bulunmaması karşısında salt takdir yetkisine
dayanılarak tesis edilen idari işlemlerin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması
gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten
ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 07/10/1999 tarihinde öğretmen olarak göreve
başlayan davacının 23/05/2002 tarihinde görevine son verildiği, daha sonra 05/05/2011
tarihinde açıktan atama yolu ile öğretmen olarak tekrar atamasının yapıldığı,
05/05/2011-31/12/2014 tarihleri arasında Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Lisesinde
öğretmen olarak, 31/12/2014-06/07/2015 tarihleri arasında anılan Lisede müdür
yardımcısı olarak, 31/07/2015-01/09/2016 tarihleri arasında ise müdür olarak,
01/09/2016-31/10/2016 tarihleri arasında Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ...Lisesinde
müdür olarak, 31/10/2016-28/01/2020 tarihleri arasında Ankara ili, ... ilçesi,
İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak, 28/01/2020-02/08/2022 tarihleri arasında Ankara
ili, ... ilçesi, İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak, 02/08/2022-09/09/2022 tarihleri
arasında Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yaptığı,
09/09/2022 tarihinde ... Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak atandığı, aynı
tarihte ...Genel Müdürlüğüne daire başkanı olarak görevlendirmesinin yapıldığı,
19/09/2022 tarihi itibarıyla bu görevlendirmesi sonlandırılarak ... Genel Müdürlüğüne
daire başkanı olarak görevlendirmesinin yapıldığı, 04/11/2022 tarihli işlem
ile daire başkanlığından alınarak Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü
emrine araştırmacı kadrosuna atanması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın
açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar,
görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları
bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde
daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler."
hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları
konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının, mutlak ve sınırsız
olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı
denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, bir idari
işlem, dava konusu edilmesi halinde diğer unsurları yanında sebep unsuru yönünden
de yargı merciince hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacak olup, sebep unsuru,
idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. İdare hukukunda
sebepsiz idari işlemin olamayacağı, idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin
nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeye yönelen bir sebebe dayanması
gerektiği, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce hukuka aykırılık
iddialarının etkin bir biçimde ileri sürülebilmesi ve yargı mercii tarafından
idari işlemin hukuki denetiminin gerçekleştirilebilmesi için idarece, tesis
edilen işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin ortaya konulması gerektiği açıktır.
Somut uyuşmazlıkta; davacının öğretmen olarak göreve başladığı, sırasıyla okul
müdür yardımcısı, okul müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, şube müdürü görevlerinde
bulunduğu, 09/09/2022 tarihinde daire başkanı olarak atamasının yapıldığı, yaklaşık
2 ay görev yaptıktan sonra, daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek
herhangi bir sebep gösterilmeksizin ve performansını gösterebileceği bir süre
görevde kalmadan 04/11/2022 tarihinde takdir yetkisine dayalı olarak bu görevinden
alınıp, araştırmacı olarak atanması suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği
anlaşılmaktadır.
Bu durumda, liyakat ve kariyer ilkelerine uygun olarak daire başkanı kadrosuna
atandığı sonucuna varılan davacının, davalı idarece görevinden alınmasını gerektirecek
haklı bir sebep ortaya konulamadığından, takdir yetkisi kapsamında kamu yararı
ve hizmet gereklerine aykırı olarak daire başkanlığı görevinden alınarak, araştırmacı
kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi
yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddi yolunda verilen
Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:...,
K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin
2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik
50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek
yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi
... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi
ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
18/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.