Ortadoğu'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim küresel piyasalarda yeni bir dalgalanmaya yol açtı. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma ihtimali nedeniyle petrol fiyatları hızla yükselirken, enerji maliyetlerindeki artışın dünya genelinde enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, merkez bankalarının planladığı faiz indirimlerinin ertelenmesine neden olabileceği için altın piyasasında da yönün değişmesine yol açtı.
Savaşın ilk günlerinde güvenli liman talebiyle yükselen altın fiyatları, faiz indirim beklentilerinin zayıflamasıyla birlikte geri çekildi. Ons altın halen yaklaşık 5.100 dolar seviyelerinde işlem görüyor.
PETROL FİYATLARI MERKEZ BANKALARININ HESABINI DEĞİŞTİRDİ
Ortadoğu'daki savaş sonrası Brent petrolün iki gün içinde 73 dolardan 84 dolara yükselmesi, küresel ekonomi açısından yeni bir risk olarak değerlendiriliyor. Enerji maliyetlerinin artmasının enflasyonu yukarı çekmesi beklenirken, bu durum merkez bankalarının faiz politikalarını da etkiliyor.
Artık yatırımcılar birçok büyük merkez bankasının planladığı faiz indirimlerinin ertelenebileceğini fiyatlamaya başladı. Örneğin İngiltere Merkez Bankası'nın bu yıl ikinci bir faiz indirimi yapma ihtimali piyasalarda büyük ölçüde ortadan kalktı. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ise temmuz ayına kadar faiz oranlarını sabit tutabileceği yönündeki beklentiler güçlenmiş durumda.
Enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan Türkiye gibi ülkelerde de petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisi yakından takip ediliyor.
FAİZ İNDİRİMLERİNİN ERTELENMESİ ALTINI BASKILIYOR
Altın fiyatları genellikle faiz indirimlerinin gündemde olduğu dönemlerde yükselme eğilimi gösteriyor. Çünkü düşük faiz ortamı, yatırımcıları faiz getirisi olmayan altın gibi varlıklara yöneltiyor.
Ancak petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle enflasyon riskinin yeniden yükselmesi, merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirmesine yol açabilir. Bu nedenle savaşın ilk günlerinde yükselen altın fiyatları daha sonra geri çekildi.
Uzmanlara göre küresel ölçekte faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi, altının yükseliş potansiyelini sınırlayan en önemli faktörlerden biri haline geldi.
BORSADA İLK TEPKİ BANKACILIK HİSSELERİNDE GÖRÜLDÜ
ABD'li yatırım bankası JP Morgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın gelecek toplantıda faiz indirimi yapacağı yönündeki beklentisini geri çekti. Banka, 12 Mart'taki PPK toplantısında politika faizinin yüzde 37'de sabit bırakılacağını öngörüyor.
Bu beklenti yurtiçi piyasalarda da fiyatlanmaya başladı. Hafta başında BIST 100 endeksinde en hızlı satışların bankacılık hisselerinde yaşanması, faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesinin piyasalar üzerindeki etkisini ortaya koydu.
"MART TOPLANTISI PAS GEÇİLEBİLİR"
Gedik Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onur Can Bal, faiz beklentilerindeki değişimin hem küresel gelişmelerden hem de Merkez Bankası'nın temkinli duruşundan kaynaklandığını belirtiyor.
Bal, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın faiz kararlarının "veri odaklı ve toplantı bazlı" alınacağını sık sık vurguladığını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Merkez Bankası enflasyonla mücadelede kararlı bir duruş sergiliyor. Zaten temkinli bir görünüm vardı. Ortadoğu'da yeni bir savaş çıkmamış olsaydı şubat enflasyonu sonrası mart ayında sınırlı bir faiz indirimi beklenebilirdi. Ancak son gelişmelerden sonra mart toplantısının pas geçilmesi daha olası görünüyor."
GRAM ALTINDA YÜKSELİŞ NEDEN SINIRLI KALABİLİR
Altının küresel fiyatı olan ons altındaki geri çekilme, gram altın üzerinde de baskı oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle faiz indirimlerinin ertelenmesi ihtimali güçlendikçe, altının kısa vadede güçlü bir yükseliş trendine girmesi zorlaşıyor.
Uzmanlara göre savaş kaynaklı jeopolitik riskler altına destek verse de faizlerin yüksek kalması, altının yükselişini sınırlayan en kritik faktör olmaya devam edecek. Bu nedenle piyasalar önümüzdeki dönemde hem petrol fiyatlarını hem de merkez bankalarının faiz politikalarını yakından izlemeyi sürdürecek.