Anasayfa

Devlet Bahçeli: Vakit tek yürek halinde Türkiye olma vaktidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Vakit Türkiye'nin tedbir ve temkinle hareket etme vaktidir. Vakit barış ve huzur içinde bayramlaşma, tek yürek halinde ve hep birlikte Türkiye olma vaktidir. Temennim savaş ve çatışmaların bir an evvel son bulmasıdır" dedi.

Haber Giriş : 2026-03-19T13:17, Son Güncelleme 2026-03-19T15:39

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ramazan Bayramı münasebetiyle yazılı bir kutlama mesajı yayımladı. Mesajında dünya genelindeki istikrarsızlık ve çatışma ortamına değinen Bahçeli, insanlığın derin bir anlam ve ahlak bunalımı yaşadığını ifade etti.

Dünyanın farklı coğrafyalarında devam eden savaş ve çatışmaların mazlum halklar üzerindeki etkisine işaret eden Bahçeli, küresel tablonun "insani ve vicdani bir iflas" noktasında olduğunu belirtti.

Bahçeli, özellikle bölge ülkelerinde yaşanan gelişmelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı;

Dünya genelinde hakim olan huzursuzluk, umutsuzluk ve istikrarsızlık sarmalı doğrudan doğruya insanlığın temel ve evrensel haklarında devasa yarıklar oluşturmaktadır. Silahların koyu gölgesi, savaş ve çatışmaların ağır gövdesi mazlum coğrafyaların, buralarda hayat süren biçarelerin üstüne düşmüş vaziyettedir. Derin bir anlam ve ahlak bunalımının pençesinde biteviye kıvranan ve olağanüstü bir kırılganlığın dibine yuvarlanan bugünkü dünya tablosu neresinden bakarsak bakalım insani ve vicdani iflasın da göbeğindedir.

28 Şubat 2026 tarihinden buyana İran İslam Cumhuriyeti'nin tepesinden yeni nesil füzeler ve tahribat gücü çok yüksek bombalar yağdırılmaktadır. Henüz Gazze soykırımının yaraları sarılmadan, bu surette kesif bir hesaplaşma sayfası açılmadan, Türkiye'nin yanı başında, sınırlarımızın diğer yakasında savaş ve insanlık suçunun en vahim örnekleri günbegün yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Geride bıraktığımız mübarek Ramazan-ı Şerif'in her gününde İslam alemi Siyonist-emperyalist tasallutun zora ve zorbalığa dayalı ağır sonuçlarına maruz kaldığı alenen meydandadır. Körfez ülkelerini içine alacak yaygın ve yoğun bir savaşın düzenekleri maalesef hızla inşa edilmektedir.

"Mescid-i Aksa'nın kapatılması vicdanları yaralamıştır"

İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'nın terör devleti İsrail'in tek yanlı dayatmasıyla ibadete kapatılması ise Müslüman vicdanlarda infial uyandırmış, bu kapsamda inanç hakları ve dini hürriyetler her cepheden saldırıya uğramıştır. Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası süküt etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır.

Komşu ülkelerdeki gelişmeler giderek çok daha kötüleşmektedir. İran İslam Cumhuriyeti'nin dini liderlerine, üst düzey siyaset ve devlet görevlilerine yönelik ardı arkası kesilmeyen nokta suikastlar, sivil ve masum halkı sistematik şekilde katleden saldırganlıklar artık şiddet ve vahşetin serbest dolaşıma sokulduğunun, savaş hukukunun ise devre dışı bırakıldığının bariz göstergesidir. Barışın diliyle münasebet ve mutabakat ağını genişletmek varken savaşın ve silahın divanesi olmak, üstelik bunu yaparken kat'i yalanlarla, kasti yanlışlarla ve kaskatı kesilmiş önyargılarla yıkıma meşruiyet kılıfı aramak en hafif tabirle utanmazlıktır.

Jeopolitik depremlerin, çıta yükselten askeri ve siyasi gerilimlerin belirli bir coğrafyayla sınırlı kalmayıp eşzamanlı olarak bölgeselleşip küreselleşmesi çok büyük bir felaket ihtimali olarak gündemdedir. İsrail'in başını çektiği bu muhtemel felaketin dünyanın muhtelif bölgelerine sıçramadan durdurulması, ateşkes ve barış adımlarının kademeli şekilde atılması herkesin ortak çıkar ve yararınadır. Ancak zaman gittikçe daralmakta, ateş hattı fiilen genişlemektedir. Ramazan ayının sonunda karşıladığımız bayram günlerinin başta İslam ülkeleri ve tüm insanlığın barışmasına, kucaklaşmasına, en azından sorunların diplomasi ve diyalog yoluyla çözmek için bir vesile olması hassaten dileğimdir.

"Terörsüz Türkiye kışı olmayan barış mevsimidir"

Türkiye yediden yetmişe, gencinden yaşlısına, küçüğünden büyüğüne, dahası doğudan batıya, kuzeyden güneye gönülden bayramlaşmakta, tarihi barış ve kardeşlik duygularıyla kenetlenmektedir. Nitekim "Terörsüz Türkiye" hedefi Türk milletinin yeni yüzyıldaki bayramı ve kışı olmayan barış mevsimidir. Bölgesel ve küresel dengeler altüst olurken, çatışmaların kara bulutlarından dolayı göz gözü görmezken Türkiye'nin doğru zamanda, doğru adımlarla, doğru siyaset ve stratejiyle iç cephesini muhkem hale getirmesi tarihi bir hamlenin bayram kıvamındaki barışçıl lezzetidir.

Vakit Türkiye'nin tedbir ve temkinle hareket etme vaktidir. Vakit barış ve huzur içinde bayramlaşma, tek yürek halinde ve hep birlikte Türkiye olma vaktidir. Temennim savaş ve çatışmaların bir an evvel son bulmasıdır. Maneviyatın, muhabbetin ve hürmetin hem şurası hem de şöleni olan bayramın açılan uçurumların kapatılmasında, sertleşen ilişkilerin yumuşatılmasında, dargın düşen gönüllerin kavuşmasında muazzez bir fırsat olması halisane dileğimdir.

Bu duygu ve düşünlerle, İslam dünyasını çepeçevre kuşatan karanlık perdenin yırtılıp atılmasını, zulme uğrayan soydaşlarımızın, din kardeşlerimizin acılarının, feryatlarının bitmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan aziz vatandaşlarımızın, Türk ve İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik ediyor, hak ettikleri gelişmişlik seviyelerine ve layık oldukları zirvelere ulaşmaları için hem duacı hem de davacı olduğumuzu ifade ediyorum.

Gönlünde vatanın kaygısını duyan, yüreğinde milletin sevgisini yaşatan, ruhunda al bayrağın sıcaklığını hisseden, şuurunda Türkiye'mizin sevdasını taşıyan, hedefinde milli birliğin, toplumsal dirliğin, ebedi kardeşliğin ve kalıcı dayanışmanın özlemlerini barındıran her kardeşimi, milletimizin her onurlu evladını selamların en güzeliyle selamlıyorum. Ramazan Bayramımız mübarek olsun diyorum.

Memurlar.Net