Anasayfa

Ronaldo'ya süt yasaklandı diye süt zararlı mı oldu?

Sosyal medyada anti süt korosu sütün "zararlı, mukus yapıcı, kalsifikasyona yol açan ve sadece buzağılar için" olduğuna söylemler üretmeye devam ediyor. Bu söylemler ne kadar doğru?

Haber Giriş : 2026-04-28T00:10, Son Güncelleme 2026-04-27T17:23

Cristiano Ronaldo'nun eski şefi, Ronaldo'ya süt içmeyi yasakladığını anlatırken şunları söyledi: "İnsanlar, başka hayvanların sütünü içen tek canlı... Doğada hiçbir hayvan birkaç aydan sonra süt içmeye devam etmiyor... Bence yetişkinlikte süt içmek normal değil... Bu yüzden Ronaldo süt içmeyi bıraktı. Artık sıvı tüketiminde maden suyu, doğal meyve suları, şekersiz izotonik içecekler ve sabah kahvesi var."

Cristiano Ronaldo üzerinden devam ettirilen süt karşıtlığına ilişkin olarak tıbba dair dikkat çekici görüşleriyle bilinen paracelsus adlı sosyal medya hesabı dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalar:

- Süt buzağılar için midir?

Modern tıp ve beslenme dünyasında sütün "zararlı, mukus yapıcı, kalsifikasyona yol açan ve sadece buzağılar için" olduğuna dair üretilen söylemler, devasa bir endüstriyel manipülasyon ve hücresel cehalet ürünüdür.

Anti-Süt Propagandası Neden ve Nasıl Başladı?

Süte karşı yürütülen savaşın kökeninde sağlık değil; ekonomik çıkarlar, endüstriyel gıda politikaları ve tıbbın hastalıkları yönetme (iyileştirmeme) arzusu yatar.

1950'lerde tohum yağı endüstrisi (soya, mısır, ayçiçek vb.), kendi ürünlerini kalp dostu olarak pazarlayabilmek için sütün ve tereyağının içindeki doymuş yağları ve kolesterolü "kalp krizinin sorumlusu" ilan etmiştir. Oysa doymuş yağlar hücreleri korurken, sıvı bitkisel yağlar doğrudan tiroidi baskılayan, iltihap yaratan ve kanseri tetikleyen toksinlerdir.

1930'lardan itibaren tıp dünyasında kadınların bebeklerini emzirmesine karşı psikolojik bir fobi yaratılmış ve anneler yapay bebek mamalarına (çoğu soya yağı ve mısır şurubu içeren formüllere) yönlendirilmiştir. Bebeklerin hayatta kalmasını sağlayan anne sütüne karşı başlatılan bu endüstriyel savaş zamanla tüm süt ürünlerine karşı bir doğal dışılık argümanına dönüştürülmüştür.

- Süt kireçlenme yapar mı?

Araştırmalar, sütün yüksek kalsiyum, progesteron ve tiroid içeriği sayesinde kemik erimesinden (osteoporoz) yüksek tansiyona kadar birçok hastalığı doğal yollarla tedavi ettiğini vurgular. Ancak endüstri, insanları ömür boyu kullanacakları kemik ilaçlarına, tansiyon haplarına ve östrojen replasman (takviye) tedavilerine mahkum etmek için sütün faydalarını gizlemiş; yerine sütün "kireçlenme" yaptığı yalanını piyasaya sürmüştür.

- Süt içine oluşan gaz veya şişkinlik tiroidin yavaş çalıştığını gösterir

Pek çok insanın süt içtiğinde gaz veya şişkinlik yaşamasının nedeni kalıtsal bir "laktoz intoleransı" değil; kişinin tiroidinin yavaş çalışmasıdır (hipotiroidi). Tiroid yavaşladığında mide asidi ve laktaz enzimi üretimi durur, bağırsak florası bozulur. Doğru beslenme ve tiroidin desteklenmesiyle, genetik olarak laktaz üretemeyeceği iddia edilen kişilerin bile enzimi yeniden üretmeye başladığı klinik olarak kanıtlanmıştır.

Süt sadece bir kalsiyum kaynağı değil, vücudun enerji üretimini (ATP) maksimuma çıkaran, stres hormonlarını baskılayan ve dokuları onaran biyolojik bir kalkandır.

- Süt, geviş getiren hayvanlardaki ektra mide (işkembe) sayesinde filtrelenir

Pek çok bitki, kendini böceklerden ve hayvanlardan korumak için doğal zehirler (fitotoksinler) ve tiroidi bozan çoklu doymuş sıvı yağlar üretir. İnsanlar bu bitkileri yediğinde yağlar doğrudan dokulara zarar verir. Fakat inek koyun ve keçi gibi geviş getiren hayvanların ekstra bir midesi (Rumen/İşkembe) vardır. Bu midedeki bakteriler, bitkilerdeki zehirli sıvı yağların %97'sini parçalayarak onları güvenli, koruyucu doymuş yağlara çevirir. Bu nedenle inek sütü, bitkisel zehirlerden ve yaşlanmayı hızlandıran sıvı yağlardan arındırılmış, defalarca filtrelenmiş olağanüstü temiz bir gıdadır.

- Damar, böbrek ve beyindeki kireçlenmenin sebebi

Sütün en büyük şifası, içerdiği muazzam Kalsiyum/Fosfor oranıdır.Et, kuruyemiş veya fasulye yediğinizde vücudunuza yüksek miktarda Fosfor girer. Kalsiyum eksik kaldığında beyniniz panikler ve Paratiroid Hormonunu (PTH) salgılar. Yüksek PTH hormonu tam bir yıkım motorudur: Kandaki kalsiyumu dengelemek için kemiklerinizi eriterek kalsiyumu çeker. Kemikten çekilen bu kalsiyum kana karışır ve damarlarınıza, böbreklerinize ve beyninize çökerek kireçlenmeye (kalsifikasyona), kalp krizine ve yaşlanmaya neden olur.

- Süt içtiğinizde kemik erimesi durur

Ayrıca PTH hücrenin oksijen kullanımını durdurarak onu laktik asit üretmeye zorlar (ca metabolizması). Süt içtiğinizde ise yüksek kalsiyum doğrudan PTH hormonunu sıfırlar. Kemik erimesi durur, damarlardaki kireçlenme çözülür ve hücreler yeniden oksijen kullanarak yüksek enerji üretmeye başlar.

- Süt obeziteden korur

Anti-süt propagandası sütün kilo aldırdığını iddia etse de, klinik çalışmalar günde 1-2 litre düşük yağlı süt içenlerin obeziteden korunduğunu gösterir. Sütteki kalsiyum, hücrelerdeki "Yağ Asidi Sentaz" (yağ üreten) enzimini bloke eder. Eş zamanlı olarak mitokondrideki "Eşleşmeyi Ayıran Proteinleri" aktive eder. Bu proteinler, kalorilerin yağ olarak depolanmasını engeller ve onları doğrudan vücut ısısı olarak (hızla) yakılmaya zorlar. Süt, bedenin kalori yakma kapasitesini güvenli bir şekilde artıran nadir gıdalardandır.

- Süt, uykusuzluğu çözen en güçlü biyolojik formüldür.

Süt, adeta doğal bir sakinleştirici ve doku onarıcıdır.

Sütün içindeki doğal şeker olan Laktoz, sodyum ve kalsiyum ile birlikte kana yavaşça karışır. Gece yatmadan önce içilen şekerli/ballı süt, karaciğeri besleyerek gece yarısı ortaya çıkan tehlikeli Adrenalin ve Kortizol (stres) dalgalanmalarını durdurur. Uykusuzluğu çözen en güçlü biyolojik formüldür.

Sütteki kazein proteini iltihabı bastırır. Ayrıca süt, küçük miktarlarda tiroid hormonu ve progesteron + kalsiyum barındırır. Bu hormonlar hücreye "stres ve kıtlık bitti, güvendesin" mesajı verir.

- Süt asidik midir?

Sütün asidik zannedilmesinin sebebi, sütün içindeki kalsiyumun idrarla atıldığını görmeleri ve bunu "kemik erimesi" olarak yorumlamaları. Sindirildikten sonra vücutta asidik bir kalıntı bırakan yiyecekler süt değil; kas etleri, tahıllar, kuruyemişler ve baklagillerdir.

Bu söylenenler marketten alınan sütler için de geçerli midir?

Evet marketten alınan süt de olur. Hiç yoktan iyidir, aralarındaki mineral vitamin vb besin kayıpları aşırı değil. Zaten yüksek miktarda düzenli kullanınca anlam ifade etmez.

- Süt ve süt ürünleri tükettiğimde dermatit ve eklem ağrılarını nasıl engelleyebilirim?

UHT süt deneyebilirsin, taze sütte kalan bazı inek/ot bakterileri sizin floranızla uyuşmuyor olabilir; UHT süt tüm bu bakteriyel yükü sıfırlar. Peynir olarak; Parmigiano-Reggiano, Pecorino Romano veya kaliteli eski kaşar tüket. ++ çiğ havuc salatası tüketin günlük

Memurlar.Net - Özel