Bakan Tekin, İstanbul'da düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı
(OECD) Beceriler Zirvesi kapsamında OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile
bir araya geldi.
Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitim diplomasisini ve OECD ile ilişkileri
çok önemsediklerini, OECD'nin raporları ve tavsiyelerinin kendileri için her
zaman referans kaynağı olduğunu söyledi. Bakan Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim
yılında yaptıkları düzenlemeyle müfredatı beceri odaklı bir formata kavuşturduklarını
anlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2001 yılında AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin
eğitim öğretimde fiziki altyapıyla ilgili eksikliklerine dikkat çektiğini hatırlatan
Bakan Tekin, "Derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen
öğrenci sayısı... Bu sayılar çok yüksekti. Aradan geçen 20 yılı aşkın süre içinde
derslik sayısını 300 binlerden 750 binlere çıkardık. Öğretmen sayısını 500 binlerden
1 milyon 200 binlere çıkardık. Okullarımızın tamamında, 650 bin dersliğimizin
tamamında şu anda etkileşimli tahtalar var, dünyanın en büyük eğitim içerik
portallerinden birine erişim imkanı var." diye konuştu.
Tekin, Bakanlıkta 2013 yılından itibaren beş buçuk yıl müsteşarlık yaptığını
hatırlatarak bu süre içinde altyapıya dönük çalışmalara ilave olarak beceri
odaklı bir programa geçilmesi için çok ciddi bir çaba sarf ettiklerini ve geçen
yıl bunu temin ettiklerini ifade etti.
Finansal okuryazarlık konusunun, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki
dokuz okuryazarlık başlığından biri olduğuna işaret eden Tekin, bütün okullarda
finansal okuryazarlıkla ilgili süreçleri başlattıklarını, bu konunun şu anda
odak noktalarından biri olduğunu ifade etti.
"Birçok ülke, tecrübelerimizi transfer etmek için bizimle irtibata geçiyor"
Mesleki eğitimle ilgili çalışmalara da işaret eden Tekin, ülkelerin milli gelirleri
ile mesleki ve teknik eğitimde verilen beceri odaklı eğitim arasındaki korelasyonu
çok yakından takip etiklerini kaydetti. 2013'ten itibaren mesleki ve teknik
eğitimi hem nicel göstergeler itibarıyla tercih edilen bir alan haline dönüştürmeye
çalıştıklarını hem de Türkiye'nin bürokratik yapısı içinde önemli teşvikleri
bu alana yönelik uygulamaya başladıklarını anlatan Tekin, şu değerlendirmelerde
bulundu.
"Bütün bunları yaparken de işbaşı eğitimlerine, yani çocuklarımızın işletmelerde
mesleki alanla ilgili beceri eğitimlerine odaklandık. Şu an Türkiye'de, kendine
özgü değişik bir model uygulamaya girmiş oldu ve bu, kamuoyu tarafından da ciddi
şekilde beğenilmeye başlandı. Mesleki eğitim alan çocuklarımızın hem saha becerileri
hem de akademik eğitimleri paralel bir biçimde yürümüş oluyor. Birçok ülke Türkiye'nin
bu konudaki tecrübelerini transfer etmek üzere bizimle irtibata geçiyor. Biz
de bu konuda çok iş birliğine açık bir tutum sergiliyoruz."
Mesleki ve teknik eğitimin başlangıçta sağlıklı verilmesi ve hayat boyu devam
ettirilmesinin çok kritik bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "Biz
mesleki teknik eğitimin hem zorunlu eğitim çağında verilmesi için çaba sarf
ediyoruz hem de yaşam boyu öğrenme kapsamındaki modüllerimizi güncel gelişmelere
göre daha çekici ve daha cazip hale getirmek üzere çok devasa bir yükün altına
girdik." dedi.
Mesleki eğitimin çekici hale getirilmesi konusunun küresel bir problem olduğunu
kaydeden Tekin, bu konuda OECD gibi güçlü yapılarla birlikte çalışmanın tüm
ülkelere güç vereceğini söyledi.
Cormann: "Türkiye doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri"
OECD Genel Sekreteri Cormann da örgütün Türkiye ile olan etkileşimine büyük
değer verdiğini ifade etti. Özellikle eğitim politikası alınanda bu ilişkilerin
kendileri için önemli olduğunu söyleyen Cormann, "PISA sonuçlarının bize
söylediği şey, son on yılda Türkiye'nin doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki
ülkeden biri olduğudur. Bir sonraki PISA için gelen verilerin Türkiye'deki bu
olumlu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini görüyoruz." şeklinde konuştu.
Eğitimin verimliliği artırmanın ve dolayısıyla gelirleri ve yaşam standartlarını
iyileştirmenin en iyi yollarından biri olduğuna işaret eden Cormann, "Ancak
bu, olumlu değişimin etkisini göstermesinin uzun zaman aldığı bir politika alanıdır
fakat Türkiye'nin bir süredir olumlu bir yörüngede olduğunu görmek çok güzel."
dedi.
OECD Eğitim Direktörü Schleicher: "Mesleki eğitimde iş birliğimizi geliştirmek
istiyoruz"
Görüşmeye katılan OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher de eğitim alanındaki
başarılarından dolayı Bakan Tekin'i kutladı. Finansal okuryazarlık konusuna
özel bir önem verdiklerini ifade eden Schleicher, gençlerin matematiksel bilgilerini
finansal bir bağlamda ne kadar iyi uygulayabildiklerini değerlendirmek açısından
bunun önem taşıdığını söyledi. Schleicher, bu konunun Milli Eğitim Bakanlığı
ile OECD arasındaki iş birliklerinin iyi bir uzantısı olacağını dile getirdi.
Bugün "Küresel Mesleki ve Teknik Eğitim" girişimini başlatacaklarını
kaydeden Schleicher, "Ülkeleri mesleki eğitim etrafında bir araya getirdiğimiz,
küresel standartlar oluşturduğumuz, sistemleri birbirleriyle daha uyumlu hale
getirdiğimiz ve ortak bir dil yarattığımız bir girişim... Türkiye'nin bu alana
yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında, bunun iş birliğimizi genişletmek için
harika bir alan olacağını düşünüyorum." dedi.
Görüşmeye Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ve Bakanlık bürokratları
da katıldı.