Anasayfa

AYM: Farklı olgulara dayanan soruşturmada önceki KYOK engel değil

AYM, aynı olay hakkında önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip sonra farklı bir dosyayla mahkümiyet verilmesinin ilkeyi ihlal etmediğine hükmetti. Kararın detayları haberimizde.

Haber Giriş : 2026-07-16T11:21, Son Güncelleme 2026-07-16T11:24

Anayasa Mahkemesi, bir kişi hakkında aynı olay nedeniyle önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin ardından farklı bir soruşturma dosyası üzerinden dava açılıp mahkümiyet kararı verilmesinin, aynı fiilden dolayı iki kez yargılanma ve cezalandırılmama ilkesini ihlal edip etmediğini değerlendirdi. Mahkeme, somut olayda ilkenin ihlal edilmediğine karar verdi. Karar, 16 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

Başvurucu kimdir, olay nedir

Başvuru, Mehmet Ozan Özerdem tarafından yapıldı. Başvurucuyu Av. Murat Balcı temsil etti. Karar, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü tarafından 10 Şubat 2026 tarihinde oybirliğiyle verildi.

Başvurucu, Rusya'da faaliyet gösteren bir şirketin sahibi. Başvurucu ile A.P. adlı kişi Rusya'da birlikte ticari faaliyette bulunmuş, sonrasında A.P. Türkiye'ye dönmüş. A.P., Türkiye'ye döndükten sonra Konya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak başvurucunun kendisini tehdit ettiğini ileri sürmüş ve şikayetçi olmuş.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ilk kovuşturmaya yer olmadığına kararını neden verdi

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, bu şikayet üzerine müştekinin ifadesini almış ve başkaca bir soruşturma işlemi yapmaksızın, atılı suçların işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği gerekçesiyle 2 Kasım 2010 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş.

İzmir'deki ikinci soruşturma ve mahkümiyet süreci nasıl gelişti

Daha sonra müşteki A.P., İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek başvurucunun tehdit ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla yeniden şikayetçi olmuş. Bu şikayet farklı bir olgu grubuna dayanıyordu: A.P., Rusya'da polis karakolunda serbest kalabilmek için imzaladığı boş kağıdın başvurucu tarafından ele geçirilip borç taahhüdü olarak doldurulduğunu ve bu sahte belgeyle kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürmüştü.

Bu ikinci şikayet üzerine düzenlenen iddianameyle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Mahkeme, 6 Haziran 2016 tarihinde başvurucunun özel belgede sahtecilik ile dolandırıcılık suçlarını işlediğini sabit kabul ederek ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahküm edilmesine karar verdi. Yargıtay 11. Ceza Dairesi de 7 Şubat 2022 tarihinde kararı onadı.

Başvurucu aynı fiilden iki kez yargılandığını neden ileri sürdü

Başvurucu, aynı eylem hakkında daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair kesinleşmiş bir karar bulunmasına rağmen, yeni delil elde edilmeksizin başka bir soruşturma dosyası üzerinden iddianame düzenlenip mahküm edilmesinin, aynı fiil nedeniyle iki kez yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesini ihlal ettiğini ileri sürdü.

AYM aynı fiilden iki kez yargılanmama ilkesini nasıl değerlendirdi

Anayasa Mahkemesi, bu ilkenin Anayasa'da açıkça düzenlenmediğini, ancak hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak Anayasa'nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkının bir unsuru sayıldığını hatırlattı. Mahkemeye göre ilkeye aykırılıktan söz edilebilmesi için dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekiyor: ceza ile ilgili bir yargılama sürecinin bulunması, bu sürecin kesin veya kesinleşmiş bir mahkümiyet ya da beraat hükmüyle sonuçlanmış olması, aynı sürecin yeniden işletilmesi ve farklı yargılama süreçlerinin aynı fiile ilişkin olması.

Mahkeme, somut olayda ilk soruşturma dosyasında müşteki A.P.'nin ifadesinin alınması dışında soruşturmanın temelini oluşturan olgularla ilgili bir değerlendirme yapılmadığını tespit etti. İlk kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, A.P.'nin icra takibine yapacağı itiraz yoluyla mağduriyetini giderebileceği vurgulanarak verildiğini belirtti. Bu nedenle başvurucu hakkında, dava konusu olayın esasını değerlendiren, daha önce verilmiş kesin bir hüküm bulunmadığı sonucuna ulaştı.

AYM başvuruyu neden kabul edilemez buldu

Mahkeme, ilk soruşturma kapsamında isnadın esasıyla ilgili bir araştırma yapılmaması ve uyuşmazlığın temeline dair değerlendirme içermeyecek şekilde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesinin ihlal edilmediğine karar verdi. Bu iddia, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez bulundu.

Başvurucunun savunma hakkı, delillerin toplanmaması ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin diğer iddiaları da aynı gerekçeyle kabul edilemez bulundu. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına karar verildi.

Kararı görmek içi tıklayınız

Memurlar.Net - Özel