Gürcistan ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Çiftçi, suçla küresel mücadeleden okul güvenliğine kadar pek çok kritik konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Yeni eğitim-öğretim yılı için 7 bakanlığın katılımıyla imzalanacak protokol çerçevesinde 31 bin güvenlik personelinin okullarda görevlendirileceğini müjdeleyen Çiftçi; suç örgütlerinin yurt dışındaki üyelerinin iadesi, terörle mücadele süreci ve son 8 ayda 171 bini aşkın şüphelinin tespit edildiği siber suçlarla mücadele operasyonlarına ilişkin kararlılık mesajları verdi.
Çiftçi, açıklamasında şunları kaydetti;
Okulların açılmasına az bir zaman kaldı. Bununla ilgili biz İçişleri Bakanlığı olarak bizim de dahil olduğumuz toplam 7 bakanlıkla beraber bir protokol hazırlığındayız. Muhtemelen önümüzdeki hafta içerisinde sayın bakanlarımızla bir araya geleceğiz. Bunun içerisinde Milli Eğitim Bakanımız, Aile Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız da var. Adalet Bakanlığımız var. Onlarla bir protokol imza atacağız.
"Bahçe güvenlik elemanı personeli alacağız"
Amacımız şu: okullarımızı daha güvenli hale getirmek istiyoruz. Çocuklarımız evlerinden güvenle çıksınlar, okula güvenle gelsinler. Okulda bulundukları süre içerisinde herhangi bir fiziksel veya psikolojik şiddete uğramasınlar. Okuldan çıktıktan sonra da yine aynı şekilde güvenli şekilde evlerine ulaşsınlar. Bununla ilgili geçtiğimiz günlerde, basından takip etmiş olmalısınız. Mesela Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız bize 31 bin bahçe güvenlik kadrosu verdi. Bahçe güvenlik elemanı personeli alacağız. Onları okullarda görevlendireceğiz. Okulun bahçe güvenliğinin sağlanması noktasında bu sene içerisinde bekçilerin ve polislerin yerinde daha çok onları kullanmış olacağız.
"Birinci ve ikinci dereceden riskli okullara polis veriyoruz"
Bu bizim aldığımız tedbirler. Bunun dışında yine İçişleri Bakanlığı olarak birinci ve ikinci dereceden riskli okullarımız var. Biz valilik döneminde de her okulun başladığında birinci dönem ve ikinci dönem okul güvenlik toplantıları yaparız. Şimdi valilerimiz onu her ay yapıyorlar. Kaymakamlarımız da. Burada birinci ve ikinci dereceden riskli okullara zaten polis veriyoruz. Üçüncü ve dördüncü dereceden riskli olan okullarda da okul ihtiyat görevlilerimiz var polislerimiz de. Milli Eğitim Bakanlığımız okullardaki güvenliği arttırıyor. Onlar kendi açılarından arttırıyorlar. Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız onlar yine arttırıyor. Sağlık Bakanlığımız tedbirler alıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığımız, belediyelerimiz bununla ilgili değişik çocukları meşgul edecek, onları okul sonrasındaki zamanlarını internet kafelerde, farklı yerlerde boş işlerle geçirmemeleri için tedbirler geliştiriyorlar.
Dolayısıyla 7 bakanlık kendi görev alanına giren konularda tedbirler alıyorlar ve bundan sonra sistemde herhangi bir açık bırakmamayı hedefliyoruz. Mesela herhangi bir çocuk eğer psikolojik açıdan sıkıntılı tedavi olması gerekiyorsa onu okul tespit ettiyse mutlaka sağlık teşkilatının bundan haberi olacak. Sağlık teşkilatına yönlendirildi. Bundan mutlaka polisin, jandarmanın haberi olacak. Güvenlik kuvvetlerinin de haberi olacak ki sistemde herhangi bir aksama olmasın. Bundan sonra Maraş'ta, Urfa'da olduğu gibi üzücü hadiseler yaşamayalım. Daha topyekun bir planlamayla, tedbirlerle bu sene okulları açmayı, eğitim öğretimi sürdürmeyi planlıyoruz.
Terörsüz Türkiye: Sahayı dikkatli bir şekilde izliyoruz
Terörle Mücadele Türkiye malum 2 senedir Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında, Sayın Devlet Bahçeli'nin de bu sürece kıymetli destekleriyle, katkılarıyla beraber hamdolsun çerçeve kanunun da Meclis'ten geçmesiyle bir aşamaya geldi. Bugüne kadar süreç çok güzel işledi. Herhangi bir yol kazasına uğramadı. Biz İçişleri Bakanlığı olarak bundan sonra da sürecin akamete uğramaması için tam başarıya ulaşması için sahayı dikkatli bir şekilde izliyoruz.
Aslında İçişleri Bakanlığı olarak, devletin diğer kurumları olarak süreci yakından takip ediyoruz. Hiçbir şekilde provokasyonlara ve sabotaja da izin vermeyeceğiz. Aklından bu tür düşünceler geçirenler varsa bu yanlış yoldan dönmelerini de tavsiye ediyorum. Biz sürecin takipçisiyiz. Zaten Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığında oluşturulan takip kurulu da koordinasyon kurulu da bunları yakından takip ediyor. Her türlü önlemi alıyoruz.
Gürcistan'daki suçluların iadesi
Bugüne kadar Gürcistan ile toplamda 866 kişinin iadesini ve sınır dışı işlemlerini sadece şu 7 aylık dönem içerisinde gerçekleştirmiştik. Bu bizim için önemli bir rakam. Bu ziyaretten sonra bunların daha da artacağını, daha da fazlalaşacağını düşünüyoruz.
Daltonlar suç örgütü üyelerinin iadesi
Gürcistan makamlarıyla bizim polis teşkilatımız ortak bir operasyona imza attı ve bunun neticesinde bizim kırmızı bültenle aradığımız 22 kişinin yakalaması yapıldı ve bu 22 kişinin 11'ini Gürcistan makamları bize iade ettiler. 11'ini de burada işledikleri suçlardan dolayı şu anda cezaevindeler. Onları içeriye attılar. Cezalarını çektikten sonra onların da iadesini sağlayacaklar.
Suçlulara ve onlara destek veren ülkelere mesaj
Biz burada şunu murat ediyoruz Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı olarak ülkemizde suç işleyip yurt dışına kaçan kişiler, suçlular, başka yerlere kaçmakla bizim elimizden kurtulamayacaklar. Dünyanın neresine giderse gitsinler, hangi ülkesine kaçarlarsa kaçsınlar takip edeceğiz. Bu tür ziyaretlerle peşlerini bırakmayacağız, ikili ilişkileri geliştireceğiz ve onları yakalayıp Türk adaletine teslim edeceğiz. Bu ziyaretin en büyük amaçlarından birisi buydu.
Ben bunun da maksadın hasıl olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra inşallah sadece Gürcistan'la değil, diğer ülkelerle de ilişkilerimizi arttıracağız. Bundan sonra Yunanistan'la, Almanya'yla, İtalya'yla ve diğer suçluların kaçtığı memleketlerle de benzer ziyaretleri gerçekleştirip oradaki suçluların iadesini isteyeceğiz. Bizim anlayışımız, düşüncemiz; hiçbir ülke başka bir ülkenin güvenliğini ilgilendiren konuda güvenli bahçe olmamalı.
"Türkiye huzurluysa komşuları da huzurludur"
Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak kendi ülkemizin güvenliğini de diğer ülkelerin güvenliğinden ayrı görmüyoruz, bağımsız görmüyoruz. Eğer Türkiye huzurluysa komşuları da huzurludur, bölge huzurludur. Eğer Gürcistan huzurluysa Türkiye Cumhuriyeti de huzurludur. Onun için kendi güvenliğimizi bölge güvenliğiyle, huzuruyla da eşdeğer olarak görüyoruz. Bu manada bu ilişkilerimizin, bu ziyaretlerimizin böyle bir amacı da var. İlişkileri geliştirme, huzura katkı sağlama. Çünkü Gürcistan bizim stratejik ortağımız. Dolayısıyla Türkiye'de suç işleyen birisi Gürcistan'a kaçmakla, Almanya'ya kaçmakla, İtalya'ya kaçmakla veya dünyanın başka bir ülkesine kaçmakla elimizden kurtulamayacağını bu vesileyle göstermiş olduk. Zaten iadeler de onu gösteriyor.
Bu sene Türkiye'de biz 545 organize suç örgütüne yönelik 1524 operasyon yaptık. Bunun neticesinde 6620 kişinin tutuklanmasını sağladık. Tabi bunların bir kısmı da işte bu suçlular ülkelerine kaçıyorlar. Yani adaletlerinden kurtulmak için, hesap vermekten kurtulmak için. Biz de İçişleri Bakanlığı olarak onlar kaçtıkları yere kadar kovuyoruz. Dolayısıyla bundan sonra da bu çabalarımızı arttırarak devam ettiririz. Zaten bu suçlularla ilgili diyelim ki yeni nesil suç örgütleriyle ilgili onların elebaşları veya üyeleriyle ilgili, siber suçlarla ilgili, dolandırıcılarla ilgili, asayiş suçu işlemiş yurt dışına kaçmış, düzensiz göçmen kaçakçıları, organizatörleri... Bunlarla ilgili Interpol Europol Daire Başkanlığımız kırmızı bülten çıkartıyor. Peyderpey diğer ülkelerde de bu iadeler gerçekleşiyor. Bu yılın 7 ayında, bugüne kadar toplamda 629 kişinin ülkemize iadesi gerçekleşti. Elimizdeki resmi rakamlar böyle. Ben yıl sonuna doğru bu rakamın 2 katına ulaşacağını düşünüyorum. Çünkü peşlerini bırakmadık. Takibi devam ettireceğiz, presi devam ettireceğiz ve bunları ülkemize getirip adalete teslim edeceğiz.
"Kaçmakla ellerimizden kurtulamayacaklar"
Şimdi, bu organize yeni nesil organize suç örgütleri diyoruz veya siber dolandırıcılar diyoruz. Asayiş suçlarını işleyenler var. İş yerini kurşunlayanlar var, evleri kurşunlayanlar var. Vatandaşımızın huzuruna kastedenler var. Tabii bunlar Türkiye'de suç işleyebilirler. Ardından yurt dışına da kaçabilirler. Ama kaçmakla kurtulacaklarını da düşünmesinler. Ben bu görevde olduğum müddetçe arkadaşlarımla beraber Emniyet Genel Müdürümüzle, Jandarma Genel Komutanımızla, diğer arkadaşlarımızla beraber kaçtıkları bütün ülkeleri ziyaret edeceğiz. İçişleri bakanlarıyla temaslarımızı arttıracağız ve onları yakalayıp Türkiye'de adalete teslim etmekte kararlıyız. Kaçmakla dediğim gibi ellerimizden kurtulamayacaklar. Onları mutlaka adaletin önüne çıkartacağız. Yaptıklarının hesabını yüce Türk adaletinin önünde vermelerini sağlayacağız.
"Siber alemde de suçluların peşini bırakmıyoruz"
Bu mücadelenin bir ayağı da siber suçlarla mücadele konusu oluşturuyor. Bu sene 1 Ocak- 20 Ağustos 2026 tarihlerinde, yani şu 8 aylık dönem içerisinde toplam 171 bin 656 suç unsuru tespit ettiğimiz şahıs ve kişi var. Bu geçtiğimiz yıl aynı dönem zarfında 117 bin civarındaydı. Yani neredeyse bunun da 2 katına ulaştırmışız. Bunun neticesiyle işte gözaltına aldığımız, tutukladığımız, adli kontrol kaydıyla serbest bıraktığımız kişiler var. Şu anda suçlar artık daha çok siber alemde işlenmeye başlandı. Her ne kadar siber alemde işlense de mağdur gerçek. Dolandırılan kişi gerçek. Dolayısıyla nasıl Türkiye'de sokaklarda devriye atıyorsak asayiş suçlarıyla, narkotik suçlarıyla, diğer suçlar başlığı altında mücadele ediyorsak siber alemde de bu mücadelemizi devam ettiriyoruz. Orada da peşlerini bırakmıyoruz. Biz İçişleri Bakanlığı olarak suçun her türlüsüyle, her platformda mücadele etmeye devam ediyoruz.