Araştırma görevlisi olarak geçirdiği süreler, 657 sayılı Kanunun 64'üncü maddesinde öngörülen sekiz yıllık sürenin hesabında Değerlendirilir mi?
Araştırma görevlisi olarak geçirdiği sürelerin 657 sayılı Kanunun 64'üncü maddesinde öngörülen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilip değerlendiremeyeceğine dair Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 19/08/2026 tarih ve 2026/16164-S.26.22006 sayılı kararı
Araştırma görevlisi olarak geçirdiği sürelerin 657 sayılı Kanunun 64'üncü maddesinde öngörülen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilmesi talebi hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 19/08/2026 tarih ve 2026/16164-S.26.22006 sayılı kararında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 2017 yılında başladığı memuriyet görevine 2023 yılından itibaren Yozgat Şehir Hastanesinde devam ettiğini, 657 sayılı Kanun'un 64'üncü maddesi uyarınca son sekiz yıl içinde disiplin cezası almaması sebebiyle ilave bir kademe ilerlemesi uygulanması talebiyle yaptığı başvuruların, üniversitede araştırma görevlisi olarak geçen sürelerin bu hesaplamaya dahil edilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini belirterek; söz konusu sürenin sekiz yıllık hizmet süresine dahil edilmesi gerektiğine dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03.05.2023 tarihli ve sayılı aykırılığın giderilmesi kararı ile Kamu Denetçiliği Kurumunun 18.11.2025 tarihli emsal tavsiye kararı doğrultusunda, hukuka aykırı bulunan ret işleminin iptal edilerek hakkı olan kademe artışının yapılması ve hak ediş tarihinden itibaren oluşan tüm mali kayıplarının giderilmesini talep etmektedir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran özetle; üniversitede araştırma görevlisi olarak geçen sürelerin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde öngörülen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilerek kademe ilerlemesinin yapılmasını ve mali kayıplarının telafisini talep etmektedir.
9. İdare ise cevabi yazısında; (mülga) Devlet Personel Başkanlığının görüş yazıları kapsamında, 2914 sayılı Kanuna tabi Araştırma Görevlisi olarak geçen hizmet sürelerinin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası kapsamında dikkate alınarak işlem tesis edilmesinin mümkün bulunmadığını belirtmiştir.
10. Anayasa'nın 128'inci maddesinde; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri ile hak ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri dahil diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Kamu görevlilerinin hukuki durumlarının ve özlük haklarının kanunla belirlenmesi statü hukukunun bir gereğidir. Nitekim 657 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde de Devlet memurlarının ilerleme ve yükselmelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği öngörülmüştür. Bu doğrultuda, kamu görevlilerinin kademe ilerlemesi gibi özlük haklarına ilişkin değerlendirmelerin, kanunun amacına, statü hukukunun ilkelerine ve yargı içtihatlarına uygun olarak yapılması idare için kanuni bir zorunluluktur.
11. Bu kapsamda, idarelerin statü hukukundan doğan yetkilerini kullanırken kanun hükümlerini güncel yargı içtihatları ışığında uygulaması gerekmektedir. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Esas No: 2023/5, Karar No: 2023/24 sayılı Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkında Kararında; ".kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirileceği öngörülen 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde geçirilen sürelerin sürekli ve başarılı hizmet gösteren memurlar için disipline uygun davranışın ödülü niteliğinde olan, bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olmakla asli olarak edinilebilen ilerlemenin yanında fer'i bir kazanım öngören ve uyuşmazlıkta uygulanan norm olan "son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır." hükmü bakımından da dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Başvuruların idarece reddinin diğer bir gerekçesi olan "mevzuatında disiplin hükümlerinin bulunmaması" hususu ise davacıların, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde çalıştıkları dönemde tabi oldukları Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6 ncı maddesinin -Danıştay Onikinci Dairesinin 10.12.2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiş olsa da sözleşmeli statüde görevli oldukları dönemde davacılar hakkında idarece uygulanan- (ç) bendi gereği, hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymama halinin tekrarlanması sözleşmelerinin feshi sonucunu doğurduğundan, bu halin tespitinde idare tarafından yazılı olarak uyarılmalarının gerekmesi ve ayrıca idarenin düzenliliği ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, diğer kamu görevlileri kapsamında yer alan sözleşmeli statüde bulunanların da Devlet memurları gibi disipline aykırı fiil veya davranışlarının idarece tespit ediliyor ve
kayda alınıyor olması sebebiyle, uygulanan normda belirtilen disipline ilişkin hususun bu çerçevede değerlendirilerek başvuruların sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından dayanaksız bulunmuştur.
Bu durumda, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde çalışmakta iken aynı Kanunun 4/A maddesi kapsamında kadrolu Devlet memuru olarak atananların, 657 sayılı Kanunun 36 ncı ve Geçici 41 inci maddeleri uyarınca sözleşmeli personel olarak geçirdikleri hizmet sürelerinin, kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin belirlenmesi bakımından, anılan Kanunun 64 üncü maddesi hükümlerinin haklarında uygulanması gerektiğinden ve anılan sürelerde disipline aykırı fiil veya davranışları varsa idarece tespit edildiği ve kayda alındığı dikkate alındığında, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin
dördüncü fıkrası hükmündeki disipline ilişkin şartın bu çerçevede ilgilendirilerek haklarında idarece işlem tesisi mümkün olduğundan, taleplerinin bu şekilde değerlendirilerek sonuçlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde açıklanan nedenlerle; Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, dava konusu işlemin iptali yolundaki Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 12/04/2022 tarih ve E:2022/379, K:2022/701 sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine" karar verildiği tespit edilmiştir.
12. Yukarıda yer alan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararında da vurgulandığı üzere, statüsü ne olursa olsun kamu hizmeti yürütenlerin fiilleri idarece kayıt altına alındığından, disiplin cezası almadan geçirilen bu sürelerin 657 sayılı Kanun'un 64'üncü maddesindeki sekiz yıllık hesaba dahil edilmesi
gerekmektedir. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; başvuranın üniversitede araştırma görevlisi olarak çalıştığı dönemde kadrosuyla ilişiğinin kesintisiz devam ettiği ve yürüttüğü görevin kamu hizmeti niteliğinde olduğu görülmektedir. Ayrıca 2914 sayılı Kanun'un 20'nci maddesinde yer alan atıf uyarınca araştırma görevlilerinin disiplin rejiminden muaf olmadığı da açık olup, söz konusu sürenin sekiz yıllık hesabına dahil edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
13. Bununla beraber, İdarenin kararına dayanak yaptığı Devlet Personel Başkanlığı görüşü 2014 yılına ait olup mezkür Başkanlık 2018 yılında kapatılmıştır. Aradan geçen zaman zarfında hem mevzuat değişiklikleri yaşanmış hem de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03.05.2023 tarihli kararıyla konuya ilişkin yargı içtihadı netlik kazanmıştır. Kapatılmış bir kurumun yıllar öncesine dayanan ve güncel yargı kararlarıyla açıkça çelişen eski bir görüşüne dayanarak işlem tesis etmek, iyi yönetim ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. İdarelerden beklenen; güncel hukuki gelişmelere ve yargı kararlarına uygun hareket etmeleridir. Güncelliğini yitirmiş görüşlerde ısrar edilmesi ise kamu çalışanlarının mağduriyetine ve hak kaybına yol açmaktadır. Bu itibarla da, başvuranın araştırma görevlisi olarak geçirdiği sürelerin, lehe yorum ilkesi uyarınca 657 sayılı Kanun'un 64'üncü maddesindeki sekiz yıllık sürenin hesabında dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
14. Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; idarece her ne kadar mülga Devlet Personel Başkanlığının görüş yazısı gerekçe gösterilerek talep reddedilmişse de, yukarıda yer verilen Danıştay İDDK'nın bağlayıcı nitelikteki emsal kararı ve Kurumumuzun istikrar kazanmış uygulamaları
doğrultusunda, başvuranın araştırma görevlisi olarak geçirdiği hizmet sürelerinin 657 sayılı Kanun'un 64'üncü maddesi kapsamında 8 yıllık sürenin hesabında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
VII. KARAR
-Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
-Başvuranın araştırma görevlisi olarak geçirdiği hizmet sürelerinin 657 sayılı Kanun'un 64'üncü maddesindeki sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilmesi ve bu işlem nedeniyle geriye dönük oluşan tüm özlük ve mali hak kayıplarının giderilmesi hususunda YOZGAT VALİLİĞİNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
-6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ilgili İdare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
-Kararın BAŞVURANA ve YOZGAT VALİLİĞİNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Bu bilgiler haricinde hukuki gerekçeler ve mevzuat yönünden konuyu detaylı olarak inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 19/08/2026 tarih ve 2026/16164-S.26.22006 sayılı kararını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
Ahmet KANDEMİR