Milli Eğitim Bakanlığı denetimindeki özel öğretim kurumlarında yıllarca fiilen öğretmenlik yaptığını belirten bir başvuran, bu sürelerin "uzman öğretici" unvanıyla geçtiği gerekçesiyle aday öğretmenlik muafiyetinde değerlendirilmediğini öne sürerek Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurdu. Kurum, 1 Eylül 2026 tarihli kararıyla başvuruyu reddetti ve Milli Eğitim Bakanlığının uygulamasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığını tespit etti.
Özel okulda Uzman öğretici olarak geçirilen süreler aday öğretmenlik muafiyetinde dikkate alınır mı?
Başvuru dosyasına göre, başvuran özel öğretim kurumlarında yaklaşık 10 yıl 9 ay 14 gün fiilen öğretmenlik yaptığını, ancak bu hizmetlerinin "uzman öğretici" unvanıyla geçmesi nedeniyle aday öğretmenlik muafiyetinde dikkate alınmadığını belirtti. Başvuran, söz konusu sürelerin öğretmenlikte geçen hizmet süresi olarak kabul edilmesini ve öğretmen adaylığının kaldırılmasını talep etti.
Bakanlık: Hizmet süresi sadece 6 ay 22 gün
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, Kurum'a gönderdiği cevabi yazıda başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığını, Bakanlıkta kadrolu/sözleşmeli öğretmen olarak fiilen geçen ve emekliliğe esas hizmet süresinin 10.08.2026 tarihi itibarıyla 6 ay 22 gün olduğunu bildirdi.
Bakanlık ayrıca, başvuranın özel öğretim kurumlarında "uzman öğretici" unvanıyla geçen hizmet süresinin adaylığın kaldırılmasında değerlendirilemeyeceğinin Milli Eğitim Akademisi Başkanlığının 05.05.2026 tarihli yazısıyla bildirildiğini aktardı.
Hizmet değerlemede kritik ayrım: Lisans mezuniyet tarihi
Kararın gerekçesinde belirleyici unsur, başvuranın lisans eğitimini tamamladığı tarih oldu. 21.12.2024 tarihli ve 32759 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Yönetmeliği'nin 12. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi şu hükmü içeriyor:
"Özel öğretim kurumlarında yönetici, öğretmen ya da en az lisans düzeyinde mezun olup uzman öğretici ünvanlarında geçen hizmet süreleri . dahil edilir."
Bakanlık, başvuranın lisans eğitimini 04.03.2020 tarihinde tamamladığını tespit etti. Bu nedenle, anılan tarihten önce "uzman öğretici" unvanında geçen hizmet sürelerinin kariyer basamakları hesabına dahil edilemeyeceği değerlendirildi - çünkü yönetmelik, bu sürelerin sayılabilmesi için ilgilinin hizmeti verirken en az lisans düzeyinde mezun olmasını şart koşuyor.
Adaylık muafiyeti neden uygulanmadı?
Kurum kararında, aday öğretmen yetiştirme sürecinden muafiyete ilişkin düzenlemenin de ayrıca değerlendirildiği belirtildi. Mevzuata göre, özel öğretim kurumlarında görev yapmakta iken öğretmenlik mesleğinde adaylığı kaldırılmış olanlar bu süreçten muaf tutulabiliyor. Ancak başvuranın adaylığının "öğretmen" unvanında değil, "aday uzman öğretici" unvanında kaldırıldığı tespit edildi. Kurum, bu nedenle başvuranın muafiyetten yararlanmak için aranan şartı taşımadığını değerlendirdi.
Kurum'un nihai değerlendirmesi ve karar
Kamu Denetçisi Şerif Yılmaz'ın incelemesi sonucunda Ret Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi'ne sunuldu. Kararda şu tespitlere yer verildi:
"Aday öğretmen yetiştirme sürecinden muafiyet ile uzman öğretmenlik için gerekli hizmet süresinin hesabında dikkate alınacak şartların mevzuatta açıkça belirlendiği, başvuranın özel öğretim kurumlarındaki adaylığının öğretmen unvanında değil aday uzman öğretici unvanında kaldırıldığı, mevzuata göre lisans mezuniyetinden önce uzman öğretici unvanıyla geçen hizmet sürelerinin ise kariyer basamakları hesabına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından, başvuranın söz konusu hizmetlerinin adaylık muafiyeti ve uzman öğretmenlik hizmet süresi kapsamında değerlendirilmemesine ilişkin idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir."
Kurum, idarenin iyi yönetim ilkelerine aykırı davrandığına ilişkin de bir hususa rastlanmadığını belirtti. Karar, Mehmet Akarca imzasıyla Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından onaylandı ve başvurana ile Milli Eğitim Bakanlığına tebliğ edilmek üzere gönderildi.
Kararda, ilgilinin idarenin işlemine karşı yargı yoluna başvurma hakkının saklı olduğu, dava açma süresinden kalan sürenin tebliğ tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği de hatırlatıldı.