Sayıştay Başkanlığı'nın TBMM'ye sunduğu Milli Eğitim Bakanlığı 2025 Yılı Denetim Raporu'na göre, Bakanlığın taşra teşkilatında görev yapıp asaleten atanma şartlarını (sınav hakkı dahil) taşımadığı halde vekaleten atanan bazı memurlara, mevzuata aykırı biçimde vekalet aylığı, zam-tazminat farkı ve ek ödeme farkı ödendiği tespit edildi. Sayıştay, bu görevlendirmelerin usulüne uygun onayla yapılmadığını ve yetkili amir tarafından verilmediğini de belirledi.
Memurlar.net'in yaptığı incelemeye göre, Raporda bu bulguya ek olarak, bazı özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinin açılışından itibaren bir yıl içinde yapılması gereken ilk denetimlerinin zamanında gerçekleştirilmediği, ayrıca bazı okullarda okul aile birliklerince kiraya verilen kantinlerin elektrik ve su giderlerinin kiracı yerine genel bütçeden karşılandığı tespit edildi. Sayıştay, her üç bulguda da usulüne uygun uygulanmayan mevzuatın kamu kaynağının yersiz kullanımına yol açtığını vurguladı.
Vekalet ücretinde hangi şartlar aranıyor
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar'ın 9'uncu maddesine göre, bir göreve vekalet eden memura zam-tazminat farkı ödenebilmesi için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekiyor: görevlendirmenin 657 sayılı Kanun'un 86'ncı maddesine dayanması ve bu hususun onayda açıkça belirtilmesi, vekaletin asıl atamaya yetkili amir tarafından verilmesi ve vekalet edecek kişinin asaleten atanmada aranan tüm şartları (sınava girebilme hakkı dahil) bir arada taşıması. Bu şartlardan biri eksikse görevlendirme hukuken "vekalet" değil "tedviren görevlendirme" sayılıyor ve bu durumda kişi görevi fiilen yürütse dahi zam-tazminat farkından yararlanamıyor.
Sayıştay'ın incelemesinde, taşra birimlerinde vekaleten atanan bazı memurların bu şartları taşımadığı, görevlendirmelerin 657 sayılı Kanun'un 86'ncı maddesine dayandırılmadığı veya bu hususun onaylarda belirtilmediği, ayrıca vekalet görevlerinin asıl atamaya yetkili amirler tarafından verilmediği tespit edildi. Buna rağmen bu kişilere vekalet aylığı, zam-tazminat farkı ve ek ödeme farkı ödenmeye devam edildi.
Bakanlık, konuya ilişkin cevabında Personel Genel Müdürlüğü'nce mevzuata uygun işlem tesis edilmesi için ilgili idarelere gerekli talimatların verildiğini bildirdi. Sayıştay ise bu tür ödemelerin yalnızca mevzuatta öngörülen şartları eksiksiz taşıyan personele yapılması gerektiğini vurguladı.
Özel meslek liselerinin ilk denetimi eksik kaldı
Raporun ikinci bulgusunda, organize sanayi bölgeleri içinde veya dışında açılan bazı özel mesleki teknik Anadolu liselerinin, kurum açma izni ve işyeri açma ruhsatı aldıkları tarihten itibaren mevzuatın öngördüğü bir yıllık süre içinde denetlenmediği belirlendi. Bu okullar, 5580 sayılı Kanun kapsamında Bakanlık bütçesinden öğrenci başına eğitim ve öğretim desteği alıyor. Sayıştay, ilk denetimin zamanında yapılmamasının, kamu kaynağıyla desteklenen bu kurumların fiziki, idari ve eğitim şartlarının mevzuata uygunluğunun kontrolünü geciktirdiğini vurguladı. Bakanlık, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nce konuya ilişkin çalışmaların başlatıldığını bildirdi.
Okul kantinlerinin faturası genel bütçeden ödenmiş
Üçüncü bulguya göre, okul aile birlikleri tarafından kiraya verilen bazı okul kantinlerinin elektrik ve su bedelleri, okulun kendi sayacından ayrıştırılamadığı için kiracı yerine genel bütçeden ödendi. Mevzuata göre bu tür yerlerin tesisatının bağımsız hale getirilmesi, bu mümkün değilse süzme sayaç takılması veya sarfiyat oranına göre bir bedel tespit edilip kiracıdan tahsil edilmesi gerekiyor. Sayıştay, tespit edilen bu uygulamanın Bakanlık bütçesi üzerinde gereksiz bir yük oluşturduğunu belirtti. Bakanlık, tüm okullara bu uygulamaya son verilmesi yönünde talimat gönderildiğini bildirdi.
Bu bulgular, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2025 yılı mali tablolarına verilen genel denetim görüşünü etkilemedi; Sayıştay, Bakanlığın mali tablolarının bütün olarak "doğru ve güvenilir bilgi içerdiği" kanaatine vardı.
Sayıştay'ın, Milli Eğitim Bakanlığına yönelik raporu için tıklayınız.