Sosyal medyada "Ankara Abisi" adıyla tanınan ve Ankara Abisi İyilik Derneğinin kurucusu Yasin Oyanık hakkındaki gözaltı iddiası, ortaya atılmasının üzerinden 4 gün geçmesine rağmen netlik kazanmadı. Oyanık'ın Uşak'ta yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alındığı ileri sürülüyor. Emniyet, jandarma ya da adli makamlardan 13 Ekim 2026 sabahı itibarıyla iddiayı doğrulayan veya yalanlayan bir açıklama yapılmadı. Oyanık'ın yakın çevresinden gelen birbiriyle çelişen ifadeler ise soru işaretlerini artırdı.
Ankara Abisi Yasin Oyanık kimdir?
Yasin Oyanık, Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesinde (AŞTİ) güvenlik görevlisi olarak çalıştığı dönemde terminal çevresindeki evsizlere gece vardiyalarında çorba dağıtarak yardım faaliyetlerine başladı. Zamanla gıda ve kıyafetin yanı sıra nakit yardımları da yapmaya başlayan Oyanık, bu çalışmaları sosyal medyada paylaşarak geniş bir takipçi kitlesine ulaştı.
Bireysel olarak başlayan faaliyetler, Ocak 2021'de kurulan Ankara Abisi İyilik Derneği çatısı altında sürdürüldü. Derneğin kendi internet sitesinde paylaştığı verilere göre aylık ortalama nakdi yardım 870 bin lirayı aşıyor, yılda ortalama 450 öğrenciye burs veriliyor ve gönüllü sayısı 600'ün üzerinde bulunuyor. Bu rakamlar derneğin kendi beyanı olup bağımsız bir denetimle doğrulanmış değil.
Gözaltı iddiası nasıl ortaya çıktı?
Oyanık'ın gözaltına alındığına ilişkin paylaşımlar 9 Ekim 2026'da sosyal medyada yayılmaya başladı.
İleri sürülen iddialara göre Oyanık, Uşak merkezli bir soruşturmada yasa dışı para trafiği ve suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama şüphesiyle jandarma ekiplerince gözaltına alındı. İlk aşamada Ankara Abisi adına açılan bir hayran sayfası, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak paylaşımları iftira olarak nitelendirdi.
Cem Özkök ne açıklama yaptı?
Oyanık'la birlikte yardım faaliyetleri yürüten ve "İstanbul Ablası" olarak tanınan Su Kulaçatan, ilk açıklamasında herhangi bir resmi açıklama olmadığını belirtirken Oyanık'ın gözaltında olduğunun doğru olduğunu söyledi. Kulaçatan, daha sonraki açıklamasında ise gözaltı bilgisine doğrudan ulaşmadığını, söylediklerinin kendi tahmini olduğunu ifade ederek önceki sözlerini düzeltti.
Oyanık'la yardım çalışmalarında yer alan bir diğer isim Cem Özkök de 11 Ekim'de bir paylaşım yaptı. Özkök, Oyanık ve avukatının bizzat talebi doğrultusunda şu aşamada konuyla ilgili hiçbir açıklama yapmamalarının istendiğini duyurdu. Özkök'ün açıklaması, Oyanık'ın avukat aracılığıyla bir hukuki süreç yürüttüğü yorumlarına neden oldu.
CEM ÖZKÖK'TEN YENİ AÇIKLAMA
İddiaların odağındaki Cem Özkök'ten açıklama geldi. Hakkındaki iddialar nedeniyle gözlerin çevrildiği Özkök, 5,8 milyon takipçisinin bulunduğu sosyal medya hesabından paylaşım yaparak sessizliğini bozdu.
Özkök şu ifadeleri kullandı;
-Öncelikle Yasin'den hala henüz bir haber yok soranlar için. Sürekli takibimde. Dün açıkladığım gibi "kendi isteği üzerine" konuşma yetkimiz yok. sadece avukatı ve kendisinden açıklama bekliyoruz bizler de siz gibi.. dua etmeye devam. Bir şey paylaşmadın diyenlere de, daha doğrusu beni gerçekten anlayanlara da hep olduğu gibi yazmak istedim...
-Burası bazen beni yoruyor, evet. Kabuğuma çekiliyorum. Kendimi öyle iyileştiriyorum. Herkesin yası, herkesin kendini ifade etmesi farklıdır. Kimi yüksek sesle ortalıklarda haykırarak yapar kimi içine döner kimi sükunetle paylaşır...
-Ama herkes aynı olamaz. Şu zor günlerde bile herkes birbirine düştü, hakaretler, küfürler havalarda uçuşuyor. Şaşkınlık içinde izliyorum... hiçbir zaman bu kaosların içinde olmadım. Öyle bir yapım yok zaten. Ben hep tek başıma Rabbimin yardımıyla ayağa kalktım düştüğüm yerden
-Böyle zamanlarda bir kez daha anlıyorum ki ben boşuna her şeyi geride bırakıp köye gelmemişim. Sessizlik, herkesten uzaklaşmak, kendi başıma kalmak, Rabbime sığınmak, teslimiyet ve tevekkül içinde biraz dünyadan uzaklaşmak iyi geliyor. İnsan bazen ne yaparsa yapsın konuşuluyor. Tanınmanın en kötü yanı sanırım işte görüyorsunuz... milyonlarca farklı bakış açısı, iyi insan, kötü insan...
-Bir adım atıyorsun başka yere çekiliyor, susuyorsun başka türlü yorumlanıyor, konuşuyorsun başka türlü, örnek oluyorsun başka türlü. Herkes kendi penceresinden bir şey söylüyor.
-Eskiden olsa bunların hepsine çok üzülür, belki günlerce kafama takardım. Şimdi ise çok şükür, teslimiyetin insana nasıl büyük bir güç verdiğini öğreniyorum. İşte o yüzden bazen sadece kendi kabuğuma çekilip dinlenmek istiyorum.
-Ne yazık ki arınmaya çalışsam da hala daha şu olaylarda bile "eskiden böyle değildi", "geçmişte şöyleydi" gibi vebal alan binlerce toksik insan içinde var olmaya iyi kalmaya çalışıyorum. Bu herkesin kaldıracağı bir şey değil inanın.
-Allah'ım o sabrı, teslimiyeti ve gücü verdi, veriyor şükürler olsun. Allah'a havale etmek en büyük gücüm.. ben çok sırtımdan bıçaklandım yedim hayatta şu yaşa kadar... dostlarım, ortağım, iş yaptıklarım... iyi niyetimi kullanan öyle çok oldu ki.. öyle üzüldüm öyle maddi manevi kayıplar yaşadım ki. Hepsi bir sınavdı.
-O yüzden daha güçlüyüm artık. Kimsenin de bunu aşağı çekmesine izin vermiyorum. Sınırları olan, mücadele veren bir adam olarak yoluma devam ediyorum Allah'ın izniyle.
Resmi makamlardan açıklama yapıldı mı?
Hayır. Soruşturmanın varlığı, kapsamı ve Oyanık'ın hukuki durumu hakkında emniyet ya da adli makamlardan herhangi bir açıklama yapılmadı. Derneğin yetkilileri ve Oyanık'ın avukatı da kamuoyuna bilgi vermedi.
Sosyal medyadaki paylaşımlarda, milyonlarca takipçisi olan bir ismin derneğinde başka yasal temsilci bulunup bulunmadığı, avukatın ve dernek görevlilerinin neden açıklama yapmadığı soruldu.
Gözaltı süresi en fazla ne kadar olabilir?
Ercan, paylaşımında örgütlü suçlarda gözaltı süresinin en fazla 5 gün olduğunu ve bu sürenin 13 Ekim'de dolacağını öne sürdü. Ancak mevzuat bu konuda farklı bir çerçeve çiziyor.
Ceza Muhakemesi Kanununun 91'inci maddesine göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hakime gönderilme için gerekli süre hariç 24 saati geçemiyor. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabiliyor; böylece azami süre 4 güne ulaşıyor. Terör suçlarına ilişkin özel düzenlemeler ise bu kapsamın dışında kalıyor.
Gözaltının hangi tarihte başladığı resmi olarak bilinmediği için sürenin ne zaman dolacağı da kesin olarak hesaplanamıyor. Bir gözaltı işlemi yapıldıysa, süre sonunda şüphelinin serbest bırakılması ya da adliyeye sevk edilmesi gerekiyor.
Bağışçıların aklındaki sorular neler?
Belirsizlik, derneğe bağış yapanlar arasında tedirginliğe yol açtı. Derneğin kuruluş ve faaliyet belgeleri, yıllara göre bağış gelirleri ve yardımların hangi kalemlere harcandığı, kamuoyunun yanıt beklediği başlıca konular arasında yer alıyor.
İddiaların doğruluğu resmi bir açıklama olmadan bilinemiyor. Bu nedenle Oyanık hakkındaki suçlamalar, şu aşamada kanıtlanmış bir olgu değil, doğrulanmayı bekleyen iddialar niteliği taşıyor.