Avukat komşu parsel malikinin adresini tapudan alabilir mi?
Elazığ Tapu Müdürlüğü, dava açmak isteyen avukatın komşu parsel malikleri için bilgi talebini KVKK gerekçesiyle reddetmişti.
Evet, dava açmak için ihtiyaç duyduğunu ortaya koyan avukata davalı malikin adı, soyadı ve adresi verilmeli. Ancak davalının T.C. kimlik numarası dava dilekçesinde zorunlu olmadığı için bu bilginin verilmemesi hukuka uygun. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), 12 Ekim 2026 tarihli ve 2026/10337 başvuru numaralı kararıyla bu sonuca ulaştı. Kurum, başvuruyu kısmen kabul ederek Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulundu.
Elazığ Tapu Müdürlüğü talebi aynı gün reddetti
Başvuran avukat, müvekkiline ait Elazığ Merkez ilçesindeki taşınmazın yenileme işlemi nedeniyle komşu parsel maliklerine dava açılması gerektiğini belirtti. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 119'uncu maddesi gereğince dava dilekçesinde davalıların kimlik ve adres bilgilerinin bulunması gerektiğini ileri sürdü. Bu nedenle 13 Nisan 2026'da Elazığ Tapu Müdürlüğüne başvurarak komşu parsel maliklerinin T.C. kimlik numaralarını ve adreslerini istedi.
Tapu Müdürlüğü talebi aynı gün reddetti. Avukat, ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, bu bilgiler olmadan dava şartları yerine getirilemeyeceği için davanın açılmamış sayılabileceğini savunarak 20 Nisan 2026'da KDK'ya başvurdu.
Tapu ve Kadastro: Adres ve kimlik no tapu sicili kaydı değil
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, kişilerin adres ve T.C. kimlik bilgilerinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında olduğunu ve hukuka aykırı olarak verilmesinin Türk Ceza Kanunu'nun 136'ncı maddesine göre suç teşkil ettiğini savundu.
İdareye göre tapu sicili; il, ilçe, ada ve parsel gibi taşınmazı tanımlayan bilgiler ile malikin adı, soyadı ve baba adından oluşuyor. Adres ve diğer kimlik bilgileri ise tapuda işlem yapılabilmesi için ilgililerden alınan kişisel veriler. Genel Müdürlük, bu bilgileri tutmaya yetkili kurumun Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü olduğunu belirtti. Talep sahibinin bu bilgileri oradan alması ya da mülki idare amirinden alınmış bir izinle tapuya başvurması gerektiğini ifade etti. Aksi halde, 2001/11 sayılı Genelge kapsamında maliklerin ad, soyad ve baba adını içeren tapu kaydının, harç ve döner sermaye bedeli ödendikten sonra takyidatsız olarak verilebileceğini bildirdi.
Davalının T.C. kimlik numarası dava dilekçesinde zorunlu mu?
KDK, T.C. kimlik numarası talebinde idareyi haklı buldu. Kurum, HMK'nın 119'uncu maddesinde davalının T.C. kimlik numarasının dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurlar arasında sayılmadığını belirtti. Maddede davacının kimlik numarası, davalının ise adı, soyadı ve adresi aranıyor. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun T.C. kimlik numaralarının işlenmesine ilişkin rehberinde de aynı ayrımın yapıldığı hatırlatıldı.
Kurum ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 1020'nci maddesindeki tapu sicilinin açıklığı ilkesinin, tapu müdürlüğündeki her kişisel verinin sınırsız biçimde üçüncü kişilere aktarılabileceği anlamına gelmediğini vurguladı. Malikin adı, soyadı ve baba adı gibi sicildeki bilgilerle, işlem sırasında alınan kimlik numarası ve adres gibi verilerin aynı hukuki rejime tabi olmadığını kabul etti. Bu nedenle kimlik numarası talebinin reddinde hukuka aykırılık görmedi.
Adres bilgisi hak arama özgürlüğüyle doğrudan bağlantılı
Adres bilgisi konusunda ise KDK farklı sonuca ulaştı. Kurum, HMK'ya göre dava dilekçesinde davalının adresi eksikse hakimin bir haftalık kesin süre verdiğini, süresinde tamamlanmazsa davanın açılmamış sayıldığını hatırlattı. Bu nedenle davalının tebligata elverişli adresinin belirlenmesinin, Anayasa'nın 36'ncı maddesindeki hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Kararda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2'nci maddesine dayanıldı. Bu maddeye göre kamu kurum ve kuruluşları, kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla "avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür." Kurum, KVKK'nın 8'inci maddesinin üçüncü fıkrasının da kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlardaki hükümleri saklı tuttuğuna dikkat çekti. Noterlik, bankacılık ve vergi mevzuatındaki gizlilik hükümleri gibi özel istisnalar bulunmadıkça avukatın bilgiye erişim hakkının kısıtlanamayacağını belirtti.
KDK, gerekçesinde şu yargı kararlarına da yer verdi:
Danıştay 10. Dairesinin 9 Mart 2015 tarihli kararı: Avukatın dava açacağı kişilerin adreslerini öğrenmek için yaptığı başvurunun reddi hukuka aykırı bulundu.
Danıştay 10. Dairesinin 20 Nisan 2015 tarihli kararı: İcra takibi için borçlunun nüfus bilgilerinin alacaklı vekiline verilmemesi hukuka aykırı bulundu.
İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 23 Kasım 2015 tarihli kararı: Mahkeme, Avukatlık Kanunu'nun Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'na göre özel kanun olduğunu ve böyle bir talebin bilgi edinme başvurusu değil, "meslek icrasının asgari gereği" olduğunu belirtti.
Kurum, başvuranın ada ve parsel bilgilerini açıkça gösterip bilgilerin dava açmak için kullanılacağını belirttiğini, amacın ticari ya da ilgisiz olmadığını tespit etti. Talebin kişisel verilerin korunması ile hak arama özgürlüğü arasında makul bir dengeleme yapılarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti:
"Başvuranın talebinin sırf kişisel veri niteliğinde olması gerekçesiyle ve hak arama özgürlüğü boyutu yeterince değerlendirilmeden reddedilmesi, somut olayın özellikleri karşısında hakkaniyetli bir çözüm olarak görülmemektedir."
Tapu ve Kadastroya tavsiye, 30 gün içinde bildirim zorunlu
KDK, T.C. kimlik numarası talebini reddetti. Komşu parsel maliklerinin ad, soyad ve adres bilgilerinin verilmesi için ise Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulundu. Kurum, bu imkanın avukatın talebini KVKK'nın 4'üncü maddesindeki ilkelere uygun olarak ve görevi kapsamında yaptığını ispat etmesi şartıyla sağlanması gerektiğini belirtti.
6328 sayılı Kanun'un 20'nci maddesi uyarınca idare, bu karar üzerine yapacağı işlemi 30 gün içinde KDK'ya bildirmek zorunda. Kurum ayrıca iyi yönetim ilkeleri yönünden idarenin süresinde cevap verdiğini, ancak başvurana gönderilen ret yazısında hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğini göstermediğini tespit etti. İdareye, "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uygun davranması önerildi.
Avukatlar ve tapu müdürlükleri bu karardan ne çıkarmalı?
- Karar, benzer taleplerle karşılaşan avukatlar ve tapu personeli için şu noktaları öne çıkarıyor:
- Talep somut olmalı. Danıştay 1. Dairesinin 10 Nisan 2002 tarihli istişari kararına göre avukatın bilgi ve belge talebi sınırsız değildir. Avukat, bilgiye hangi iş için gerek duyduğunu gerekçesiyle birlikte belirtmelidir. Bu olayda ada-parsel bilgisinin gösterilmesi ve dava amacının açıkça yazılması belirleyici oldu.
- Davalının T.C. kimlik numarası istenmemeli. HMK 119 davalı için ad, soyad ve adres istiyor. Kimlik numarası talebinin reddi KDK'ya göre hukuka uygun.
- Belge örneği almak vekaletname ibrazına bağlı. Avukatlık Kanunu'na göre incelemeye sunulan belgelerden örnek alınması için vekaletname gösterilmesi gerekiyor.
- İdarenin önerdiği alternatif yollar da var. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne göre adres bilgisi Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden ya da mülki idare amirinin izniyle alınabilir. Ad, soyad ve baba adını içeren tapu kaydı da harç ve döner sermaye bedeli ödenerek takyidatsız olarak alınabilir.
- Süreler korunuyor. 6328 sayılı Kanun'un 21'inci maddesine göre KDK'ya başvuru ile duran dava açma süresi, tavsiye kararı üzerine idare 30 gün içinde işlem yapmazsa kaldığı yerden işlemeye başlar. Ret kararında ise süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kaldığı yerden devam eder.
KDK'nın 2026/10337 başvuru numaralı kısmen tavsiye kısmen ret kararı (PDF)