Şafiyev, "Kale ile Açık Kapı Arasında: Azerbaycan'ın Güvenlik, Laiklik ve Hibrit Savaş Politikası" başlıklı makalesinde, Güney Kafkasya'daki gelişmeleri ve Azerbaycan'ın güvenlik önceliklerini değerlendirdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in iktidar partisinin kurultayında yaptığı konuşmayı ele alan Şafiyev, ülkenin güvenlik politikasında savunma kapasitesinin yanı sıra ekonomik ve mali bağımsızlığın, diplomatik ilişkilerin ve toplumsal dayanıklılığın önemine dikkati çekti.
Kalıcı barış için savunma kapasitesi ve ekonomik bağımsızlık
Şafiyev, 2020 ve 2023'teki askeri gelişmelerin ardından Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden sağlamasının Güney Kafkasya'da yeni bir siyasi tablo oluşturduğunu belirtti.
Bakü'nün askeri gelişmelerin ardından Ermenistan ile normalleşme sürecini gündeme taşıdığını ve barış anlaşmasının temel ilkelerini önerdiğini kaydeden Şafiyev, Azerbaycan'ın bölgesel istikrarın oluşmasında rol üstlendiği değerlendirmesinde bulundu.
Şafiyev, kalıcı barışın diplomatik girişimlerle birlikte güçlü bir savunma kapasitesi ve ekonomik bağımsızlıkla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye ile stratejik iş birliğine vurgu
Bağımsız dış politikanın uluslararası ilişkilerden uzaklaşmak anlamına gelmediğini ifade eden Şafiyev, Azerbaycan'ın ikili ve çok taraflı ortaklıklarını geliştirmeyi tercih ettiğini belirtti.
Şafiyev, Bakü'nün NATO veya Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi askeri ve siyasi bloklara katılmadan güvenlik ilişkilerini güçlendirmeye çalıştığını kaydetti.
Türkiye ile stratejik iş birliğinin bu yaklaşımda özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Şafiyev, Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan arasındaki üçlü iş birliğine ve Karabağ'da gerçekleştirilen ortak askeri tatbikatlara değindi.
Şafiyev, söz konusu ortaklıkların Azerbaycan'ın bağımsız karar alma kapasitesini ve diplomatik hareket alanını korumasına katkı sağladığını ifade etti.
Dezenformasyon ve yapay zeka kaynaklı riskler
Devletlerin geleneksel askeri tehditlerin yanı sıra sosyal medya üzerinden yürütülen bilgi ve algı operasyonlarıyla da karşı karşıya kaldığını belirten Şafiyev, yanıltıcı içeriklerin kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğine dikkati çekti.
Şafiyev, dezenformasyonun toplumsal kutuplaşmayı artırabileceğini ve istikrarı olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.
ChatGPT ve Claude gibi büyük dil modellerine de değinen Şafiyev, bu sistemlerin yararlandıkları kaynaklardaki baskın anlatıları yeniden üretme riski taşıdığını ifade etti. Karabağ meselesi ve Ermenistan-Azerbaycan çatışmasına ilişkin bilgilerin değerlendirilmesinde farklı tarafların görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Dezenformasyonla mücadelede hukuki tedbirlerin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Şafiyev, eğitim kurumlarının, gazetecilerin ve dijital içerik üreticilerinin kamuoyunun bilinçlendirilmesinde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini kaydetti.
Laiklik ve toplumsal dayanıklılık
Azerbaycan'da farklı dini toplulukların bir arada yaşadığını belirten Şafiyev, laik devlet yapısının toplumsal barışın ve din özgürlüğünün korunmasındaki önemini vurguladı.
Şafiyev, dini radikalleşmenin dış müdahaleler ve toplumsal sorunların istismar edilmesi yoluyla güvenlik tehdidine dönüşebileceğini ifade ederek Orta Doğu'daki mezhepsel çatışmalara işaret etti.
Dini inançlar ve manevi değerlerle radikal hareketler arasında ayrım yapılması gerektiğini belirten Şafiyev, farklı inanç gruplarının haklarının güvence altına alınması, toplumsal sorunların çözülmesi ve hukuk devletinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Şafiyev, ulusal güvenliğin korunmasında eğitimli ve eleştirel düşünme becerisine sahip bir toplumun önemine dikkati çekerek provokasyonlarla mücadele edilirken meşru eleştiriye açık olunması gerektiğini vurguladı.