Sinemada mavi göz etkisi: Araştırma başrollerdeki dengesizliği ortaya koydu

Atatürk Üniversitesi ve Iğdır Üniversitesi'nden iki araştırmacı, IMDb'nin en yüksek puanlı 200 filminin başrollerini inceledi. İngilizce filmlerde başrol oyuncularının yüzde 51,9'unun mavi gözlü olduğu belirlendi.

Kaynak : DHA
Haber Giriş : 18 Ekim 2026 09:34, Son Güncelleme : 18 Ekim 2026 09:33
Sinemada mavi göz etkisi: Araştırma başrollerdeki dengesizliği ortaya koydu

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü yüksek lisans öğrencisi Aydın Perktaş ile Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, IMDb'de en yüksek puan alan 200 filmi inceledi. Araştırmaya göre İngilizce filmlerde başrol oyuncularının yüzde 51,9'u mavi gözlü. Diğer dillerdeki yapımlarda ise yüzde 75 ile kahverengi gözlü oyuncular öne çıktı.

Sinemada mavi göz araştırması nasıl yapıldı?

Yaklaşık 3 ay süren çalışmada, IMDb'nin en yüksek puanlı 200 filmi sosyolojik açıdan incelendi. Filmlerin 160'ı İngilizce, 40'ı diğer dillerdeki yapımlardan oluştu. Araştırmada, göz renginin popüler sinemada yalnızca biyolojik bir özellik olarak mı öne çıktığı, yoksa estetik algılar ve kültürel temsiller aracılığıyla anlam mı kazandığı sorusuna yanıt arandı.

Başrol oyuncularının yüzde 45,5'i mavi, yüzde 35,5'i kahverengi gözlü çıktı. Yeşil ve ela gözlü oyuncuların oranı daha düşük kaldı. Popüler sinemada mavi gözlü oyuncuların yüksek oranda temsil edilmesinin kültürel güzellik algılarıyla ilişkili olabileceği değerlendirildi.

İngilizce filmlerde mavi göz oranı yüzde 51,9

Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, film dili ile göz rengi arasındaki ilişki oldu. İncelenen 160 İngilizce filmde mavi gözlü başrol oranı yüzde 51,9'a ulaştı. İngilizce dışındaki 40 filmde ise bu oran yüzde 20'de kaldı. Aynı filmlerde kahverengi gözlü başrol oyuncularının oranı yüzde 75 olarak belirlendi.

Başrol karakterlerinin yüzde 93,5'i erkek, yüzde 6,5'i kadın oyunculardan oluştu. Başrol oyuncularının ortalama boyu erkeklerde 1,80 metre, kadınlarda 1,66 metre olarak tespit edildi.

"Mavi göz, kültürel bir güzellik koduna dönüşebiliyor"

Doç. Dr. Sait Yıldırım, sinemada öne çıkan kahramanların reklamlar, afişler, dergiler ve diğer kültürel mecralar aracılığıyla toplumun farklı alanlarında görünürlük kazandığını söyledi. Yıldırım, araştırmalarda kahverengi gözün yaklaşık yüzde 70-80 ile en yaygın göz rengi olduğunu belirtti. Mavi göz yaklaşık yüzde 8-10, ela ve amber göz yüzde 5'er, gri göz yüzde 3, yeşil göz ise yaklaşık yüzde 2 oranında görülüyor.

Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Fiziksel çekicilik ve güzellik algıları estetik aracılığıyla biçimlendirilerek genel bir kültürel koda dönüşür. Sinemada bu paylaşılmış kodlar belirli bir yüzü, ifadeyi ve göz tipini ön plana taşıyacak biçimde yeniden örgütlenir. Bu aşamada göz rengi, biyolojik bir özellik olmakla birlikte üzerinde uzun bir kültürel anlam birikimi bulunan bedensel bir niteliktir. Göz rengi dağılımına bakıldığında, açık renkli gözlerin Avrupa kökenli nüfuslarda yoğunlaştığı, dünya genelinde ise kahverengi tonların belirgin biçimde baskın olduğu görülmektedir."

"Çekicilikle ilişkilendirilebilir"

Göz renginin kültürel anlamlandırılmasının yalnızca çağdaş medya temsilleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Açık renkli gözlerin tarihsel ve antropolojik bağlamda da dikkat çekicilik, farklılık ve çekicilikle ilişkilendirildiği görülmektedir. Kuzey ve Doğu Avrupa'da saç ve göz renginin olağan dışı biçimde çeşitlendiği; mavi, gri, ela ve yeşil göz renklerinin bu coğrafyada kahverenginin yanında belirgin bir çeşitlilik oluşturduğu belirtilmektedir. Bu çeşitlilik nadir renk avantajı çerçevesinde açıklanmakta, açık renkli gözlerin tarihsel olarak yalnızca biyolojik bir özellik değil, aynı zamanda fark edilirlik ve çekicilikle ilişkilendirilen bir fenotip olarak anlam kazandığını göstermektedir. Dolayısıyla popüler sinemada mavi gözlü başrol temsillerinin yoğunluğu, biyolojik bir çekicilik gerçeğinden ziyade, izleyicinin zihninde önceden kurulmuş olan mavi göz güzelliği stereotipinin görsel kültür içinde yeniden dolaşıma sokulmasıyla ilişkilendirilebilir."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber