Anasayfa

İcap nöbetine telefonla katılan anestezi uzmanına ceza verilir mi?

KDK, icap nöbetinde hastaneye gitmeyip ameliyatı telefonla yöneten anestezi uzmanının kınama cezasını hukuka uygun buldu. Mazeret belgelenmedi.

Haber Giriş : 2026-10-22T11:00, Son Güncelleme 2026-10-21T16:28

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), icap nöbetinde hastaneye gitmeyip acil ameliyatı telefonla verdiği talimatlarla yöneten anestezi uzmanına verilen kınama cezasının hukuka uygun olduğuna karar verdi. Kurum, hastada komplikasyon oluşmamasının sonucu değiştirmediğini, cezanın görevin yerine getirilmemesi nedeniyle verildiğini vurguladı. Hekimin soruşturmanın zamanaşımına uğradığı itirazı da reddedildi. 20 Ekim 2026 tarihli ve 2026/21660-S.26.29701 sayılı karar, Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasını taşıyor.

Devlet Hastanesinde ne yaşandı?

Mersin'deki Silifke Devlet Hastanesinde anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı olarak görev yapan hekim, 6 Ocak 2024 gecesi icap nöbetçisiydi. Acil servisten genel cerrahi servisine yatırılan bir hasta için boğulmuş fıtık ön tanısıyla acil ameliyat kararı alındı.

Hastanın kan şekeri çok yüksek olduğu için ameliyat bir süre bekletildi. Bu sürede anestezi uzmanı ile anestezi teknisyeni telefonla görüştü. Kan şekeri düşünce ameliyata başlandı.

Hasta, kamera kayıtlarına göre saat 03.27'de ameliyathaneye alındı. Kayıtlar, icapçı anestezi uzmanının ameliyathaneye girmediğini gösterdi. Ameliyat, uzmanın telefonla verdiği talimatlarla anestezi teknikeri eşliğinde yapıldı.

Hekim kendini nasıl savundu?

Hekim, 22 Nisan 2026'da vekili aracılığıyla KDK'ya başvurdu. 2026/10577 numaralı başvuruda, o gece geçirdiği ani bir rahatsızlık nedeniyle hastaneye gidemediğini belirtti. Hastanın kan şekerini tespit ederek ameliyatın bekletilmesini ve insülin dozlarının ayarlanmasını telefonla sağladığını, böylece ameliyatın güvenli şekilde yapıldığını savundu.

Hekim, sabah 06.30'da hastaneye gelerek hastayı yoğun bakımda bizzat değerlendirdiğini de vurguladı. Ona göre icap nöbeti evde tutulan bir nöbetti ve telefonla sözlü talimat vermek ile ardından hastayı görmek nöbete icabet sayılmalıydı.

Hekim ayrıca fiziksel varlıktan çok kamu hizmetinin yerine getirilmesine bakılması gerektiğini, "şüpheden sanık yararlanır" ve ölçülülük ilkelerinin ihlal edildiğini, temiz sicilinin bir alt ceza için dikkate alınmadığını ileri sürdü.

Bilirkişi raporu ne dedi?

Soruşturma kapsamında üç öğretim üyesinden oluşan bir bilirkişi heyeti, hastanede 2022-2024 yıllarında mesai dışında yapılan ameliyatları inceledi. Bu dönemde mesai dışında yapılan ameliyatların 418'i genel anestezi, 421'i spinal anestezi ile gerçekleştirilmişti.

Bilirkişiler, anestezi kliniğindeki işlemlerin zamanında ve hatasız yapıldığını, teknisyenlerin hekim talimatlarına uygun hareket ettiğini belirtti. Başvuranın icap nöbetine gelmediğini, talimatları teknikere telefonla bildirdiğini ve hastada anesteziye bağlı bir komplikasyon oluşmadığını tespit etti.

Bu nedenle soruşturmacı, hekim hakkında adli ve mali yönden işlem yapılmasına gerek görmedi. Ancak disiplin yönünden kınama cezası önerdi.

KDK icap nöbetinde cezayı neden yerinde buldu?

KDK, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 42. maddesine dayandı. Bu maddeye göre ev nöbetçisi mesai dışında kurumun idari ve tıbbi her türlü gereğinden sorumlu ve kuruma her davette gelmekle yükümlü.

Kurum, hekimin sağlık sorunu nedeniyle gelemediğini söylemesine rağmen bunu belgeleyemediğini, bu nedenle mazeretin kabul edilemeyeceğini belirtti. Diğer hekimlerin ifadelerine göre icap nöbetlerinde çok hafif vakalar dışında anestezi uzmanının hastaneye gidip vakaya müdahale etmesi olağan uygulamaydı. Hastanın ameliyat sonrasında entübe edilip yoğun bakıma alınması da hekimin orada bulunması gerektiğini gösteriyordu.

KDK'nın kararındaki temel vurgu şu oldu: Ceza komplikasyon çıktığı için değil, görev yerine getirilmediği için verildi. Kurum, ilgili madde gereğince hekimin ameliyat sırasında fiilen orada olması gerektiğini belirtti.

Hekime 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (B) bendinin (a) alt bendi uyarınca kınama cezası verildi. Bu hüküm, verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında kusurlu davranmayı kınama cezasıyla yaptırıma bağlıyor.

Zamanaşımı itirazı neden reddedildi?

Hekim, olaydan yaklaşık 1,5 yıl sonra başlatılan soruşturmanın zamanaşımına uğradığını savundu. 657 sayılı Kanun'un 127. maddesine göre kınama cezasını gerektiren fiilin öğrenilmesinden itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlanması gerekiyor.

KDK, olayların kronolojisini inceledi. Hastanede mobbing iddiaları ve fazla mesai ücretleri gibi farklı konularda 22 Nisan 2024'te bir soruşturma açılmıştı. Bu soruşturmada bir anestezi teknikeri, başvuranın icap nöbetine gelmediğini ifade etti. Soruşturma 18 Kasım 2024'te tamamlandı ve hekimlerin göreve gelmemesinin ayrı bir soruşturma konusu yapılması önerildi.

Ardından 13 Ocak 2025 tarihli Valilik oluruyla yeni bir soruşturma başlatıldı. 10 Mart 2025'te Bakanlık başmüfettişi görevlendirildi ve soruşturma raporu 15 Ekim 2025'te tamamlandı. Hekimin savunması 5 Ocak 2026'da alındı, kınama cezası 6 Ocak 2026'da verildi ve 9 Ocak 2026'da tebliğ edildi. İl Disiplin Kurulu, itirazı 25 Şubat 2026'da reddetti.

KDK, fiilin ilk soruşturmada ortaya çıktığını ve yeni soruşturmanın aslında yürüyen bir sürecin devamı olduğunu kabul etti. Kurum, idarenin soruşturmayı geciktirme iradesi bulunmadığını belirterek 1 aylık sürenin aşılmadığı sonucuna vardı.

Cezanın verildiği 6 Ocak 2026, fiilin işlendiği tarihten tam iki yıl sonrasına denk geliyor. Aynı madde, fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağını düzenliyor. Kararda iki yıllık üst süreye ilişkin ayrı bir değerlendirme yer almıyor.

657 sayılı Kanun'un 127. maddesi, 29 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7573 sayılı Kanunla değiştirildi. Değişiklikle, yargı kararıyla iptal edilen disiplin cezalarında idarenin kalan zamanaşımı süresi içinde, süre dolmuş ya da altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde yeniden ceza verebilmesinin yolu açıldı.

Hekim dava açabilir mi?

Evet. KDK, iyi yönetim ilkeleri yönünden idareyi eleştirmedi; istenen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli gönderildiğini tespit etti.

Ret kararının tebliğinden itibaren, durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek. Hekim, kalan süre içinde idare mahkemesinde kınama cezasının iptalini isteyebilir.

İcapçı hekimi haksız bulan KDK kararı

Memurlar.Net - Özel