6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 3 üncü maddesinde, memuriyet mahalli: Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgahının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgahının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri; olarak tarif edilmiştir.
Kanunun "Harcırah verilecek kimseler" başlığını taşıyan 4 üncü maddesinde, "Bu Kanunda belirtilen hallerde:
1. Bu Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan memur ve hizmetliler ile aile fertlerine ve aynı kurumlarda fahri olarak çalışanlara. Harcırah verilir.",
"Harcırahın unsurları" başlığını taşıyan 5 inci maddesinde, "Harcırah yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder. İlgili, bu kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına müstahak olabilir, "Daimi vazife harcırahının mebdei" başlıklı 9 uncu maddesinde, "Daimi vazife harcırahı:. b) Naklen veya tahvilen başka bir mahalle gönderilenlere, bu tayinleri sırasında mezunen başka bir mahalde bulunsalar dahi, eski memuriyetleri mahallinden. İtibaren verilir.",
"Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafının birlikte verilmesini icabettiren haller" başlıklı 10 uncu maddesinde, "Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı aşağıdaki hallerde verilir: 1. Yurt içinde veya yurt dışında görev yapmakta iken yurt içinde veya yurt dışındaki sürekli bir göreve naklen atanan ya da yabancı ülkelerdeki memuriyet merkezi değiştirilen memur ve hizmetlilere yeni görev yerlerine kadar.", 6.6. "Yurtiçinden yer değiştirme masrafı" başlıklı 45 inci maddesinde, "Yurtiçinde yer değiştirme masrafı memur veya hizmetlinin; a. Kendisi için yurtiçi gündeliğinin yirmi katı, b. Harcıraha müstahak aile fertlerinin her biri için yurtiçi gündeliğinin on katı (Bu miktar yurtiçi gündeliğinin kırk katını aşamaz), c. Her kilometre veya denizmili başına, yalnız kendisi için yurtiçi gündeliğinin yüzde beşi,
Olarak hesaplanır."
Hükümleri yer almaktadır.
Kamu denetçiliği kurumuna intikal eden bir başvuruya konu olayda kısaca (2025/21396 ) personel, 2025 yılı kurum içi nakil duyurusu üzerine Temmuz ayında yer değişikliği talebinde bulunmuş, personelin nakil talebi uygun görülmüş ancak atanacağı birimde boş kadro olmadığı için, Ağustos 2025'te önce bu birime "geçici görevle" gönderilmiş, kadro işlemlerinin tamamlanmasıyla, "naklen (kalıcı)" ataması yapılmıştır.
Sorun; bir personelin zaten geçici görevle bulunduğu ve ikametini taşıdığı bir yere daha sonra asıl atamasının yapılması durumunda, bu kişiye "sürekli görev yolluğu" ödenip ödenmeyeceğidir.
Kamu denetçiliğine yapılan değerlendirme sonucunda idare, geçici görev süresince ikametgahın geçici görevli olunan yere taşınma zorunluluğu bulunmadığını savunsa da; süresi belirsiz ve fiilen sürekli hale geleceği öngörülen bir görevlendirmede, personelin ailesinden ayrı yaşaması veya iki ayrı evi idame ettirmesi beklenemez.
"Aile Birliği" ve "Ekonomik Rasyonalite " gereği, başvuranın görevlendirildiği yere ailesini taşıması hayatın olağan akışının bir gereğidir. Sergilenen bu makul ve zorunlu davranış, yasal haklardan feragat edildiği veya bu hakkın kaybedildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Aynı dönemde, aynı Kurum bünyesinde doğrudan naklen ataması yapılan personele sürekli görev yolluğu ödenirken; İdarenin takdir yetkisini kullanarak süreci geçici görevlendirme ile başlatarak ardından naklen ataması yapılan personele, sırf ikametini erken taşıdığı gerekçesiyle sürekli görev yolluğu ödemesi yapılmaması işleminin mali hakların kısıtlanmasına da sebebiyet vereceği açıktır.
Dolayısı ile ikametgahını geçici görev sürecinde görev yerine taşıdığı, yapılan taşınma işleminin kamu hizmeti saikiyle gerçekleştiği, fiili masrafın yapıldığı ve sürecin idarenin talimatı dahilinde sürekli atama ile sonuçlandığı gözetildiğinde, başvurana sürekli görev yolluğu ödenmemesi işleminin hakkaniyete uygun olmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Bu olaydan hareketle idarelerin naklen ataması kesinleşen ve bürokratik işlemlerin tamamlanması beklenen işlemler sonucu nihai olarak tamamlanacak atama işlemleri çerçevesinde personel arasında ayrım yapmamaları, ikametgahın taşındığını ileri sürerek sürekli görev yolluğu ödenmemesi uygulamasından vazgeçmelerinin eşitlik, hakkaniyet ve memurun aile birliğinin korunması ilkelerine uygun olacağı değerlendirilmektedir.