Memuriyetten çıkarılma işlemi usulden bozulanlara geriye dönük mali haklar ödenir mi?
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Merkezi zihinsel engelliler öğretmeni olarak görev yapan davacının katıldığı protesto gösterisinde, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde belirtilen nitelikte eylemlerde bulunduğundan bahisle anılan madde uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin davayı karara bağladı.
İlk derece mahkemesi işlemi hukuka uygun bulmuştu.
İstinaf ise son savunma alınmadığı için işlemin hukuka aykırı olduğuna ve geriye dönük mali hakların verilmesine karar vermiştir.
Danıştay 12. Daire: Usul hatası olduğu için mali hak ödenmesine karar verilemez
Davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının özlük ve parasal haklar istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığından; kararın, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının görevinden ayrıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
İstinaf kararında ısrar etmiştir.
İDDK: Dava tarihinden itibaren ödenir
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b)
bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına
ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar
varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının hüküm fıkrasında
yer alan "davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihinden"
ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca, "davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının
dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/600
Karar No : 2025/3231
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'i temsilen ...Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin ili, Artuklu ilçesi, ...Merkezi zihinsel engelliler
öğretmeni olarak görev yapan davacının katıldığı protesto gösterisinde, 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin
(a) alt bendinde belirtilen nitelikte eylemlerde bulunduğundan bahisle anılan
madde uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin
Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararının
iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte
ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararıyla;
Davacının sübuta eren, sendikal faaliyet hakkı ve sendikal faaliyet özgürlüğü
alanı içerisinde değerlendirilemeyecek olan eylemi nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.
maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan
çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık
bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...
sayılı kararıyla;
Danıştay Onikinci Dairesinin 28/03/2023 tarih ve E:2019/997, K:2023/1459 sayılı
bozma kararına uyularak;
Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması
teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesi uyarınca
usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği dikkate alındığında,
uyuşmazlık konusu olayda, davacının son savunması alınmadan tesis edildiği görülen
dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki
uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi
kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle
yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının görevinden ayrıldığı tarihten itibaren
işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti:
Danıştay Onikinci Dairesinin 21/11/2024 tarih ve E:2023/7144, K:2024/5090 sayılı
kararıyla;
Davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin
dava konusu işlem yönünden;
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul
ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını
gerektirecek nitelikte görülmediği,
Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının görevinden
ayrıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine
ilişkin kısım yönünden;
Davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak
suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından
yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının özlük
ve parasal haklar istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığından;
kararın, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal
haklarının görevinden ayrıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine
ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle,
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K:
...sayılı kararının davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan
istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının
onanmasına, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının görevinden
ayrıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine
ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti:
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...
sayılı kararıyla;
Hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile sabit olan işlemden kaynaklı özlük ve parasal
haklarının yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği
gerekçesi eklenmek suretiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu
kararın parasal ve özlük haklar yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması,
bu kısım yönünden davanın kabulü ile davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal
haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte
davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu Bölge İdare
Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının düzeltilerek
onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden
davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin
gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının
temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya
eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Gaziantep Bölge
İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi ısrar kararının davacı lehine hükmedilen
özlük ve parasal haklarına yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin hükmü
dışındaki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı
idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan
kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının davacı lehine hükmedilen özlük ve parasal
haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına ilişkin kısmına gelince;
Faiz, en genel anlamıyla, konusu bir miktar paranının ödenmesinden ibaret olan
borçlarda, alacaklının bu paradan yoksun kaldığı süre içinde oluşan zararına
karşılık olarak ödenen ve alacağın türüne göre oranı değişen bir bedeldir.
Hukuka aykırı işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararların ya da yoksun kalınan
maddi ve manevi hakların karşılanması zaman içinde gecikebildiğinden, ilgililerin
bu gecikmeden doğan zararının giderilmesi için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt
Faizine İlişkin Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekli bulunmaktadır.
Yerleşik yargısal içtihatlara göre, hukuka aykırılığı saptanan idari işleme
dayalı olarak hükmedilecek maddi ve manevi tazminata yürütülecek faizin başlangıç
tarihinin, genel olarak idarenin temerrüde düştüğü tarih de olan işlem tarihi
olduğu kabul edilmekle birlikte, davacı tarafından dava dilekçesinde yasal faizin
başlangıç tarihinin belirtilmemesi halinde, iptal davasının açıldığı tarihten
itibaren faize hükmedilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının dava dilekçesinde parasal ve özlük haklarına
yasal faiz yürütülmesini istediği, ancak bunun başlangıç tarihini göstermediği,
bu durumda dava açma tarihi olan 08/11/2016 tarihinden itibaren yasal faize
hükmedilmesi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında, davacının yoksun
kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihinin yasal faizin başlangıcı
olarak alındığı görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b)
bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına
ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar
varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının hüküm fıkrasında
yer alan "davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihinden"
ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca, "davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının
dava tarihinden" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf
başvurusunun kabulü, istinafa konu kararın parasal haklar yönünden davanın reddine
ilişkin kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden davanın kabulü ile davacının
yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek
yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari
Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı ısrar kararının,
davacı lehine hükmedilen özlük ve parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcına
ilişkin hükmü dışındaki kısımlar yönünden ONANMASINA,
3. Anılan Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının, hüküm fıkrasındaki "davacının
yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihinden" ifadesinin,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b)
bendi uyarınca, "davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava
tarihinden" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,
4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare
Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare
Mahkemesine gönderilmesine, 15/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile
karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, Mardin ili, Artuklu ilçesi, ...Merkezi zihinsel engelliler öğretmeni
olarak görev yapan davacının katıldığı protesto gösterisinde, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt
bendinde belirtilen nitelikte eylemlerde bulunduğundan bahisle anılan madde
uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin
Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının
iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte
ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ...
sayılı kararıyla; 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak
davacının son savunması alınmadan tesis edildiği gerekçesiyle dava konusu Devlet
memurluğundan çıkarma cezasının iptaline ve işlem nedeniyle davacının yoksun
kaldığı özlük ve parasal haklarının görevinden ayrıldığı tarihten itibaren işletilecek
yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz
incelemesinde, Danıştay Onikinci Dairesinin 21/11/2024 tarih ve E:2023/7144,
K:2024/5090 sayılı kararıyla; kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının
onanmasına, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının görevinden
ayrıldığı tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya
ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir. Israr hususu
davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenip ödenmeyeceğine ilişkindir.
İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları uyarınca,
idari yargı mercilerince verilen iptal kararları geriye yürür etki doğurmakta
ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hukuken hiç tesis edilmemiş sayılacak
biçimde ortadan kaldırmaktadır. Bu ilke gereği, hukuka aykırı olduğu yargı kararıyla
tespit edilen bir işleme dayanılarak ilgilinin parasal veya özlük haklarında
ortaya çıkan kayıpların, kural olarak idare tarafından telafi edilmesi gerekmektedir.
Ne var ki, Devlet memurluğundan çıkarma cezasına ilişkin bir idari işlemin,
memurun savunmasının alınmaması veya savunma sürecinin usule uygun işletilmemesi
gibi şekil (usul) unsuruna ilişkin hukuka aykırılık sebebiyle iptal edilmesi
halinde, işlemin esasına yönelik bir hukuka aykırılık tespiti bulunmamaktadır.
Bu tür iptal kararları, işlemdeki hukuki sakatlığın salt usul eksikliğinde toplandığını,
disiplin fiilinin sübutu veya fiilin gerektirdiği cezanın niteliğine ilişkin
maddi değerlendirmelerin ise işlemle birlikte ortadan kalkmadığını ortaya koymaktadır.
Başka bir ifadeyle, disiplin cezasının sebep ve konu unsurlarına ilişkin değerlendirmeler
geçerliliğini korumakta; yargı kararı idareyi yalnızca savunma hakkına ilişkin
usuli eksikliği giderecek yeni bir işlem tesis etmeye zorlamaktadır.
Bu nedenle, savunma hakkının yasal güvencelerine uygun bir süreç işletilmeden
tesis edilen disiplin cezasının iptali üzerine idare, 657 sayılı Kanun'un 129.
maddesi uyarınca ilgilinin son savunmasını almak suretiyle usul eksikliğini
giderme ve aynı fiil hakkında yeniden karar verme yetkisini muhafaza etmektedir.
Bu durumda iptal kararının, işlemin maddi temeline ilişkin bir hukuka aykırılık
sonucu doğurmaması nedeniyle, ilgilinin parasal haklarına ilişkin kesin bir
talep hakkı bu aşamada doğmuş kabul edilemez. Zira işlem, disiplin fiilinin
sübutuna veya cezanın gerekliliğine ilişkin bir hukuka aykırılık nedeniyle değil,
yalnızca sonradan giderilebilir nitelikte bir usuli eksiklik nedeniyle ortadan
kaldırılmıştır.
Bu durumda; davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları
hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının
ardından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının
parasal hak istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
Bu itibarla, yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte
ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekteyken,
aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği
oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz
incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama
yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik
veya yanlışlıklar bulunması halinde kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer
verilmiş ise de, özlük ve parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıç
tarihine ilişkin uyuşmazlık, anılan Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, 'yeniden yargılama
yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya
yanlışlık' kapsamında değerlendirilebilecek bir maddi hata niteliğinde olmayıp;
anılan maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren
"hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı
lehine hükmedilen özlük ve parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıcı
hakkında da davanın esası yönünden karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi
... Dava Dairesince yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize
konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının, davacı lehine hükmedilen özlük ve
parasal haklara yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden bozulması
gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.