Anasayfa

Yayın sayısı mı, bilimsel derinlik mi? Çin'in Akademi Reformu...

Akademisyen Enis Doko, Çin'in SCI merkezli değerlendirme sistemini terk etme kararını Türkiye açısından ele aldı: "Çin'in geride bırakmaya çalıştığı modele biz geç kalmış bir hevesle sarılıyoruz

Haber Giriş : 2026-05-04T13:08, Son Güncelleme 2026-05-04T13:10

Çin Bilimler Akademisi'nin 22 yıldır kullandığı dergi sıralama listesini artık güncellemeyeceğini açıklaması, akademik dünyada yankı uyandırdı. Akademisyen Enis Doko, bu gelişmeyi Türkiye perspektifinden ele aldığı yazısında, Çin'in deneyiminin Türk akademisi için önemli dersler barındırdığını vurguladı.

Çin Neden Vazgeçti?

Doko'nun aktardığına göre Çin, 1990'lardan itibaren SCI ve Web of Science gibi uluslararası endekslerdeki yayın sayısını akademik değerlendirmenin temel kriteri olarak benimsedi. Kısa vadede bu politika işe yaradı; Çin 2010'lara gelindiğinde dünyanın en büyük bilimsel yayın üreticisi konumuna yükseldi. Ancak zamanla sistemin ciddi sorunlar ürettiği görüldü.

Doko'nun yazısında öne çıkan en çarpıcı veri şu: Web of Science verilerine göre 2020 yılında dünya çapında geri çekilen tüm makalelerin yüzde 24'ü Çin kaynaklıydı; bu oran tüm ülkeler arasındaki en yüksek paya işaret ediyordu. Bunun yanında "makale fabrikaları" adı verilen, anlamsız ya da uydurma sonuçlar üreten gruplar türedi, hakem süreçleri manipüle edildi.

Maliyet boyutu da göz ardı edilemez. Doko'nun aktardığı rakamlara göre Çinli yazarlar 2024 yılında yalnızca makale işleme ücretleri için 909 milyon dolar harcadı; bu harcamanın yüzde 79'u büyük Batılı yayıncılara gitti.

Türkiye Tam Tersini Yapıyor

Doko'nun yazısındaki en dikkat çekici saptama şu: Çin'in terk ettiği yönde Türkiye hala ilerliyor. Doko, Türkiye'nin SCI merkezli akademisyen değerlendirme ve yükseltme politikasına sıkı sıkıya sarıldığını, bunun yerli akademik dergileri fiilen baltaladığını öne sürdü. Akademisyenlerin yurt dışı endeksli dergilerde yayın yapmaya teşvik edildiği bir sistemde güçlü yerli dergilerin çıkamayacağını belirten Doko, "Kendi dergilerimizi kendimiz baltalıyoruz" ifadesini kullandı.

Çin'in Yeni Modeli: Temsili Çalışma Sistemi

Doko, Çin'in yerine koyduğu modeli de aktardı. "Temsili Çalışma Sistemi" adıyla hayata geçirilen yeni yaklaşımda akademisyenler toplam yayın sayısına göre değil, en önemli ve inovatif çalışmalarına göre değerlendiriliyor. Sistemde inovasyon potansiyeli, ulusal fayda ve toplumsal etki ön plana çıkıyor. Üstelik temsili çalışmaların en az üçte birinin yüksek kaliteli yerli dergilerden olması şart koşuluyor; bu sayede Çinli araştırmacılar en nitelikli çalışmalarını kendi ülkelerinde de yayımlamak zorunda kalıyor.

Türkiye İçin Çıkarılacak Dersler

Doko'ya göre Türkiye'nin ihtiyacı metrikleri tamamen terk etmek değil, onları tek hakem olmaktan çıkarmak. Uluslararası yayının teşvik edilmesi gerektiğini kabul etmekle birlikte Doko, Türkiye'nin Osmanlı araştırmaları, İslam ilahiyatı, Türkoloji ve Kürdoloji gibi alanlarda dünya çapında öncü dergiler çıkarabilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Bunun için mevcut politikaların değil, yerli nitelikli dergileri oluşturacak ve güçlendirecek yeni politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Doko, "Aksi halde Çin'in geride bırakmaya çalıştığı akademik modele biz geç kalmış bir hevesle sarılmış oluruz" uyarısında bulundu.

Enis Doko'nun yazısı için tıklayınız.

Memurlar.Net