İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde güvenlik ve idari işler müdürü olan sanık Yener Torunler savunma yaptı.
Torunler, koruma müdürlüğünden emekli olduğunu ve sonrasında Gülibrahimoğlu'nun şirketinde çalışmaya başladığını söyledi.
Şirkette hem idari işler hem koruma müdürlüğü görevinde çalıştığını ve Gülibrahimoğlu tehdit edilince bir koruma ekibi oluşturduğunu belirten Torunler, "Murat Bey bu durumdan sonra koruma ve şoför kullanmaya başladı. Hizmetçiler, korumalar ve şoförler bana bağlı çalışıyordu. Lojistik destek veriyorduk. Finans bölümü ve Cebeci Maden Sahası'nda herhangi bir görevim yoktu." dedi.
Torunler, mesaisinin tamamını şirkette geçirdiğini, bakıma gidecek bir araç varsa çizelge hazırladığını, şirket adına yaptığı masrafların da muhasebeye düştüğünü anlatarak, "Aracı bakıma gönderdiysem bunun faturası muhasebeye düşerdi. Diğer birimlere lojistik destek de sağlardık. Mali süreçlerde herhangi bir yetkim, dahilim yoktur. Cebeci Maden Sahası'yla ilgili yetkim ve bilgim yoktur. Muhasebe bölümü bizimle aynı binada bile çalışmıyordu." beyanında bulundu.
"Suç işlemek amacıyla örgüte üye olmak" suçundan beraatine karar verilmesini talep sanık Torunler, bu yaştan sonra kimsenin iradesini teslim alamayacağını, 2014 yılında şirkette işe başladığını ve tutuklandığı tarihe kadar görevinin aynı olduğunu söyledi.
Torunler, iddia makamının kendisini 41 milyon lira çekmekle suçladığını belirterek, "Öncelikle bu bir suç değil, işimin bir parçasıdır. Bu çekim işlemlerinin yıllara yayıldığını da özellikle belirtmek isterim. Bana 11 yıl boyunca toplam ne kadar para çektiğimi sorarsanız bilemem." ifadesini kullandı.
Murat Gülibrahimoğlu'nun şahsi hesaplarından çekilen paraların Cebeci Maden Sahası'ndaki gecekondu sahipleri, Gülibrahimoğlu'nun yaptırdığı villa inşaatı ve lüks yaşamı için çekildiğini öne süren sanık Torunler, sanıklardan Cem Çelik'in şirketin mali müşaviri olduğunu, dosyada itirafçı olduğunu ve beyanları nedeniyle tutuklandığını önü sürdü.
- "Üzerime atılı örgüt üyeliği suçunu kabul etmiyorum"
Sanık Torunler'in avukatının beyanının ardından tutuklu sanık Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Ahmet Şahin savunma yaptı.
Sanık Şahin savunmasında, iddianamede sadece örgüt üyeliğinden suçlandığını ifade ederek, "Sözde örgütün faaliyetlerinin takibi için meclis üyeliğine yerleştirildiğim iddiası var. 2009 yılından beri meclis üyesiyim. Ben Büyükçekmece Belediyesi meclis üyesiyim. Siyasetin her bir kademesinde emek verdim." dedi.
Büyükçekmece'de 42 yıldır yaşadığını, 4 seçim dönemi boyunca listelerin birinci sıralarından meclis üyesi seçildiğini anlatan Şahin, "Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün yerine seçildim. Belediye başkan vekilliğinin bir suç idaresine çevrildiğine inanmak istemiyorum. Ben Fatih Keleş'i (İBB Spor Kulübü Başkanı) siyasetten tanırım. Aramızda ast, üst, emir, talimat ilişkisi olamaz. Hiyerarşi iddiasını da kabul etmiyorum. Üzerime atılı örgüt üyeliği suçunu kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.
Söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun, "Yan yana görevlerimiz oldu. 20 yılı aşkın süredir tanışıyoruzdur. Herhangi bir dönemde ast, üst veya talimat ilişkimiz olmuş mudur?" sorusuna sanık Şahin, "Kesinlikle hayır." cevabını verdi.
- İmamoğlu'nun kayınbiraderi tutuklu sanık Cevat Kaya'nın savunması
Ekrem İmamoğlu'nun kayınbiraderi tutuklu sanık Cevat Kaya da savunmasında herhangi bir eyleminin olmadığını öne sürerek, "Ekrem İmamoğlu'na bağlı örgüt üyesiymişim. Hangi eylemde bulunmuşum? Nerede yanlış yaptım? Bana bir talimat göndermiş mi? Onun verdiği talimatlarla hangi ilçe belediyeleriyle ihale yaptım?" ifadelerini kullandı.
Bu sanıkların arasında tanıdığı 2-3 kişinin bulunduğunu, bunlardan birinin eniştesi Ekrem İmamoğlu olduğunu belirten sanık Kaya, haksız zenginleşmediğini, zaten zengin olduğunu ve zenginleşmeye ihtiyacının olmadığını savundu.
Kaya, böyle bir olayın kendisine yaşatıldığı için çok üzgün olduğunu belirterek, çok iyi bir iş insanı olduğunu ve eğer kamuya bir zararı varsa 10 katını ödeyeceğini söyledi.
Söz alan tutuklu sanık İmamoğlu'nun, "Bir ticari ortaklık yaptık mı?" sorusuna da sanık Kaya, "Başkan ile bir alışverişimiz olmadı." yanıtını verdi.
Duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.