Anasayfa

Bakan Tekin: Okullarda duygu ve değer temelli yeni dönem başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığı, çocukların dijital dünyadaki risklere karşı korunması amacıyla "Duygu Değer Temelli Esenlik Projesi"ni hayata geçiriyor. Kurulacak yeni dijital platform ile öğrencilerin mahremiyet bilinci ve güvenli internet kullanımı desteklenecek.

Haber Giriş : 2026-05-12T16:42, Son Güncelleme 2026-05-12T17:19

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre Bakan Tekin, öğrencilerin sosyal-duygusal gelişimlerini desteklemeye yönelik "Duygu Değer Temelli Esenlik Projesi" ve bu kapsamda kurulacak dijital platform çalışmalarının değerlendirildiği çalıştaya katıldı.

Çalıştayda katılımcılara hitap eden Tekin, göreve geldikleri günden itibaren çocukların akademik eğitim süreçlerini pedagojik açıdan destekleyecek ve eğitimden elde edilen verimi artıracak çalışmaları önceliklendirdiklerini belirtti.

Tekin, çocukların yaşadıkları toplumun ve milletin bir ferdi olarak sorumluluk bilinciyle yetişmelerinin temel gündem maddelerinden biri olduğunu vurguladı.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarını anımsatan Tekin, yaşanan menfur olayların yürütülen çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizdi.

Tekin, "Ama bir taraftan da bu yürüttüğümüz çalışmaların belki daha hızlı bir şekilde yürümesi, yani doğru yolda olduğumuzu ve daha hızlı hareket etmemizi bize salık veren bir durum oldu bizim açımızdan. Bu olaylar bizim uzun süredir üzerinde hassasiyetle durduğumuz çocuk, aile, okul iklimi, akran ilişkileri ve dijital mecralar başlıklarının aslında ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu." ifadelerini kullandı.

Yaşanan olayların ardından çocukların iç dünyasını, aileleriyle kurduğu bağı, akran çevresini, okulda hissettiği aidiyeti, dijital mecralarda karşılaştığı içerikleri ve toplum olarak üretilen dili aynı bütünün parçaları olarak değerlendirme durumunda olunduğunu bir kez daha gösterdiğini aktaran Tekin, "Bakanlık olarak biz de bu sorumluluk bilinci içerisinde bütün paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla elimizden geleni yapmaya çaba sarf ediyoruz. Bugünkü çalıştayımız da aslında bu geniş sorumluluk alanı içerisinde attığımız önemli adımlardan bir tanesi." açıklamasında bulundu.

"Her bir tecrübe dijital esenlik platformumuzun etik temellerini, içerik yapısını ve uygulama süreçlerini güçlendirecektir"

Dijital dünyanın çocuklar açısından taşıdığı risklere de dikkati çeken Tekin, teknolojik ve pedagojik gelişmelerin insanı merkeze alan yaklaşımın önüne geçmemesi gerektiğini belirtti.

Çocukların duygu, değer ve mahremiyet açısından daha güçlü desteklenmesi için ortak akıl ve istişare kültürüyle hareket etmeye çaba sarf ettiklerini vurgulayan Tekin, şöyle devam etti:

"Bugün de burada yapacağımız müzakerelerle bize sahadan gelen gözlemleri takip ettiğimiz akademik çalışmaları, öğretmen tecrübelerini, bakanlığımızın kurumsal birikimlerini aynı hedef doğrultusunda belki yeniden masaya yatırmış olacağız. İnanıyorum ki burada ortaya koyulacak her bir tespit, sunulacak her bir öneri ve paylaşılacak her bir tecrübe dijital esenlik platformumuzun etik temellerini, içerik yapısını ve uygulama süreçlerini güçlendirecektir."

"Bütün mesaimizi güçlü bir maarif iklimi inşa etmek için ayırıyoruz"

Bakan Tekin, çocukların dijital mecralarda hızla üretilen hazır duygu kalıpları ve olumsuz içeriklerle erken yaşta karşı karşıya kaldığına işaret etti.

Tekin, şunları kaydetti:

"Evlatlarımızın kendi hayat tecrübeleriyle anlamlandırması gereken sevinç, öfke, incinme, merhamet, mahcubiyet, adalet gibi hisler, algoritmaların, akımların, kapalı grupların ve görünürlük yarışının içinde asıl bağlamından koparak başka istikametlere sürükleniyor. Bizim meselemiz işte bu sürüklenmeye karşı çocuğun iç dünyasını güçlendirmek, değerlerini diri tutmak, mahremiyetini ve sınırlarını koruyacak güçlü bir maarif iklimi oluşturabilmek. Göreve geldiğimiz günden itibaren bütün mesaimizi çocuklarımızın hayatını aileden okula, akran çevresinden dijital mecralara kadar bütün temas alanlarıyla kavrayan güçlü bir maarif iklimi inşa etmek için ayırıyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'mizden rehberlik hizmetlerimize, okul aile işbirliğinden güvenli okul iklimine, sosyal duygusal öğrenme becerilerinden dijital okuryazarlık çalışmalarımıza kadar attığımız her adımda evlatlarımızı bilgiyle, değerle, beceriyle, aidiyetle ve sorumluluk bilinciyle destekleyen bütüncül bakış açısını tahkim etmek için çaba gösteriyoruz.

Daha önce kamuoyuyla paylaştığımız 'Duygu Değer Temelli Dijital Esenlik Projemiz' de bu bütüncül bakış açısının dijital çağdaki en önemli başlıklarından birisi olarak ilerliyor. Projemizle çocuklarımızın dijital ortamda karşılaştıkları durumları duygu ve değer süzgecinden geçirebilmelerini, kendi sınırlarını, mahremiyetlerini ve başkalarının hukukunu koruyabilmelerini, dijital dünyada sorumlu, bilinçli ve ahlaki bir duruş geliştirebilmelerini hedefledik. Buradaki temel muradımız evlatlarımızın hissettikleri duyguların ve benimsedikleri değerlerin farkına varması, dijital platformlardaki değer temelli tutum ve davranışlarının kalıcı hale gelmesidir."

Proje kapsamında Ankara ve İstanbul'da yaklaşık 10 bin öğrenci ve öğretmenle görüşmeler gerçekleştirildiğini belirten Tekin, elde edilen veriler doğrultusunda duygu değer temelli dijital esenlik içerikleri hazırlandığını, farklı kademelerde pilot uygulamaların sürdüğünü ifade etti.

"Platformumuzun çok daha kuşatıcı, işlevsel ve kalıcı bir yapıya sahip olacağına inanıyorum"

Bakan Tekin, çocukların duygusal farkındalığını, güvenli dijital ortamlarla buluşmasını ve sürece aktif katılımını önemsediklerini aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Evlatlarımız dijital dünyada bir içerikle karşılaştığında ne hissettiğini fark edebilsin, bir paylaşım yaparken mahremiyetini düşünebilsin, bir yorum yazarken başkasının hakkını da gözetebilsin, bir grup içinde dışlandığında, zorbalığa maruz kaldığında ya da yanlış bir yönlendirmeyle karşılaştığında başvurabileceği güvenli yolları bilebilsin, öğretmeninden, ailesinden ve rehberlik mekanizmalarından destek alabileceğini hissetsin istiyoruz. Önümüzdeki süreçte çocuklarımızın da görüşlerini ayrıca alacağız. Çünkü bu platformu çocuklarımız adına kurarken onların sesini, dilini, ihtiyaçlarını ve tecrübelerini de dikkate almak istiyoruz. Öğretmenlerimizin gözlemi, ailelerimizin hassasiyeti, akademisyenlerimizin birikimi, uzmanlarımızın emeği ve çocuklarımızın kendi sesi bir araya geldiğinde dijital esenlik platformumuzun çok daha kuşatıcı, işlevsel ve kalıcı bir yapıya sahip olacağına inanıyorum."

Çocukların dijital dünyadaki yolculuğunda en güçlü koruyucu bağın evde kurulan güven ilişkisi olduğunu vurgulayan Tekin, "Evlatlarımızın hangi mecralarda vakit geçirdiğini, hangi içeriklerle karşılaştığını, hangi gruplara dahil olduğunu, hangi kelimeleri yoğun olarak kullandığını, neye sevindiğini, öfkelendiğini, nerede içine kapandığını dikkatle takip etmek, bunu baskıyla, korkuyla, suçlayıcı bir dille yapmadan, sevgiyle, sabırla ve güven veren bir yakınlıkla sürdürmek, bugün ailelerimizin çocuklarına vereceği en kıymetli desteklerden birisidir." diye konuştu.

Medya kuruluşlarından dijital içerik üreticilerine, teknoloji şirketlerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar bütün paydaşları da çocukların ruh dünyasını, mahremiyetini, dikkatini ve değer dünyasını gözeten daha sorumlu bir dil ve tasarım anlayışına davet eden Tekin, "Çocuklarımızın ilgisini yakalayan her içerik onların iyiliğini, güvenliğini ve gelişimini de gözeten bir hassasiyetle üretilmelidir. Bakanlık olarak çocuklarımızın dijital çağda güçlü bir şahsiyetle yetişmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." açıklamasında bulundu.

Çalıştaya, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, MEB Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, MEB Ortaöğretim Genel Müdürü Cengiz Mete ile MEB Din Öğretimi Genel Müdürü Ahmet İşleyen de katıldı.

Öğrencilerin dijital ortamlarda sorumlu bireyler olarak var olmalarının desteklenmesi amaçlanıyor

Bakanlıkça yürütülen "Duygu Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" ile öğrencilerin dijital ortamlarda daha bilinçli, güvenli ve sorumlu bireyler olarak var olmalarının desteklenmesi hedefleniyor.

Üç fazdan oluşan proje kapsamında dijital esenlik modelinin oluşturulması, eğitim programlarının hazırlanması ve dijital esenlik platformunun geliştirilmesi planlanıyor. Projede nezaket, adalet, sorumluluk, empati, saygı ve mahremiyet gibi değerler merkeze alınıyor.

Proje kapsamında Ankara ve İstanbul'da öğrenciler ve öğretmenlerle saha çalışmaları yürütülürken, farklı eğitim kademelerine yönelik pilot uygulamalar da hayata geçirildi. Ortaöğretim düzeyinde 23 pilot okulda uygulamalar tamamlanırken, ilkokul düzeyindeki çalışmalar 40 ilde devam ediyor.

Projenin yeni aşamasında ise çocuklar için güvenli ve etik ilkelere dayalı bir dijital esenlik platformu oluşturulması amaçlanıyor.

Anadolu Ajansı