Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Kemer ilçesinde Hazineye ait taşınmazların 6292 sayılı Kanun'da aranan hak sahipliği, fiili kullanım ve satış şartları bulunmadığı halde belirli kişi ve aile çevrelerine geçirildiği yönündeki soruşturmada önemli bulgulara ulaştı. Başsavcılık, MASAK ve banka verileri, HTS ve baz istasyonu kayıtları, tapu hareketleri, bakanlık müfettişliği raporları, bilirkişi incelemeleri ile CMK'nin 135. maddesi kapsamında elde edilen iletişim kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda olayların münferit usulsüzlükler olmadığı, örgütlü bir yapı içinde gerçekleştirildiği kanaatine vardı.
Örgütün Başında Milli Emlak Uzmanı
Soruşturma dosyasına göre yapılanmanın sevk ve koordinasyonunu Kemer Milli Emlak Uzmanı Gökhan Kaya yürütüyordu. Bulgulara göre örgütün "kamu ayağı"nda Milli Emlak personeli taşınmazların tespiti, kullanıcı ve hak sahiplerinin belirlenmesi, satış dosyalarının hazırlanması ve tescil süreçlerinde rol alırken; "sivil ayak"ta ise uygun kişilerin belirlenmesi, taşınmazların edinilmesi ve elde edilen menfaatin aile ya da bağlantılı çevrede tutulması işlemleri yürütülüyordu.
İletişim Kayıtlarında Dikkat Çeken Konuşmalar
CMK'nin 135. maddesi kapsamında elde edilen dinleme kayıtlarında, soruşturmanın iddialarını destekleyen görüşmeler tespit edildi. Gökhan Kaya'nın tarımsal indirimli satış işlemleriyle ilgili bir görüşmesinde vatandaşın gerekli tespiti yapılmadan, yalnızca beyana dayanılarak işlem yürütüldüğünü ifade ettiği belirlendi.
Kaya'nın başka bir görüşmesinde ise kendisinden "uygun bir arazi" ayarlaması istendiği, kendisinin de talebi karşılayabileceğini belirttiği kayıtlara yansıdı. Bu konuşmanın devamında, Milli Emlak personeli Y. F.'nin Ovacık'ta yaklaşık 700 metrekarelik bir taşınmazı 15 bin TL karşılığında edindiğinin örnek gösterildiği tespit edildi.
Soruşturma kapsamındaki diğer görüşmelerde de taşınmazların ve elde edilen menfaatlerin takibine ilişkin ifadeler kullanıldığı, bu konuşmaların şüpheliler arasındaki koordinasyonu ortaya koyduğu değerlendirildi.
MASAK ve tapu kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde ayrıca kamu görevlileri ile taşınmazlardan yararlanan kişiler arasında doğrudan para transferleri, yüksek tutarlı nakit hareketleri, taşınmaz devirleri ve uzun süreli yoğun iletişim trafiği tespit edildi.
80 Taşınmazın Değeri 10 Milyar TL'yi Buluyor
Soruşturma kapsamında toplam 80 Hazine taşınmazı yakın incelemeye alındı. Bu taşınmazların bulundukları bölgelerdeki güncel piyasa değerleri esas alındığında, ekonomik büyüklüğün yaklaşık 10 milyar TL'ye ulaştığı değerlendirildi. Kesin kamu zararının, taşınmazların satış tarihindeki hukuki durumu, gerçek piyasa değeri ve Hazine'ye ödenen bedeller karşılaştırılarak sürdürülen bilirkişi incelemesinin ardından netleşeceği belirtildi.
Mal varlığı değerlerinin el değiştirmesini önlemek amacıyla bağlantılı banka hesapları, taşınmazlar ve diğer mal varlıkları için koruma ve el koyma tedbirleri değerlendirmeye alındı. Bir kısım taşınmaz için satış iptali ve devir önleme kayıtları oluşturulurken, açılan tapu iptal ve tescil davalarında ihtiyati tedbir kararları uygulandı.
21 Adrese Eş Zamanlı Operasyon, 27 Gözaltı
Soruşturma kapsamında Milli Emlak personeli, bir tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil yararlanıcılardan oluşan toplam 27 şüpheli belirlendi. 25 Ağustos 2026 tarihinde saat 06.00'da Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleriyle Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de bulunan 21 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.
Gözaltına alınan şüpheliler arasında Kemer Milli Emlak Uzmanı Gökhan Kaya, Kemer Milli Emlak Uzmanı M. E.n Y., Kemer Milli Emlak Müdür Yardımcısı Vekili S. Y.l, Aspendos Milli Emlak Müdürü E. G. K., Kemer Milli Emlak Uzmanı Y. F.i, Milli Emlak Uzmanı H. A. ve Kemer İlçe Tapu Müdürü A. K. gibi kamu görevlileri; ayrıca eski ve mevcut mahalle muhtarları ile çok sayıda sivil şahıs yer aldı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, örgütün hiyerarşik yapısının ve iş bölümünün, şüphelilerin yapı içindeki rollerinin, Hazine taşınmazlarının hangi yöntemlerle özel kişilere geçirildiğinin, kamu görevlilerinin bu işlemler karşılığında doğrudan veya dolaylı menfaat elde edip etmediğinin ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdürüldüğünü açıkladı.