Dışarıdan bakıldığında "beyaz yakalı" çalışanların bulunduğu izlenimi veren ofislerde, dolandırıcılar telefon yoluyla insanlardan astronomik miktarlarda para topladı. Bu yapının arkasındaki isimlerin büyük ölçüde bilinmesine rağmen, aralarında Türkiye ve Ukrayna vatandaşlarının da yer aldığı şebekenin uzun süre faaliyetlerine devam etmesi dikkat çekti. Uzmanlara göre dosya, iki ülke arasında yıllar içinde inşa edilen diplomatik ve siyasi ilişkilere zarar verebilecek potansiyel bir uluslararası krize dönüşebilir.
Europol devrede: Avrupa ve Ukrayna'da tutuklamalar
Bu hafta yaşanan gelişmelerle birlikte soruşturmada kritik bir aşamaya gelindi. Ukrayna'da, çağrı merkezleriyle bağlantılı suç örgütünün bazı üyeleri tutuklandı. Kaynakların aktardığına göre Europol ise bir AB ülkesinde, dolandırıcılık zincirinin en üst basamağında yer aldığı iddia edilen ismi gözaltına aldı.
Gözaltına alınan kişinin, Dnipropetrovsk doğumlu 35 yaşındaki iş insanı ve yatırımcı Artur Yermolayev olduğu belirtildi. Yermolayev, aynı zamanda Ukrayna E-spor Federasyonu'nun kurucusu olarak biliniyor.
E-spor şampiyonalarına katılmış ve çeşitli başarılar elde etmiş Yermolayev'in bu kimliği, soruşturma dosyasına göre yalnızca bir "vitrin"den ibaretti. Hakkındaki iddialar, Kiev merkezli çağrı merkezi ağının doğrudan organizatörü olduğu yönünde. Kaynaklara göre Yermolayev, IT sektöründeki bağlantılarını kullanarak Kiev'deki yapılanmayı kurdu, Türkiye'de de ortaklarla çalıştı. Bu nedenle soruşturma, yetkililer tarafından "kapanmış bir dosya" değil, henüz sonuçlanmamış bir süreç olarak değerlendiriliyor.
Kiev'in göbeğinde 60 ofislik dolandırıcılık şebekesi
Dolandırıcılık ağının merkezinin, Kiev'in en güvenli bölgelerinden biri olması ise çarpıcı. Hükümet binalarına ve kolluk kuvvetlerinin merkezlerine yalnızca birkaç kilometre mesafede bulunan "Gulliver" iş merkezinin 19. katında, şebekenin en büyük ofislerinden biri yer aldı. Bir diğer büyük ofis ise hemen yakınındaki "Parus" iş merkezindeydi.
Suç çevrelerinde "Cosmo" adıyla bilinen bu yapı, Kiev genelinde en az 60 ofisten oluşuyordu. Yaz aylarında Ukraynalı güvenlik güçleri ağın bir bölümünü deşifre etti, çok sayıda ofiste arama yapıldı ve organizatörler hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Şebekenin başında Türk isim mi var?
Soruşturma ilerledikçe şebekenin üst yönetiminde yer alan bir diğer isim de kamuoyuna yansıdı. Medya kaynaklarına göre bu isim, Serdem Koç adlı bir Türk vatandaşıydı. Koç, Asmi ya da Bahar isimlerini de kullandığı belirtilen Serdem Koç, örgüt içindeki "altın tepe" olarak adlandırılan üst kadroyu koordine ediyordu. Yanında ise erkek arkadaşı olduğu belirtilen Çağrı Öztürk bulunuyordu.
Bu isimlerin takma ad olabileceği değerlendiriliyor. Zira "Çağrı Öztürk" ismi tanınmış bir Türk dizi oyuncusuyla, "Koç" soyadı ise Türkiye'nin en zengin ailelerinden biriyle örtüşüyor. "Serdem" isminin Türkçede "kalp" anlamına gelmesi de bilinçli seçilmiş bir kimlik izlenimi yaratıyor.
Serdem Koç'un yalnızca yönetsel bir figür olmadığı, çağrı merkezi çalışanlarının mağdurları ikna etmek için kullandığı konuşma senaryolarını bizzat yazdığı, para trafiğini, transferleri ve finansal akışı kontrol ettiği tespit edildi.
Sınır dışı edildi, Malezya'ya kaçtı iddiası
Sonbaharda Serdem Koç'un Ukrayna'dan sınır dışı edildiği öğrenildi. Aynı süreçte erkek arkadaşı da ülkeden çıkarıldı. Ancak Serdem Koç'un Türkiye'ye dönmediği ortaya çıktı. Kaynaklara göre Ukrayna'daki yapılanmayı geride bırakan Serdem Koç, Malezya'ya kaçtı ve burada saklanıyor. Türkiye'ye iade edilme ihtimalinden büyük korku duyduğu, zira ülkesinde ağır bir cezayla karşı karşıya kalacağı belirtiliyor. Türk makamlarının ise uluslararası boyuta ulaşan bu dolandırıcılık skandalından son derece rahatsız olduğu ifade ediliyor.
Asıl organizatör Yermolayev mi?
Üst kadronun dağılmasına rağmen çağrı merkezlerinin faaliyetlerini sürdürmesi, soruşturmayı derinleştirdi. Gazeteciler ve soruşturmacılar, ağın asıl yöneticisinin Ukraynalı Artur Yermolayev olduğu sonucuna ulaştı. Kiev'deki milyonlarca dolarlık dolandırıcılık operasyonunun arkasında Yermolayev'in bulunduğu, çağrı trafiğinin ise Lego ve TSpace üzerinden sağlandığı öne sürüldü.
İtiraf ve işbirliği iddiası
Europol tarafından gözaltına alındıktan sonra Artur Yermolayev'in yetkililerle iş birliği yapmaya başladığı öğrenildi. Kiev'deki çağrı merkezlerinde çalışan çok sayıda kişi, üst düzey yöneticiler de dahil olmak üzere geçici gözaltı merkezlerinde tutuluyor. Bazı şüpheliler ise sınır dışı edildi. Güvenlik güçleri, suç ağının diğer yöneticilerine ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Bu süreçte kamuoyunda şu soru da yüksek sesle soruluyor: Üst düzey isimler hapis cezası aldığında, milyonlarca dolarlık bu yasa dışı yapı kimin kontrolüne geçecek?
Kiev'deki şüpheli adresler
En dikkat çekici detay ise şu: Tüm bu operasyonlara rağmen, Türkiye ve AB vatandaşlarını hedef alan dolandırıcılık çağrı merkezlerinin Ukrayna'da hala aktif olduğu belirtiliyor. Editörlerimizin ulaştığı bilgilere göre Kiev'de faaliyetini sürdüren ofislerin adresleri şöyle:
Astarda İş Merkezi (Yaroslavska 58), 6. kat
Fizkultury 28 İş Merkezi, 2. kat
Leyptsizka 15, 6. kat
Jilyanska 68, Kadorr Group İş Merkezi, 10 ve 11. katlar
Pankovska 14 İş Merkezi, 2. kat
Amosova 12A, Horizon Park İş Merkezi, 11. kat
Şota Rustaveli 39/41, 11. kat
Novovokzalna 2, 4 kat
Saksaganskogo 70A, Saksaganskiy İş Merkezi, 6 ve 8. katlar
Antonovycha 172, Palladium City İş Merkezi, 7 ve 13. katlar
Bohdana Stupky Caddesi 3, -1. kat
Oleksandra Myshuhy Caddesi 10 (Piramida AVM yakınında), 3 ve 4. Etaplar
Uzmanlara göre bu dosya, yalnızca bir dolandırıcılık soruşturması değil; Türkiye ve Ukrayna ilişkilerini etkileyebilecek ciddi bir diplomatik risk barındırıyor.
Ukrayna'da, Türkiye vatandaşlarını hedef alan dolandırıcılık çağrı merkezleri ağı faaliyetini sürdürüyor. Şemanın arkasında Artur Yermolayev ve Türk vatandaşı Serdem Koç'un olduğu iddia ediliyor.