Orduevleri ve askeri gazinolar ile sosyal tesislerden yararlanacak personelin davranış ve üslup yönünden kabul edilebilir ölçütlere sahip olmasının gerekir
Orduevleri ve askeri gazinolar ile sosyal tesislerin, Silahlı Kuvvetler mensupları arasında dayanışmayı artırmak, mesleki ve kültürel ilişkileri, sosyal ve moral ihtiyaçları temin etmek gayesi ile kurulan tesisler olduğu, bu tesislerin, kanunda öngörülen amaç dışındaki bir amaca hizmet etmesinin mümkün olmadığı, muvazzaf personelin yanı sıra, tabii üye olarak kabul edilen emekli personel tarafından müştereken kullanılan ve askeri mahal niteliği bulunan bu tesislerin amacına uygun olarak bir düzen içinde idamesi için yararlanma hakkına sahip olan kişilerin davranış ve üslup yönünden kabul edilebilir ölçütlere sahip olmasının gerekli olduğu, bu nedenle anılan özellikleri taşımadığı açıkça belirlenen muvazzaf veya emekli personelin sosyal tesislerden istifadesine sınırlama getirilmesinin mümkün olduğu, TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinde ise yasaklama kararı alınmasını gerektiren fiillerin ve bu fiillere uygulanacak yaptırımın açıkça düzenlendiği görülmüştür.
104 Amiral Bildirisi" olarak bilinen yazılı açıklamada bulunduğu için buralara alınmaması hukuka uygundur
Bakılan uyuşmazlıkta; askeri yapının emir - komuta hiyerarşisi içerisinde yer almayan, emekli bir asker olan davacının, emekli askerlerin de özgürlüklerini kullanırken muvazzaf askerlerle aynı düzeyde olmamakla birlikte, özellikle emeklilik dönemindeki sivil hayatlarında, herkesin erişimine açık olmayan askeri sosyal tesislere ulaşabildikleri ve diğer sivil kişilerden farklı olarak eski görevlerine bağlı bazı haklardan yararlanmaya devam ettikleri dikkate alındığında, uymaları gereken ödev ve sorumluluklar bulunduğu, dolayısıyla belirli kategorilere mensup emekli kamu görevlilerinin ifade özgürlüğüne yapılan müdahale ile onların ifadeyi kullanma biçimlerinin daha önce çalıştıkları kurumun disipliniyle ve mesleklerinin niteliğine aykırı düşmemesi gerektiği, ayrıca emekli askerlerin askeri hiyerarşi kurallarına uyma yükümlülükleri olmasa da, eski görevleriyle bağlantılı meselelerle ilgili ifadeleri arasında bir denge sağlanıp sağlanmadığı hususunun birlikte değerlendirilmesi gerekmekte olup, davacının, basına, kamuoyunda "104 Amiral Bildirisi" olarak bilinen yazılı açıklamada bulunduğundan bahisle, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 316. maddesi gereğince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2021/230 sayılı dosyası üzerinden açılan ceza davasında "Devletin güvenliğine ve Anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma" suçundan yargılandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının eyleminin TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinde yer alan "astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak açıkça aşağılayıcı söz ve davranışta bulunmak" hükmüyle uyumlu olduğu anlaşılmaktadır
T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/5228
Karar No: 2025/3198
DAVANIN KONUSU:
Emekli tuğamiral davacının orduevi ve askeri sosyal tesislere girişinin 5 yıl yasaklanmasına ilişkin 07/04/2021 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olan 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinin iptali istenilmektedir
DAVACININ İDDİALARI:
Dava konusu düzenleme uyarınca, idarenin, sadece kendi gözlem ve değerlendirmelerine dayanarak, ancak kendi çalışanı ve özel statüye tabi bir TSK mensubu olmayan sivil kişilere, subjektif bir değerlendirme ile hak kaybı yaşatabileceği, düzenlemenin kaleme alınış şeklinde de açıklık bulunmadığı, bir sivile özel bir görevi kimin vereceği, muvazzaflık yapılan dönemde bulunulan görev ve görev yerleri ile ilgili bilginin yasalar ile tanımlanmış devlet sırrı niteliği taşımıyorsa açıklanmasında ne gibi bir sakınca olacağı, dava konusu işleme esas teşkil eden ve halen yargılaması süren "Amiraller Duyurusu"'nun içeriği incelendiğinde, hiç bir kurum ya da kişiyi aşağılayıcı bir ifadenin olmadığının görüleceği; düzenlemenin Anayasa'nın 10. 13. ve 38. maddelerine aykırılık teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince orduevine giriş yasağı getirilen bir TSK Emeklisinin yaptığı bireysel başvuru sonucunda bu tür yasaklama getiren düzenlemelerin kanunilik ilkesi uyarınca hangi şartlarda ve hangi sürelerle uygulanacağı hususunda şekli bir kanuni düzenlemeye dayanması gerektiği, bu nedenlerle dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI:
Davacı tarafından ileri sürülen; Anayasa Mahkemesinin 2015/9734 başvuru numaralı H.Ş. kararına konu edilen yasaklama işleminin tesisi esnasında yürürlükte olan 211 sayılı Kanun hükümlerinde 2014 yılında değişikliğe gidildiği, bu bakımdan davacı bakımından emsal oluşturmasının mümkün bulunmadığı, AYM kararına konu edilen yasaklama işleminin tesisi esnasında yürürlükte olan 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu'nun 102. maddesi; "a) Ordu evlerinin kadro, kuruluş, idare, murakabe ve muhasebeleri ile işletme şekilleri ve müştemilatı yapılacak bir yönetmelik ile tesbit ve tayin olunur." şeklinde olduğu, 211 sayılı Kanun'da AYM kararına konu işlem tarihinden sonra yapılan değişikliğin 11/02/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, işbu dava konusu düzenlemenin halen yürürlükte olan 211 sayılı Kanun'un 98., 99. ve 100. maddeleri uyarınca tesis edildiği, dolayısıyla işlemin yasal dayanağının mevcut olduğu ve anılan maddelerde idarenin takdir alanının sınırlarının yeterli açıklıkta belirlendiği, askeri sosyal tesislere giriş yasağı uygulanmış personelden, sadece MY 58-4 (A) Türk Silahlı Kuvvetleri Orduevleri, Askeri Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri ile Eğitim Merkezleri Yönergesi'nin 3-10 maddesi gereği bahse konu askeri mahallerde sosyal tesis içinde önceden belirlenmiş kurallara uyulmadığı eş zamanlı tespit edilen personele bildirim yapılmasının hüküm altına alındığı, bahse konu mahal dışında yapılan eylemlerde bulunan hiçbir personele bildirim yapılmasının hüküm altına alınmadığı, uygulamada Danıştayın, idari işlemlerin yetkili makamlarca kabul ve imza edilmekle tamamlanmış olacağını kabul eden kararlarının da olduğu dikkate alındığında, bu durumu idarenin takdir yetkisinin sınırları içinde olduğu, bu nedenle davacıya yazılı veya şifahi bir bildirim yapılmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:
211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 98. maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin sosyal ve moral ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışmayı artırmak, mesleki, sosyal gelişmelerini mümkün kılacak imkanları hazırlamak maksadıyla ve Milli Savunma Bakanlığının izni ile; orduevi ve bağlısı şubeler, askeri gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin kurulabileceği, orduevi ve bağlısı şubeler ile askeri gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin kadro, kuruluş, idare, yapılacak denetleme ve işletme şekilleri, verilecek hizmetler, üye aidatı ve kart ücreti alınmasına ilişkin usul ve esasların, ihtiyaçların tespit ve temini ile elde edilen gelirlerin harcanacağı yerlerin ve diğer hususların çıkarılacak bir yönetmelikle belirleneceği düzenlemiş olup, kanunla verilen bu yetkinin, orduevlerinin kuruluşu ve idaresine ilişkin olup, kanun koyucunun konuyla ilgili temel kuralları belirleyip kanuni çerçeveyi çizdikten sonra bu çerçevenin içinde kalacak hususların düzenlenmesini idareye bırakmasında, hukuki belirlilik ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkelerine aykırı düşen bir yön bulunmamakla birlikte, kanunla verilen yetkinin yalnızca orduevlerinin kuruluşu ve idaresine ilişkin olduğu, Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hakların sınırlandırılması için mutlaka kanuna ihtiyaç bulunduğu, uyuşmazlıkta ise yasaklama şeklindeki yaptırımın emekli ordu mensuplarına hangi şartlarda ve hangi sürelerle uygulanacağı hususunda şekli anlamda bir kanun hükmü bulunmadığı görüldüğünden, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmetleri Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinin kanuni bir dayanağının olmadığı ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen davacının orduevleri ve askeri sosyal tesislere girişinin 5 yıl süreyle yasaklanmasına ilişkin 07/04/2021 tarihli dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI DÜŞÜNCESİ:
Dava , Emekli tuğamiral olan davacının orduevleri ve askeri sosyal tesislere girişinin 5 yıl süreyle yasaklanmasına ilişkin 07/04/2021 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 13.maddesinin "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması"na ilişkin düzenlemede; temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın Anayasa'da belirtilen sebeplere bağlı olarak ancak kanunla sınırlanabileceği ve sınırlamaların Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı kuralı yer almaktadır.
06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin "Ordu evleri ve askeri gazinolar" başlıklı 664. maddesinin (4) numaralı bendinde, "Subaylar, askeri memurlar ve astsubaylar ile bunların emeklileri orduevlerinin ve askeri gazinoların tabii üyeleridirler.
Tabii üyeler ile orduevleri, askeri gazino ve öteki askeri sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerin (...);
a) (Ek ibare: 17/11/2007-26703) Bu Mahallerde siyasi konuşma yapmaları, siyasi telkin ve öneride bulunmaları, yasal ve yasa dışı kurulmuş bulunan siyasi amaçlı parti, kuruluş, dernek ve örgütlerden herhangi biri hakkında propaganda yapmaları yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında gerektiğinde yasal işlem yaptırılmakla birlikte, emekli üyeler ile sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerden birinin bu tür faaliyette bulunduğu herhangi bir şekilde tesbit edilenler anılan sosyal tesislerden yararlanma haklarını kaybederler.
b) Söz atma, sarkıntılık, ırz ve iffete tecavüz, askerlik haysiyet ve şerefine dokunan fillleri işlemeleri veya orduevleri, askeri gazino ve öteki askeri sosyal tesislerde uyulması öngörülen kurallara uymamakta ısrar etmeleri halinde bunlar hakkında gerektiğinde yasal işlem yaptırılmakla birlikte bu tesislere girişleri Genelkurmay Başkanlığınca yasaklanabilir. Yapılan yasal işlem sonucunda bu fiilleri işlemedikleri anlaşılanlar hakkında, daha önce alınmış olan yasaklama kararı Genelkurmay Başkanlığınca kaldırılır.
c) (Değişik: RG-14/02/1999-23611) Emekli üyeler ile bunların aile fertlerinden birisinin, irticai, bölücü, yıkıcı faaliyetler içerisinde yer aldığının ya da Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhinde beyanda veya faaliyette bulunduğunun tespit edilmesi halinde, bu kimselerin, orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri, Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir.
ç) (Ek: RG-İ7/11/2007-26703) Kendisine özel bir görev verilmediği halde görevi ve sıfatı icabı muvazzaflık yaptığı dönemde bulunduğu görev ve görev yerleri hakkında beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunan, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak açıkça aşağılayıcı söz ve davranışta bulundukları çeşitli komutanlık ve resmi kaynaklardan intikal eden bilgi ve belgelerden tespit edilenlerin orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri, Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir.
d) (Ek:RG-16/10/2020-31276) İlgili mevzuat gereği açığa alınan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek 30 iş gününden daha fazla süre ile geçici görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile aynı gerekçelerle görevden uzaklaştırılan Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri, görevden uzak kaldıkları süre zarfında; emekli üyeler ile sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerden bu durumları nedeniyle soruşturma veya kovuşturma altında bulunanların orduevleri , askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri ise soruşturma veya kovuşturma süresince Millii Savunma Bakanlığınca geçici olarak yasaklanabilir ''düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyada mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinden; emekli tuğamiral olan davacının basına, kamuoyunda "104 Amiral Bildirisi" olarak bilinen yazılı açıklamada bulunduğundan bahisle, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 316. maddesi gereğince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı ve davacının TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi kapsamında astlık üstlük münasebetlerini zedelemeye, komutanlarına karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak beyanda bulunduğu gerekçesiyle orduevleri ve askeri sosyal tesislere girişi 5 yıl süreyle yasaklandığına ilişkin işlem tesis edildiği ve anılan işlem ile dayanağı Yönetmelik maddesinin iptalinin istenildiği görülmektedir.Davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemin dayanağını oluşturan Yönetmelik maddesinde, yasaklama gerekçelerinin belirlendiği; bu belirlemenin ardından "...Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir." ibaresi ile maddede sayılan fiillerden dolayı uygulanacak yaptırımın da belirtildiği ve davacı hakkında yasaklama kararının belirlenmiş olan alt sınırının uygulanmış olduğu dikkate alındığında, anılan düzenlemede hakkın sınırlanmasında; bireyin hakkına yapılan müdahalenin belirliliği yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı; Anayasanın 124. maddesinde öngörülmüş olan yetki kullanımı kapsamında 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu amaç ve kapsamı çerçevesinde hizmet gerekleri doğrultusunda yapılmış bir düzenleme olduğu ve üst hukuk normlarına aykırılık içermediği sonucuna varılmaktadır.
Anayasa Mahkemesince; Anayasa'nın 26. maddede yer alan ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olduğu , toplumun ilerlemesi ve her bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturduğu bir çok kararında ifade edilmiş ; İfade özgürlüğü, insanın kendini ve başkalarını tanımlamada, anlamada ve algılamada, bu çerçevede başkalarıyla ilişkilerini belirlemede ihtiyaç duyduğu bir değer olarak kabul edilmiştir.
Anılan hususlar ve dosya içeriğinin birlikte değerlendirilmesinden; askeri yapının emir-komuta hiyerarşisi içerisinde yer almayan, emekli bir asker olan davacı yönünden; emekli askerlerin de özgürlüklerini kullanırken muvazzaf askerlerle aynı düzeyde olmamakla birlikte, emeklilik dönemindeki sivil hayatlarında, herkesin erişimine açık olmayan askeri sosyal tesislere ulaşabildikleri ve diğer sivil kişilerden farklı olarak eski görevlerine bağlı bazı haklardan yararlanmaya devam ettikleri dikkate alındığında, uymaları gereken ödev ve sorumlulukları bulunduğunun kabulü ifa etmiş oldukları hizmetin niteliğinden kaynaklanan bir gerekliliktir. Dolayısıyla hizmet grubu yönünden ifade özgürlüğüne yapılan müdahale ile özgürlüğü kullanma biçimlerinin daha önce çalıştıkları kurumun disipliniyle ve mesleklerinin niteliğine aykırı düşmemesi gerekliliği karşısında, davacı ile birlikte 104 emekli amiralin, yazılı basına sair surette açıklamada bulunduklarından bahisle "Devletin Güvenliğine veya Anayasal Düzene Karşı Suç işlemek için Anlaşma" suçundan dolayı haklarında açılan ceza davasının derdest olduğu da dikkate alındığında ; TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664/2-4/ç maddesi uyarınca davacının Türk Silahlı Kuvvetlerine ait sosyal tesislere girişinin beş yıl süreyle yasaklanması yolunda tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Emekli Tuğamiral olan davacı hakkında, basına, kamuoyunda "104 Amiral Bildirisi" olarak bilinen yazılı açıklamada bulunduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 316. maddesi gereğince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmış ve davalı idare tarafından, davacının TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddenin 4. fıkrasının (ç) bendi kapsamında astlık üstlük münasebetlerini zedelemeye, komutanlarına karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak beyanda bulunduğundan bahisle, davacının orduevi ve askeri sosyal tesislere girişinin 5 yıl yasaklanmasına ilişkin 07/04/2021 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü düzenlenmiştir.
211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu'nun "Orduevleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları veya vardiya yatakhaneleri ile diğer tesisler" başlıklı 98. maddesinde; "Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin sosyal ve moral ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışmayı artırmak, mesleki, sosyal gelişmelerini mümkün kılacak imkanları hazırlamak maksadıyla ve Milli Savunma Bakanlığının izni ile;
a) Orduevi ve bağlısı şubeler,
b) Askeri gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri,
kurulabilir.
Orduevi ve bağlısı şubeler ile askeri gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin kadro, kuruluş, idare, yapılacak denetleme ve işletme şekilleri, verilecek hizmetler, üye aidatı ve kart ücreti alınmasına ilişkin usul ve esaslar, ihtiyaçların tespit ve temini ile elde edilen gelirlerin harcanacağı yerler ve diğer hususlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yönetmelik ile belirlenir.
Orduevi ve bağlısı şubeler, askeri gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin yılı merkezi yönetim bütçe kanunu ile belirlenen giderleri genel bütçeden karşılanabilir." hükmüne, "II-Özel, yerel veya kış eğitim merkezleri" başlıklı 99. maddesinde; "Belirli zamanlarda özel askeri eğitimlerin yapılması, personelin moral ve motivasyonuna katkı sağlanması maksadıyla Milli Savunma Bakanlığının izni ile özel, yerel veya kış eğitim merkezleri kurulabilir.
Bu tesislerin işletilmesi ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Özel, yerel veya kış eğitim merkezlerinin yılı merkezi yönetim bütçe kanunu ile belirlenen giderleri genel bütçeden karşılanabilir." hükmüne, 100. maddesinde; " Ordu evleri, askeri gazinoları ve kışla gazinoları askeri bina olup askeri mahal vasıf ve mahiyetini haizdir." hükmüne yer verilmiştir.
TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin "Ordu evleri ve askeri gazinolar" başlıklı 664. maddesinde; "Bunlar askeri binalar olup askeri mahal vasıf ve mahiyetini haizdir.
...
4 - Subaylar, askeri memurlar ve astsubaylar ile bunların emeklileri orduevlerinin ve askeri gazinoların tabii üyeleridirler.
Tabii üyeler ile orduevleri, askeri gazino ve öteki askeri sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerin (.);
a) Bu Mahallerde Siyasi konuşma yapmaları, siyasi telkin ve öneride bulunmaları, yasal ve yasa dışı kurulmuş bulunan siyasi amaçlı parti, kuruluş, dernek ve örgütlerden herhangi biri hakkında propaganda yapmaları yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında gerektiğinde yasal işlem yaptırılmakla birlikte, emekli üyeler ile sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerden birinin bu tür faaliyette bulunduğu herhangi bir şekilde tesbit edilenler anılan sosyal tesislerden yararlanma haklarını kaybederler.
b) Söz atma, sarkıntılık, ırz ve iffete tecavüz, askerlik haysiyet ve şerefine dokunan fiilleri işlemeleri veya orduevleri, askeri gazino ve öteki askeri sosyal tesislerde uyulması öngörülen kurallara uymamakta ısrar etmeleri halinde bunlar hakkında gerektiğinde yasal işlem yaptırılmakla birlikte bu tesislere girişleri Genelkurmay Başkanlığınca yasaklanabilir. Yapılan yasal işlem sonucunda bu fiilleri işlemedikleri anlaşılanlar hakkında, daha önce alınmış olan yasaklama kararı Genelkurmay Başkanlığınca kaldırılır.
c) Emekli üyeler ile bunların aile fertlerinden birisinin, irticai, bölücü, yıkıcı faaliyetler içerisinde yer aldığının ya da Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhinde beyanda veya faaliyette bulunduğunun tespit edilmesi halinde, bu kimselerin, orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri, Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir.
ç) (Ek: RG-17/11/2007-26703) Kendisine özel bir görev verilmediği halde görevi ve sıfatı icabı muvazzaflık yaptığı dönemde bulunduğu görev ve görev yerleri hakkında beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunan, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak açıkça aşağılayıcı söz ve davranışta bulundukları çeşitli komutanlık ve resmi kaynaklardan intikal eden bilgi ve belgelerden tespit edilenlerin orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri, Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir.
d) İlgili mevzuat gereği açığa alınan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek 30 iş gününden daha fazla süre ile geçici görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile aynı gerekçelerle görevden uzaklaştırılan Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri görevden uzak kaldıkları süre zarfında; emekli üyeler ile sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerden bu durumları nedeniyle soruşturma veya kovuşturma altında bulunanların orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri ise soruşturma veya kovuşturma süresince Milli Savunma Bakanlığınca geçici olarak yasaklanabilir."
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, iptali istenilen ve 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildiğinden, anılan düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuralına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir.
211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu'nun 98. maddesinde orduevi ve bağlısı şubeler ile askeri gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin kadro, kuruluş, idare, yapılacak denetleme ve işletme şekilleri, verilecek hizmetler, üye aidatı ve kart ücreti alınmasına ilişkin usul ve esaslar, ihtiyaçların tespit ve temini ile elde edilen gelirlerin harcanacağı yerler ve diğer hususların yönetmelik ile belirleneceği kurala bağlandığı, anılan maddede düzenlenen yetki uyarınca tesis edilen TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinde ise; kendisine özel bir görev verilmediği halde görevi ve sıfatı icabı muvazzaflık yaptığı dönemde bulunduğu görev ve görev yerleri hakkında beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunan, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak açıkça aşağılayıcı söz ve davranışta bulundukları çeşitli komutanlık ve resmi kaynaklardan intikal eden bilgi ve belgelerden tespit edilenlerin orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişlerinin, Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; orduevleri ve askeri gazinolar ile sosyal tesislerin, Silahlı Kuvvetler mensupları arasında dayanışmayı artırmak, mesleki ve kültürel ilişkileri, sosyal ve moral ihtiyaçları temin etmek gayesi ile kurulan tesisler olduğu, bu tesislerin, kanunda öngörülen amaç dışındaki bir amaca hizmet etmesinin mümkün olmadığı, muvazzaf personelin yanı sıra, tabii üye olarak kabul edilen emekli personel tarafından müştereken kullanılan ve askeri mahal niteliği bulunan bu tesislerin amacına uygun olarak bir düzen içinde idamesi için yararlanma hakkına sahip olan kişilerin davranış ve üslup yönünden kabul edilebilir ölçütlere sahip olmasının gerekli olduğu, bu nedenle anılan özellikleri taşımadığı açıkça belirlenen muvazzaf veya emekli personelin sosyal tesislerden istifadesine sınırlama getirilmesinin mümkün olduğu, TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinde ise yasaklama kararı alınmasını gerektiren fiillerin ve bu fiillere uygulanacak yaptırımın açıkça düzenlendiği görülmüştür.
Bu durumda; TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin dava konusu 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinin, Anayasa'nın 124. maddesinde öngörülen yetki kullanımı kapsamında 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun amaç ve kapsamı çerçevesinde hizmet gerekleri doğrultusunda yapılmış bir düzenleme olduğu ve üst hukuk normlarına aykırılık içermediği sonucuna varılmıştır.
Dava, davacının orduevleri ve askeri sosyal tesislere girişinin 5 yıl süreyle yasaklanmasına ilişkin 07/04/2021 tarihli bireysel işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Bakılan uyuşmazlıkta; askeri yapının emir - komuta hiyerarşisi içerisinde yer almayan, emekli bir asker olan davacının, emekli askerlerin de özgürlüklerini kullanırken muvazzaf askerlerle aynı düzeyde olmamakla birlikte, özellikle emeklilik dönemindeki sivil hayatlarında, herkesin erişimine açık olmayan askeri sosyal tesislere ulaşabildikleri ve diğer sivil kişilerden farklı olarak eski görevlerine bağlı bazı haklardan yararlanmaya devam ettikleri dikkate alındığında, uymaları gereken ödev ve sorumluluklar bulunduğu, dolayısıyla belirli kategorilere mensup emekli kamu görevlilerinin ifade özgürlüğüne yapılan müdahale ile onların ifadeyi kullanma biçimlerinin daha önce çalıştıkları kurumun disipliniyle ve mesleklerinin niteliğine aykırı düşmemesi gerektiği, ayrıca emekli askerlerin askeri hiyerarşi kurallarına uyma yükümlülükleri olmasa da, eski görevleriyle bağlantılı meselelerle ilgili ifadeleri arasında bir denge sağlanıp sağlanmadığı hususunun birlikte değerlendirilmesi gerekmekte olup, davacının, basına, kamuoyunda "104 Amiral Bildirisi" olarak bilinen yazılı açıklamada bulunduğundan bahisle, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 316. maddesi gereğince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2021/230 sayılı dosyası üzerinden açılan ceza davasında "Devletin güvenliğine ve Anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma" suçundan yargılandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının eyleminin TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinde yer alan "astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak açıkça aşağılayıcı söz ve davranışta bulunmak" hükmüyle uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi uyarınca davacının Türk Silahlı Kuvvetlerine ait sosyal tesislere girişinin beş yıl süreyle yasaklanması yolunda tesis olunan dava konusu işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Dava konusu 07/04/2021 tarihli işlem yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava; emekli tuğamiral olan davacının, orduevleri ve askeri sosyal tesislere girişinin 5 yıl süre ile yasaklanmasına ilişkin 07/04/2021 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması" başlıklı 13. maddesinde; temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın Anayasa'da belirtilen sebeplere bağlı olarak ancak kanunla sınırlanabileceği belirtilmiş ve sınırlamaların Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Dava konusu edilen, 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin "Ordu evleri ve askeri gazinolar" başlıklı 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi, "Subaylar, askeri memurlar ve astsubaylar ile bunların emeklileri orduevlerinin ve askeri gazinoların tabii üyeleridirler.
Tabii üyeler ile orduevleri, askeri gazino ve öteki askeri sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerin (.);
ç) Kendisine özel bir görev verilmediği halde görevi ve sıfatı icabı muvazzaflık yaptığı dönemde bulunduğu görev ve görev yerleri hakkında beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunan, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak açıkça aşağılayıcı söz ve davranışta bulundukları çeşitli komutanlık ve resmi kaynaklardan intikal eden bilgi ve belgelerden tespit edilenlerin orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri, Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 19/12/2013 tarih ve B:2013/817 sayılı M.A. ve Diğerleri başvurusuna ilişkin kararında, "Ölçülülük ilkesi; 'elverişlilik', 'gereklilik' ve 'orantılılık' olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. 'Elverişlilik', öngörülen müdahalenin, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını; 'gereklilik', ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, 'orantılılık' ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir." denilmektedir.
Belirlilik, bir kuralın keyfiliğe yol açmayacak bir içerikte olmasını ifade eder. Temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin kanuni düzenlemenin içerik, amaç ve kapsam bakımından belirli ve muhataplarının hukuksal durumlarını algılayabilecekleri açıklıkta olması gerekir. Bir kanuni düzenlemede, hangi davranış veya olgulara hangi hukuksal sonuçların bağlanacağı ve bu bağlamda kamusal makamlar için nasıl bir müdahale yetkisinin doğacağı belirli bir kesinlik ölçüsünde ortaya konmalıdır. Bu durumda bireylerin hak ve yükümlülüklerini öngörerek davranışlarını bu doğrultuda tanzim etmeleri olanaklı hale gelebilir. Böylece hukuk güvenliği sağlanarak kamu gücünü kullanan organların keyfi davranışlarının önüne geçilmiş olur (Hayriye Özdemir, §§ 56,57; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 56).
Dava dosyasının incelenmesinden; emekli tuğamiral olan davacı hakkında, basına, kamuoyunda "104 Amiral Bildirisi" olarak bilinen yazılı açıklamada bulunduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 316. maddesi gereğince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmış ve davalı idare tarafından, davacının TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 664. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi kapsamında astlık üstlük münasebetlerini zedelemeye, komutanlarına karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak beyanda bulunduğu gerekçesiyle orduevleri ve askeri sosyal tesislere girişi 5 yıl süreyle yasaklandığına ilişkin bireysel işlem tesis edilmiş olup; bakılan davanın, anılan işlemin ve dayanağı Yönetmelik maddesinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemin dayanağını oluşturan Yönetmelik maddesinde, yasaklama gerekçelerine yer verildikten sonra "...Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir." ibaresi ile maddede sayılan fiillerden dolayı uygulanacak yaptırım belirtilmiş olmakla birlikte, yasaklama kararının hangi durumda geçici ve belirli bir süreyle alınacağı, hangi durumda sürekli olarak alınacağı konusunda açıklık bulunmamakta olup, bu durum, belirlilik ilkesine aykırılık içermektedir.
Ayrıca, davacıya uygulanan yasakla birlikte, sosyal tesislerden yararlanma hakkı beş yıl elinden alınmış olup, anılan hakkın sınırlanmasında; bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğine aykırı şekilde hareket edildiği görülmekte olup, anılan düzenleme, bu yönüyle orantılılık ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır.
Öte yandan; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin kabulü ile ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, davacı hakkında beraat kararı verilmiş olup, yargılama istinaf aşamasında devam etmektedir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.