Anasayfa

Erdoğan'dan gençlere: Sizinle aynı ufka bakmak benim için gururdur

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKM'de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı'nda genç çevrecilerle bir araya geldi. Vakıf gönüllülerini "toprağa düşen cemreler" olarak tanımlayan Erdoğan, çevre mücadelesini sadece bir doğa olayı değil, medeniyetin bir mirası olarak gördüğünü belirtti. Erdoğan, küresel iklim krizine karşı gençleri sorumluluk almaya çağırdı.

Haber Giriş : 2026-02-20T16:08, Son Güncelleme 2026-02-20T16:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Cemre Vakfı Tanıtım Programı"na katıldı.

Buradaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan-ı Şerif'in manevi atmosferinde gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ramazan ayının ikinci gününde gerçekleştirilen buluşmada birlik ve beraberlik mesajı veren Erdoğan, "Ruhumuzun manevi cemrelerinden olan mübarek Ramazan-ı Şerif'te sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor; hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. İkinci gününü idrak ettiğimiz Ramazan-ı Şerif'in; sizlerle birlikte milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakıf bünyesinde faaliyet gösteren gençleri "cemre" olarak nitelendirerek, Türkiye ve insanlık için yürüttükleri çalışmaların önemine değindi.

"Sizinle birlikte yürümek benim için ayrı bir gururdur"

"Sizlerin şahsında burada bulunamayan, ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti;

Biliyorum ki sizler, çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler, söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca 'Kim var?' denildiğinde; sağına, soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum. Bu anlamlı program vesilesiyle bugün ülkemizin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığım siz cemrelerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı bir gururdur; mutlulukların en büyüğüdür. Sağ olun, var olun.

"Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum"

2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfı'na, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor; bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabbim halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz. Bir defa şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek isterim: Siz genç kardeşlerime bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil; aynı zamanda kurdun kuşun, dağın taşın, havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum.

Sizlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti; özü hakka ve hakikate giden bir inceliği görüyorum. Sizlere bakınca 'Benim sadık yarim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasının rulo hayata geçirme iradesini görüyorum. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz için, çevre hassasiyetiniz için, afetler konusundaki farkındalığınız için kalpten teşekkür ediyorum. Kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan sizleri ve Cemre Vakfımızı canı gönülden tebrik ediyorum.

"Dünya ciddi sınamaların eşiğinde"

Bugün tüm dünya çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor. 40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikroplastikler deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor.

Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları; insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım, iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil. Açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. İşte bu dönemde, gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfı; farkında olmak ile sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketidir. Cemre; ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir.

"Oldukça zengin bir birikime sahibiz"

Bu hareket, çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil; kendini kainatla, kainatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre; gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kodlarımız, gerekse medeniyetimizin -özellikle müktesebatımız- bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz.

Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil; canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız. Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geliyoruz. Kültürümüzde kurdun kuşun, dağın taşın, börtü böceğin, çiçeğin ağacın, suyun havanın, toprağın; velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır, bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil, dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz. Amerikan yerlilerine atfedilen bir sözü burada sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma hatırlatmak isterim: 'Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde; o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak.'

Anadolu Ajansı