Naklen Atanan Memurun Harcırahı Hangi Kurum Tarafından Ödenir?
657 sayılı Kanun, 6245 sayılı Kanun ve Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı birlikte dikkate alındığında, naklen atanan memurun harcırahı ayrıldığı kurum tarafından ödenmelidir hususu aykırı kararlara göre daha baskındır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "yolluk giderleri ve gündelikleri" başlıklı 177'nci maddesinin birinci fıkrasına göre;
"Bu Kanun hükümlerine tabi Devlet memurlarından bir görevin ifası için sürekli veya geçici olarak görev yerinden ayrılanların yol giderleri ve gündelikleri, yolluklar hakkındaki özel kanun hükümlerine göre ödenir."
6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun "yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafının birlikte verilmesini icap ettiren haller" başlıklı 10'uncu maddesine göre;
"Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı aşağıdaki hallerde verilir:
1. Yurt içinde veya yurt dışında görev yapmakta iken yurt içinde veya yurt dışındaki sürekli bir göreve naklen atanan ya da yabancı ülkelerdeki memuriyet merkezi değiştirilen memur ve hizmetlilere yeni görev yerlerine kadar"
6245 sayılı Kanunun "harcırahın sureti tediyesi" başlıklı 57'nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine göre;
"Harcırah hizmetin taalluk ettiği kurum bütçesinden ödenir."
6245 sayılı Kanunun "harcırahın sureti tediye ve mahsubu" başlıklı 59'uncu maddesinin birinci fıkrasına göre;
"Harcırah, memur ve hizmetlinin gidişinde ve ailenin nakli sırasında peşin olarak verilir. Harcırahın tam miktarının önceden tayin ve tespitinin mümkün olmadığı hallerde yetecek miktarda para avans olarak verilir. Harcırahını kati olarak veya avans suretiyle alanlardan zati sebepler yüzünden daimi veya muvakkat vazife mahallerine 15 gün içinde hareket etmeyenler aldıkları parayı derhal iade etmeye mecburdurlar."
657 sayılı Kanunun "atamalarda görev yerine hareket ve işe başlama süresi" başlıklı 62'nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre;
"Yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarda memurlara atama emirleri tebliğ edilince yollukları, ödeme emri aranmaksızın, saymanlıklarca derhal ödenir."
Sayıştay Temyiz Kurulu kararında (T: 22.05.2019, S: 46284);
"Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğünde taalluk etmek: "ilgili bulunmak, ilgili olmak, ilgilendirmek, ilişkin olmak" olarak tanımlanmıştır. Bahse konu tanımdan anlaşılacağı üzere burada sürekli görev yolluğunun hangi kurumdan ödeneceği hususunda tam bir açıklık bulunmayıp, hizmetin taalluk ettiği, hizmetle ilgili olmak gibi kesinlik içermeyen ifade yer almaktadır. Bu ifadeden burada söz konusu edilen harcırahın geçici görev yolluğu olabileceği hususudur. Sürekli görev yolluğunda "hizmetin taallük ettiği" ibaresinin tam karşılığı (ortada bir nakil işlemi-atama işlemi mevcut olup) bulunmamaktadır. Yine, naklen yapılan memur atamalarında memurun ayrıldığı kurum tarafından düzenlenen "Personel Nakil Bildirimi" belgesinde kurumdan ayrılan personelin "Şahsi ve Aile Yolluğunu Alıp Almadığı, Almışsa Tutarı" sütunu bulunduğunu dikkate aldığımızda nakil olan personelin sürekli görev yolluğunu almış olabileceği, almış olması halinde ne kadar almışsa bu tutara ilişkin bilginin burada yer alması gerekmektedir. Personel nakil bildiriminde bu yönde bir bilginin yer alması nakil olan personelin sürekli görev yolluğunu ayrılacağı kurumdan da alabileceği, almışsa bu tutarın yazılması gerektiği anlaşılmaktadır. Harcırah kanununda nakil olan personelin hiçbir şekilde sürekli görev yolluğunu alamayacağına dair bir hüküm olmuş olsaydı personel nakil bildiriminde "Şahsi ve Aile Yolluğunu Alıp Almadığı, Almışsa Tutarı" şeklinde bir ibarenin bulunmaması gerekecekti. Konuyla ilgili olarak hem Harcırah Kanununun 59'uncu maddesi hem de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 62'nci maddesi birlikte değerlendirildiğinde: sürekli görev yollukların ödemesinde, ödeme emri aranmaksızın (ödeneğine bakılmaksızın) derhal ve peşin olarak ödenmesi gerekmektedir. Danıştay Başkanlığı tarafından değişik zamanlarda Harcırahın Ödenme Zamanı ile ilgili olarak verilen kararlarda: 6245 sayılı Kanunun 59'uncu maddesine göre; harcırah, memur ve hizmetlinin gidişinde ve ailenin nakli sırasında peşin olarak verilmesi gerekir. Yine 657 sayılı Kanunun 62'nci maddesinin 2595 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişik 3'üncü paragrafında da yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarda, memurlara, yolluklarının, atama emirleri tebliğ edilince ödeme emri aranmaksızın, saymanlıklarca derhal ödeneceği hükme bağlanmıştır. Sürekli görev yolluğu, yurt içinde veya yurt dışında sürekli bir göreve naklen atananlara eski görev mahallinden yeni görev yerlerine gitmelerine ve aynı zamanda kendilerine ve ailelerine ait ev eşyalarının taşıtılmasına ilişkin giderlere karşılık Harcırah Kanununun 59'uncu maddesi uyarınca peşin olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 62'nci maddesi kapsamında ödeme emri aranmaksızın derhal verilmelidir. Bu anlamda memurun yapacağı harcamalar için harcırahın, memura bulunduğu kurumdan ayrılmadan ödenmesi gerekmektedir."
Sonuç olarak; yukarıdaki hususlar birlikte değerlendirildiğinde sürekli görev yolluğunun memurun ayrıldığı kurumca ödenmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte bu görüşün aksini belirten aşağıda yer alan Sayıştay ve Danıştay kararı da bulunmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu da bu görüşü desteklemektedir (T:19.12.2019, S:20485).
Sayıştay Temyiz Kurulu (T: 24.03.1989, D:21638-T:21749) kararında özetle; naklen atanan memurun harcırahının yeni kurumu tarafından ödenmesi gerekir denilmiştir.
Danıştay 5. Dairesi (T:21.12.1995, E:1993/4987, K:1995/427) kararında özetle; Harcırah Kanununda kurumlar arası nakil suretiyle bir başka yere atanan memurların harcırahının hangi kurum tarafından ödeneceği hususunda, herhangi bir hüküm bulunmamakta ise de, bu atama yoluyla memurun eski kurumuyla hukuki ve fiili irtibatının kesileceği, önceki kurumunda ifa ettiği kamu hizmetini bundan sonra yeni kurumunda sürdüreceği, dolayısıyla hizmetinden artık atandığı kurumun yararlanacağı açıktır. Ayrıca memurun harcırah kapsamında yer alan harcamalarının yeni kurumda göreve başlayabilmesi için yapıldığı hususu da dikkate alındığında harcırahın atandığı kurum tarafından ödenmesi hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır denilmiştir.