ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine, Pentagon'da
İran ile savaş konusunda ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısına
İran ordusunun dünyanın daha önce şahit olmadığı bir şekilde yenilgiye uğratıldığı
ifadeleriyle başlayan Hegseth, "İran'ın bir zamanlar sahip olduğu modern
ve yetenekli ordunun bu kadar hızlı bir şekilde imha edilip savaşamaz hale getirilmesi,
daha önce görülmüş bir şey değildir. Bunun adil bir savaş olmayacağını söylemiştik
ve gerçekten de olmadı" dedi.
Savaşın başından bu yana ABD ve İsrail hava kuvvetlerinin 15 binden fazla hedefi
vurduklarını söyleyen Hegseth, "Bu günde bin hedeften fazlası demektir"
dedi.
Hegseth, "İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve İran rejimi, yukarı baktıklarında
uçakların üstünde yalnızca iki şey görür. Amerikan bayrağı ve Davud Yıldızı.
Kötü rejimin en büyük kabusu. İran'ın hava savunması yok, hava kuvvetleri yok,
donanması yok. Füzeleri, füze rampaları ve insansız hava araçları (İHA) imha
ediliyor ya da gökyüzünden vuruluyor" dedi.
İran'ın füze hacminin savaşın başına nazaran yüzde 90 azaldığını ve kamikaze
İHA saldırılarında yüzde 95 azalma görüldüğünü söyleyen Hegseth, "Gördüğünüz
gibi, Hürmüz Boğazı'nda tam bir çaresizlik sergiliyorlar. Bu mesele ile ilgileniyoruz
ve endişe edilecek bir durum söz konusu değil" ifadelerini kullandı.
"Tüm savunma şirketleri imha edilecek"
"Meselenin İran'ın artık işlevsek bir hava kuvvetine sahip olmaması değil,
yeni silah üretme kapasitesinin olmaması olduğunu" savunan Hegseth, "Çok
yakında, İran'ın tüm savunma şirketleri imha edilecek. Örneğin, iki gün öncesi
itibarıyla İran'ın tüm balistik füze üretim kapasitesi, bu füzelerin her parçasını
üreten tüm şirketler, fiilen yenilgiye uğratıldı ve imha edildi. İran genelinde
bulunan binalar, tesisler ve üretim hatları yerle bir edildi. Yani halen stoklarında
bulunan füzeleri vurup imha ediyoruz. Ama daha da önemlisi, yeni füze üretmelerini
tamamen engelliyoruz" dedi.
"Fareler gibi saklanıyorlar"
İran liderliğinin durumunun da iyi olmadığını savunan Hegseth, "Çaresizlik
ve korku içindeler. Sözde yüce olan ve aslında pek de yüce olmayan İran liderinin
yaralı olduğunu ve muhtemelen yüzünün tanınmaz hale geldiğini biliyoruz. Dün
bir açıklama yayınladı. Zayıf bir açıklamaydı. Ses ve görüntü yoktu. Sadece
yazılı bir açıklamaydı ve birlik çağrısı yaptı" dedi.
Hegseth, "İran'da bol miktarda kamera ve ses kayıt cihazı var. Neden sadece
yazılı bir açıklama yaptı? Sebebini biliyorsunuz. Babası öldü, korkuyor, yaralı
ve kaçıyor. Meşruiyeti yok. Onlar için tam bir karmaşa. İran'ı kim yönetiyor?
İran'ın kendisi bile bunu bilmiyor olabilir" ifadelerini kullandı.
ABD Savunma Bakanı, "Baskıyı sürdüreceğiz. İlerlemeye devam edeceğiz. Düşmanlarımız
için ne merhamet var ne de taviz" dedi.
"Bir kez daha İran semalarında en yüksek hacimli saldırı gerçekleştirilecek"
ABD'nin tüm kartları elinde tuttuğunu ve çatışmanın hızını, temposunu ve zamanlamasını
belirleyecek olanın ABD Başkanı Donald Trump olduğunu söyleyen Hegseth, "Bugün,
bir kez daha, ABD'nin İran semalarında gerçekleştirdiği en yüksek hacimli saldırı
olacak. Sorti sayısı, bombardıman dalgaları, şimdiye kadarki en yüksek seviye
çıkacak ve yükselmeye devam edecek" dedi.
ABD ordusunun yapay zekadan siber kapasitelere, uzay sistemlerinden elektronik
harp araçlarına ve anti-dron sistemlerine kadar elindeki tüm araçları kullandığını
söyleyen Hegseth, "Düşmanlarımızı kör ediyor, şaşırtıyor ve yanıltıyoruz"
dedi.
"Kazanmak için hiçbir şeyden geri durmayacağız"
ABD'nin hedeflerinin İran'ın füzelerini ve füze rampalarını, savunma sanayii
altyapısını, donanmasını imha etmek ve nükleer silah elde etmesine engel olmak
olduğunu savunan Hegseth, "Kazanmak için hiçbir şeyden geri durmayacağız.
Savaş cehennemdir, savaş kaostur. Dün yakıt ikmal uçağımızın yaşadığı trajik
kazada gördüğümüz gibi, kötü şeyler olabilir" dedi.
"Ticari akışın kesilmesine izin vermeyeceğiz"
Basın toplantısında Hürmüz Boğazı'nın ne zaman tekrar faal olacağına ilişkin
bir soruya Hegseth, "Şu anda geçişi engelleyen tek şey, İran'ın gemilere
ateş açmasıdır" şeklinde cevap verdi.
İran'ın kritik ve stratejik bir alan olan Hürmüz Boğazı'nı bir baskı aracı olarak
kullandığını söyleyen Hegseth, "Bu konuda çeşitli adımlar atabileceklerini
söylediklerini duyduk ve hepsi için plan yapıyoruz. Buradaki her seçenek için
bir planımız var. Hükümet içindeki kurumlarla birlikte çalışıyoruz ve bu boğazın
tartışmalı kalmasına ve ticari akışın kesilmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
"Temel görev, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek"
İran'ın en az iki yerde 440 kilogram zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğu
ve bu materyali kontrol altına almadan görevin tamamlanmasının mümkün olup olmadığı
yönünde bir soru üzerine Hegseth, "Temel görev, İran'ın nükleer silah elde
etmesini engellemek. Bunun asla gerçekleşmemesini sağlamak için tüm spektrum
boyunca seçeneklerimiz var" ifadelerini kullandı.
"Sivilleri hedef almayız"
İran'da bir kız okuluna düzenlenen ve çoğu çocuk en az 175 kişinin hayatını
kaybettiği saldırıya ilişkin incelemedeki ilk sonuçların saldırıyı ABD'nin gerçekleştirdiğini
ortaya koyduğuna ilişkin bir soruya Hegseth, "Bu kadar ciddi bir meselede
bizi, basındaki haberlerin yönlendirmesine izin vermeyeceğiz" ifadeleriyle
cevap verdi.
Hegseth, "Bu çatışmada sivilleri asla hedef almayan tek bir taraf var o
da biziz. Sivilleri hedef almayız. Soruşturmayı yapacağız, gerçekleri ortaya
çıkaracağız ve hazır olduğunda paylaşacağız" şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı'nda gemilere eşlik edilmesinin "planlandığını" söyledi
Hegseth, İran'ın Hürmüz Boğazı'na mayın yerleştirdiği iddialarına ilişkin olarak,
"Bu konuda konuştuklarını duyduk fakat buna ilişkin net bir delil bulunmuyor"
dedi.
ABD ordusunun İran üzerinde hava ve deniz üstünlüğü sağladığının söylenmesine
rağmen Hürmüz Boğazı'nda gemilere eşlik edilmesine niçin başlanmadığı yönünde
bir soru üzerine Hegseth, "Planladık ama bunu aşamalı bir şekilde yapmak
istiyoruz. Hedeflerimize ulaşmak için en mantıklı zamanlamayı seçiyoruz. Hürmüz
Boğazı, başından beri dikkat ettiğimiz bir konu. Amerikan halkı, çıkarlarımızın
korunacağından emin olabilir" ifadelerini kullandı.
Caine: "CENTCOM, balistik füze ve İHA kabiliyetlerini vurmaya devam ediyor"
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise Irak'ta düşen KC-135 tipi yakıt ikmal
uçağı kazasına değinerek başladığı açıklamasında, "Olay, Irak'ın batısında,
dost kontrolündeki bir bölgede meydana geldi. Mürettebat bir savaş görevi yürütüyordu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından belirtildiği gibi olay,
düşman ya da dost ateşi sonucu yaşanmış değildir. Halen aktif bir kurtarma ve
toparlama operasyonu yürütüyoruz. Bu sabah duyurulduğu üzere dört havacı kurtarıldı
ve yeni bilgiler geldikçe güncelleme yapılacak" dedi.
ABD'nin bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin Caine, "Bakanın söylediği
gibi bugün operasyon sahası genelinde en yoğun saldırı günümüz olacak. CENTCOM,
balistik füze ve İHA kabiliyetlerini vurmaya devam ediyor" dedi.
İran donanmasının da imha edilmeye devam edildiğini söyleyen Caine, "Bunun
anlamı, İran'ın deniz mayınlama kapasitesini hedef almak ve ticari gemilere
saldırma kapasitesini ortadan kaldırmaktır. Ayrıca, savunma sanayii altyapılarını
hedef alıyoruz" ifadelerini kullandı.
"İki haftadan kısa sürede İran donanmasını savaşamaz hale getirdik"
İran'da 6 binden fazla hedef vurduklarını ve İran'ın savaş gücünün azalmaya
devam ettiğini savunan Caine, "İran üzerinde şimdiye kadar görülmemiş sayıda
uçuş gerçekleştirdik. CENTCOM artık sürekli düşmanın üzerinde bulunuyor. Bunun
sonucu olarak füze saldırılarında ve kamikaze İHA saldırılarında azalma gördük.
İki haftadan kısa sürede İran donanmasını savaşamaz hale getirdik. Donanma gemilerini
vurmaya devam ediyoruz ve buna, gemisavar füzeleri ve hava savunma silahlarıyla
donatılmış 'Süleymani' sınıfı savaş gemilerinin tamamı da dahil" dedi.
Caine, "İlerleme kaydettik ancak İran'ın halen dost kuvvetlere ve ticari
gemilere zarar verme kapasitesi var" şeklinde konuştu.
İran'ın boğazlardan ticari geçişi engellemeye devam ettiğini söyleyen Caine,
"İran'ın deniz mayınlama kapasitesini hedef almayı öncelik haline getirdik.
Mayın gemilerini, deniz üslerini ve depolarını hedef alıyoruz. Ayrıca boğazı
etkileyebilecek füze sistemlerini de vuruyoruz" dedi.