Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele stratejisinde yaşanan değişim, madde kullanım oranlarına doğrudan yansımaya başladı. Özellikle toplumun yakından tanıdığı isimlerin dahil olduğu operasyonların medyaya yansıması, geçmişte "sessiz sedasız" ilerleyen hukuki süreçlerin aksine büyük bir toplumsal baskı oluşturuyor. Uzmanlar ve gözlemciler, operasyonların bu denli görünür olmasının, madde kullanımına yönelik talebi kırmada en önemli faktörlerden biri olduğunu ifade ediyor.
Geçmiş yıllarda uyuşturucu kullanımına yönelik yürütülen adli süreçler büyük oranda kamuoyunun gözünden uzak tutuluyordu. İfade verme, kan örneği tahlilleri ve kısa süreli cezaların gizli kalması, madde kullanıcılarının sosyal hayatlarına hiçbir şey olmamış gibi devam etmelerine olanak sağlıyordu. Ancak yeni dönemde, gözaltı anlarının ve süreçlerin şeffaf bir şekilde paylaşılması, kişilerin toplum nezdindeki itibarını kaybetme korkusunu (sosyal stigma) ön plana çıkardı. Bu durumun, uyuşturucuya yönelimi engellemede adli cezalardan daha etkili olduğu savunuluyor.
İstanbul'da Kokain Talebi Yüzde 82 Oranında Azaldı
Resmi verilere ve saha analizlerine dayandırılan bilgilere göre, uyuşturucuyla mücadelede izlenen sert ve görünür politika meyvelerini vermeye başladı. İstanbul genelinde kokain talebinin yüzde 82 gibi rekor bir seviyede gerilediği belirtiliyor. Türkiye tarihinde ilk kez bu kadar kapsamlı ve caydırıcılık odaklı bir mücadelenin yürütüldüğü vurgulanırken, talebin bu denli düşmesi arz zincirinin de kırılmasına yardımcı oluyor.