İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, gazetecilere yaptığı açıklamada
iş dünyasındaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Avdagiç, ekonomi yönetiminin üç yılı aşkın bir süredir başarılı çalışmalarıyla
Türkiye'nin döviz rezervlerinde sıkıntılı bir tablodan oldukça makul bir noktaya
gelindiğini, dışarıdan fon tedarik konusunda önemli bir hedefe ulaşıldığını
vurguladı.
Savaşla ortaya çıkan gelişmelerle birlikte meseleye geniş bir çerçeveden bakılmasının
doğru olacağı görüşünü dile getiren Avdagiç, "Biraz daha büyük resme bakmamız
gerektiğini düşünüyorum. Ekonomik programın hedeflerini realize etmek için iş
dünyası olarak elimizden gelen katkıyı vermeye çalıştık. Bunun için ciddi bir
bedel de ödedi iş dünyası" ifadesini kullandı.
"Savaş dengelerde değişikliklere yol açtı"
Avdagiç, 2026'nın ikinci yarısına doğru daha makul bir döneme geçilmesinin
öngörüldüğü bir sırada çıkan bölgesel savaşın yurt içi ve yurt dışı dengelerde
değişikliklere yol açtığını söyledi. Şekib Avdagiç, "Buna dikkat etmek
lazım. Konuya sadece basit bir faiz artışı ya da sabit kalması zaviyesinden
bakmanın çok doğru, gerçekçi ve sonuç odaklı olacağını öngörmüyorum. Bütüncül
olarak ekonomi süreçlerinin, iş dünyasının sürdürülebilirliği açısından gözden
geçirilmesi gereken bir döneme girdiğimizi öngörüyorum" değerlendirmesini
yaptı.
Avdagiç, şöyle devam etti: "Ekonomi yönetimi başarılı bir kurgu ve risk
yönetimi yaptı. Kazanımlarımızı yok saymak mümkün değil. Gelinen aşamada ise
savaşın getirdiği şartlarla birlikte iş dünyasının beklentileri de dikkate alınarak
bugüne kadar finans ağırlıklı, rezerv ağırlıklı, baskılanmış kur ağırlıklı sürdürülen
politikaya birkaç noktada güncelleme gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Şüphesiz
program dinamik bir süreç içeriyor. Evet burada enflasyonla mücadeleyi kenara
koymayacağız ama bir ince ayar ile programdaki kur politikasını, ihracat rejimini,
ithalat rejimini gözden geçirmemiz lazım. Hepsini içeren bir süreci kurgulayıp
çok hızlı hayata geçmemizin gerektiğini düşünüyorum."
"Türkiye'deki mal ihracatı, ithalatın yüzde 75'inin altına düşmemeli"
Avdagiç, Türkiye'nin ithalatın cazip, ihracatın zorlaştığı bir konumda bulunduğunu
belirterek, "Türkiye'deki mal ihracatı 'asla ve asla' ithalatın yüzde 75'inin
altına düşmemeli. 2026'da yüzde 69 seviyesinde bulunuyor" uyarısında bulundu.
İTO olarak döviz kuru ile enflasyon arasındaki korelasyona uzun süredir dikkat
çektiklerine işaret eden Şekib Avdagiç, sadece yılın ilk çeyreğinde döviz kurunda
yaklaşık yüzde 3'lük artışa karşılık enflasyonda kümülatif yüzde 10'luk bir
artış yaşandığını aktardı. Avdagiç, "Geriye doğru gittiğiniz zaman bu makasın
daha da arttığını ve ihracatın zorlaştığı, ithalatın kolaylaştığı bir döneme
girdiğimizi görüyoruz" dedi.
Avdagiç, 2026 için mal ve hizmet ihracatında ortaya konulan 410 milyar dolarlık
hedefe dikkat çekerek, "Bu hedefe ulaşmamız çok önemli, değerli ve başarılması
gereken bir hedef. Bunu çok önemsemeliyiz" ifadesini kullandı.
"Teşviklerin tabanı genişletilmeli"
Sanayide dönüşümün dünyanın hiçbir ülkesinde kısa vadede sağlanamayacağına
işaret eden Avdagiç, yatırım kararından ürünün piyasaya sunulmasına kadar geçen
sürenin 1,5 ile 3 yıl arasında değiştiğini vurguladı.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) ve HIT30 gibi teşvik paketlerinin ülke
menfaati açısından doğru çalışılmış konular olduğunu, uygulamada ise büyük oranda
en üst ölçeğe odaklandığını ifade eden Avdagiç, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na
KOBİ'lerin OBİ'lerine (orta-büyük işletmeler) yönelik bir düzenleme önerisinde
bulunduklarını aktardı. Avdagiç, "Bu gelir paketinin yüzde 30'unu OBİ'lere
vererek orta ölçek firmalara yönelmek yararlı olur. Sadece en büyükler üzerine
kurgulanmış bir yapıyla bu konuda netice almak çok uzun zaman alacaktır. Tabanın
genişletilmesi doğru olacaktır" diye konuştu.
"Gümrük Birliği'nin güncellenmesi vizeden de önemli"
Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde "Made in EU" düzenlemesinde 3
aşamalı bir sürecin ilk aşamasının olumlu geçildiğini belirten Avdagiç, "Ticaret
Bakanlığımız bu konuda titiz bir çalışma gerçekleştirdi ve önemli bir başarı
elde etti. Bununla birlikte daha önümüzde epey meşakkatli, zor bir yolumuz olduğu
da muhakkak" dedi.
Gümrük Birliği güncellemesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Avdagiç, bu
konunun vizeden de önemli olduğunun altını çizdi. Avdagiç, Türkiye'nin ithalat
tarafında AB rejimine tabi olduğunu ancak ihracat tarafında AB'nin sahip olduğu
avantajlardan yararlanamadığını aktardı. Avdagiç, "AB Hindistan'la anlaşma
yaptı. Biz Hindistan'ın Avrupa Birliği'ne sattığı şartlarla Türkiye'ye ithal
etmek zorundayız. Ama AB'nin Hindistan'a sattığı şartlarla Hindistan bizden
mal almak zorunda değil. Türkiye'nin mutlaka ithalat ayağında AB regülasyonlarına
tabi olduğu gibi ihracat tarafında da tabi olması lazım" dedi.
Savunma sanayii ve enerjide yerli üretim vurgusu
Savaş sürecinin çok dinamik ilerlediğini belirten Avdagiç, yaşananların ABD-Çin
arasındaki rekabetin bir yansıması olarak okunmasının daha doğru olabileceğini
söyledi.
Türkiye'nin enerjide çeşitlendirme ve yerli üretim konusunda aldığı mesafeye
dikkat çeken Avdagiç, "Yurt içinde güneş enerjisine, rüzgar enerjisine
yapılan yatırımlarda Avrupa'da biz en önde gelen ülkelerin başında geliyoruz.
Güneş panelleri üretiminde ve rüzgar türbini kanatları üretiminde yerli üretim
önemli bir aşamaya geldi. Bazı günler yenilenebilir enerji yüzde 50'yi geçti.
Çok ciddi bir rakam" dedi.
Avdagiç, doğalgaz ve petrolde yerli üretimin belli bir miktara ulaşıldığını
belirterek, enerjide birçok ülkede konuşulan felaket senaryolarının Türkiye'de
gündeme gelmediğini kaydetti. Avdagiç, Almanya'da benzinin son dönemde euro
bazında yüzde 40'a varan oranda arttığını hatırlatarak, Türkiye'de eşel mobil
uygulamasının domino etkisini önlemesi bakımından psikolojik olarak çok önemli
olduğunu vurguladı.
Savaşın, harp konseptini de değiştirdiğini dile getiren Avdagiç, "Bu savaştan
sonra dünya harp konsepti çok ciddi bir dönüşüme uğrayacak. Savunma sanayinde
yaptığımız yatırımların ne kadar önemli ve değerli olduğu ortaya çıktı. Şirketlerimiz
hemen gaza basmaya başladı. Birikmiş bir altyapı var. Üretim kabiliyeti var"
dedi.
"Asgari ücrette mevcut sürecin muhafaza edilmesi makul olur"
Büyüme dinamiklerinde iki ana kaleme dikkat çeken Avdagiç, ihracatın ve yatırımların
büyümeye katkısının belirleyici olduğunu belirtti. Savaş şartları nedeniyle
Körfez ülkelerine yönelik ihracatta azalma yaşandığını ve bu kaybın savaş sona
erse dahi kısa sürede yerine gelmeyeceğini belirten Avdagiç, dünya genelinde
tüketim ve zaruri olmayan mal alım kararlarının ötelendiği bir dönem yaşandığını
söyledi.
Avdagiç, asgari ücrette ara zam beklentilerine ilişkin bir soruyu da "Asgari
ücret yılda bir defa düzenleniyor. Şu anda mevcut sürecin muhafaza edilmesi
makul olur" yanıtını verdi.