Adalet Bakanı Akın Gürlek, Edirne'deki Peykler Medresesi'nde gençlerle buluşma programında vatandaşlara yönelik yapay zeka destekli bir platform kuracaklarını duyurdu. Sisteme göre vatandaş platforma girip dava türünü yazdığında yapay zeka kendisine özelleştirilmiş dilekçe şablonları sunacak; aynı zamanda davayı nasıl açacağını, hangi kararların çıkabileceğini, cevap dilekçesini ve delilleri nasıl sunacağını adım adım anlatacak
Bakan Gürlek açıklamasında şunları söyledi: "Yapay zekayla ilgili olarak bir vatandaş platformu kurmayı düşünüyoruz. Vatandaş girdiği zaman, belli konularda - kira davası, nafaka davası, alacak davası - diye yazdığında hemen kendisine örnek şablonlar çıkacak. Avukat olmadan bir dava dilekçesi çıkacak."
Proje, BM Genel Kurulu'nun 2027 yılını "Uluslararası Hukuk Okuryazarlığı Yılı" ilan etmesiyle de örtüşüyor. Adalet Bakanlığı, hukuk okuryazarlığına ilişkin farkındalığı toplumun her kesimine yaymayı hedefleyen kapsamlı bir eylem planı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor
Bakan'ın Yanıtı: Avukatlığın Alternatifi Değil
Barolardan gelen tepkilerin ardından Bakan Gürlek projenin sınırlarını net biçimde çizdi: "Bu çerçevede, dijital teknolojilerin ulaştığı seviyeyi dikkate alarak yapay zekadan yararlanılmasını ve vatandaşlarımızın bu alandaki üstün yararının gözetilmesini önemsiyoruz. Elbette ki yapay zeka uygulamaları, savunma makamını temsil eden ve yargının üç sacayağından biri olan avukatlık müessesine alternatif olarak değerlendirilemez. Amacımız, vatandaşlarımızın haklarını bilen, sorumluluklarının farkında olan ve adalete etkin şekilde erişebilen bireyler olarak güçlenmesini sağlamaktır."
Adalet Bakanlığı kaynakları da söz konusu platformların yalnızca hukuki süreçlerde vatandaşlara yol gösteren birer "rehber" olarak tasarlandığını, yargının temel unsuru avukatlık mesleğinin yerini almanın söz konusu olmadığını bir kez daha vurguladı.
Hakimler ve Savcılar Derneği Başkanı Polat: "Karar Aşamasında da Yapay Zekadan Yararlanılabilir"
Projeye en kapsamlı desteklerden biri Hakimler ve Savcılar Derneği Başkanı Mustafa Polat'tan geldi. Polat, açıklamasında Bakan Gürlek'in platformunu "sonuna kadar" desteklediğini belirtirken yapay zekanın kullanım alanını daha da genişletti:
"Hakim olarak, Akın Gürlek tarafından dile getirilen yapay zeka destekli vatandaş platformunu sonuna kadar destekliyorum. Sadece dilekçe yazımında, dava safahatının öğrenilmesinde ve davayla ilgili olarak vatandaşın yönlendirilmesinde değil, karar aşamasında da yapay zekadan faydalanılabilir."
Polat, yargının herhangi bir kesimin tekeli olmadığını da vurguladı: "Yargı, iddia ve savunma makamları kişilere veya makamlara ait bir mülk değildir; temel amaç, hukukun üstünlüğü çerçevesinde vatandaşa adil ve etkin hizmet sunulmasıdır." Polat, bununla birlikte önemli bir uyarıda da bulundu: yapay zeka sistemlerinin hata yapabilme ihtimali ve veri yanlılığı riskine dikkat çekerek nihai kontrol merciinin her halükarda insan iradesi olması gerektiğini vurguladı; yazılımların ise yerli ve milli olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Ankara Batı Başsavcı Vekili Özar: "Barolar Abartıyor"
Projeye bir diğer güçlü destek, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcı Vekili Dr. Süleyman Özar'dan geldi. Özar, baroların tepkisini "abartılı ve peşin hükümlü" olarak nitelendirdi:
"Yapay zeka ile vatandaşın hukuki bilgi edinme ve aydınlanma hakkının güçlendirilmesi bilakis savunma hakkına hizmet eder. Zira savunma hakkı avukatlara ait bir hak değildir, bizzat şüpheli veya sanığa aittir."
Özar, projenin avukatlık mesleğini tehdit etmediğini de vurguladı: "Copy-paste ile işi olmayan nitelikli hukukçuya yapay zeka rakip olamaz."
Avukat Ahi: "Doğru Çerçeveye Oturtulursa Avukatlığı Güçlendirir"
Tartışmaya meslekten bir avukatın sesi olarak katılan M. Gökhan Ahi, projeye prensipte "evet" dediğini açıklarken hayata geçirilmesi için bazı koşullar öne sürdü:
"Bakanlığın vatandaşa destek için sunmayı planladığı yapay zeka servisine prensipte evet diyorum. Ama şartları var: Sonuçların hatalı olabileceği ve avukat görüşünün yerini tutmadığı gibi çok net çekinceler açıkça yazılmalı. İtiraz/başvuru süreleri, görevli merci ve basit usuller hatasız ve anlaşılır biçimde gösterilmeli. En önemlisi, herhangi bir hak kaybına yol açmamak için bu araç yalnızca daha basit ve standart hukuki işlemlerle sınırlı kalmalı."
Ahi, veri gizliliği konusundaki endişesini de dile getirdi: "Bu sisteme girilen veriler ne kadar gizli kalabilecek, vatandaşa bu konuda nasıl bir güvence verilebilecek bilmiyoruz."
Avukat Ahi, projenin pratikte zaten fiilen yaşanan bir gerçeği kurumsal zemine taşıyacağına da dikkat çekti: "Vatandaş bugün de yapay zekadan öngörü alıyor, dilekçesini ve basit sözleşmelerini yazdırıyor. Trafik cezası itirazı, uçuş iptali ve gecikme tazminatı, bazı tüketici başvuruları, basit alacaklar, borca itiraz, kira sözleşmesi gibi işlerde doğru kurgulanmış bir yapay zeka asistanı kısa ve uzun vadede büyük fayda sağlar."
Baroların direncine de eleştiri yönelten Ahi, şu çarpıcı tespiti yaptı: "Keşke böyle bir projeye barolar öncülük edebilseydi, yıllardır söylüyoruz ama anlamsız bir direnç var. Bütün her şey gibi mesleğimiz de değişiyor ve dönüşüyor. Bu tür projeler doğru kurgulanırsa, avukatlık kurumunu zayıflatmaz, aksine güçlendirir."
78 Baro'dan Ortak Bildiri
Aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir barolarının da bulunduğu 78 baro, "Savunma hakkı yapay zekaya devredilemez" başlıklı ortak bildiri yayımladı. Bildiride vatandaşların avukat yardımı olmaksızın yapay zeka üzerinden hukuki destek almasına imkan tanıyan uygulamaların savunma hakkının özüne doğrudan müdahale niteliğinde olduğu vurgulandı.
Barolar, hukuki süreçlerin salt teknik veri işlemenin ötesinde, somut olaya göre şekillenen vicdani değerlendirme ve hak koruma faaliyeti olduğunu belirterek hak arama hürriyetinin algoritmik sınırlara indirgenemeyeceğini savundu