Anasayfa

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasında duruşma yarına ertelendi

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık 6'ncı gününde Silivri'de duruşmaların ikinci haftasında hakim karşısına çıkıyor. 19 Mart Perşembe günü Ramazan Bayramı arifesi olması nedeniyle duruşma yapılmayacak. Duruşma yarına ertelenirken, 18 Mart Çarşamba günü sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.

Haber Giriş : 2026-03-17T17:11, Son Güncelleme 2026-03-17T17:23

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025'te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri' olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu'nun; 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Rüşvet', 'Suç gelirlerinin aklanması', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'Kişisel verilerin kaydedilmesi', 'Kişisel verileri ele geçirme ve yayma', 'Suç delillerini gizleme', 'Haberleşmenin engellenmesi', 'Kamu malına zarar verme', 'Rüşvet alma', 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 'İrtikap', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'İhaleye fesat karıştırma', 'Çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi usul kanununa muhalefet', 'Orman kanununa muhalefet' ve 'Maden kanununa muhalefet' suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

DURUŞMALARDA İKİNCİ HAFTA

İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Geçen haftaki duruşmalarda tutuklu sanık Aykut Erdoğdu, Sırrı Küçük, Ümit Polat, Bulut Aydöner savunma yaptı.

19 MART PERŞEMBE GÜNÜ DURUŞMA YAPILMAYACAK

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 6'ncı duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. Diğer yandan 19 Mart Perşembe günü Ramazan Bayramı arifesi olması nedeniyle duruşma yapılmayacak.

CHP'DEN 10 KİŞİLİK LİSTE

Dün yapılan duruşmanın ardından mahkeme heyeti, Bakırköy Başsavcılığı'ndan yalnızca vekaleti bulunan avukatların salona alınmasına yönelik talepte bulundu ve milletvekillerinin avukat sıralarına oturmamasına yönelik tedbir alınmasını istedi. Tedbir kararının ardından CHP'den, mahkeme heyetine salona girebilmeleri için 10 kişilik isim listesi sunuldu. Sunulan listede CHP heyetinden Bülent Tezcan, Gökhan Günaydın, Gül Çiftçi, Özgür Çelik, Murat Emir, Sezgin Tanrıkulu, Yüksel Taşkın, Engin Altay, Suat Özçağdaş, Mühip Kanko ile DEM Parti heyetinden ise Ali Can Önlü, Sezai Temelli ve Celal Fırat yer aldı.

'SORULMASI GEREKEN KİŞİ MÜVEKKİLİM DEĞİLDİR'

İBB İştirak Şirketi Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat "Ben sıkıntılı bir tutukluluk süreci geçirdim, psikolojim altüst oldu. Aylarca yerde yattım. Geçen günkü savunmamda kendimi tam ifade edemedim. Düzeltme yapmak istiyorum. 'Vali yalanlandı' dendi. Ben Vali'ye saygısızlık yapmak istemem; yanlış birşey olduysa özür dilerim. Akrabası değil, akrabasının arkadaşı çalışıyor. İlk ifadeye avukatsız ve etkin pişmanlık talebim olmadan gittim. Üçüncü ifademde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istedim. Sayıştay hususuyla ilgili de 'Denetim geçirdiniz mi' diye soruldu. Sayıştay geldiğinde bitmiş dosyaları inceler. Paranın teslim edilmesiyle ilgili hiç 'Gördüm' gibi bir ifadem olmadı" dedi.

Ümit Polat'ın avukatı Sevgi Dağdemir ise, "Adaletin tecelli edeceğinden şüphem yok. Ümit Polat'ı susturmaya çalışsanız da diğer insanların susmayacağını düşünüyorum. Biz bu yapının içinde olsaydık satın alma müdürlüğüne devam ederdik, belki de daha iyi görevlerde olurduk. Ümit Polat mağdur. Biz grafiğin muhatabı değiliz. Sorulması gereken kişi müvekkilim değil" dedi.

'KİMSEYLE PARA ALIŞVERİŞİ YAPMADIM'

Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Fatih Yağcı ise, "Ben para alışverişini ne gördüm ne duydum. Bana teslim edilen para veya benzer birşey de yok, bununla alakalı beyan da yok. HTS eşleşmesi de tamamen fiziki koşullardan kaynaklanıyor. Benim ofisim misafir bekleme salonuyla yan yana, yani gelen misafirle 10 metre mesafe var. Her gelenin benimle HTS vermesi normal. Eylem 122'de geçen rüşvet paralarını teslim alarak rüşvete aracılık ettiğim söyleniyor ama ben kimseyle para alışverişi yapmadım. 8 aydır tutukluyum. Eşimden ayrılmak zorunda kaldım ve 21 sene çalıştığım şirketimde ismim lekendi. Kimsenin benimle ilgili kötü bir yorum yapacağını düşünmüyorum, suçsuzum" şeklinde konuştu.

'TÜM İFADELER TAHMİNE YORUMA DAYALI'

Tutuklu sanık iş insanı Ali Üner, "Benim iddianameden anladığım şu, savcı 'Dosyada itirafçı olan iş adamları rüşvet vermişse, Ali Üner de rüşvet vermiştir' şeklinde bir değerlendirme yapmaktadır. Devamında ise 'Ali Ünlüer'in rüşvet verdiğini ispat edemedik; ancak rüşvet anlaşması yaptığı sabittir' denilmektedir. Öncelikle açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim ki ben kimseye rüşvet vermedim ve bu yönde bir anlaşma yapmadım. Suçsuzum. Dosyada benimle ilgili bulunan toplam 4 kişi var. Bunlar gizli tanık Gürgen ile sanıklar Ümit Polat, Murat Or, Adem Yavuz isimli kişilerdir. Bu kişilerin hiçbirinin benim rüşvet verdiğime ya da rüşvet anlaşması yaptığıma somut, doğrudan ve kesin beyanı yoktur. Tüm ifadeler tahmine, yoruma ve duyuma dayalıdır. Gizli tanık Gürgen, 'Hatırladığım kadarıyla listede Aliler vardı, ancak para alınıp alınmadığını bilmiyorum' demektedir. Ümit Polat, 'Ben para alışveriş süreçlerinde hiçbir zaman yer almadım, bu firma sahiplerinden para alınıp alınmadığını bilmiyorum' demektedir. Murat Or, 'Avrupa yakasından Ali Üner isimli şahsın firmasının önceliklendirildiğini duydum' demektedir. Adem Yavuz ise 'İlknur isimli şahıs daha önceden Üner İnşaat'ta çalışırdı. Ağaç A.Ş.'de göreve başladıktan sonra Ali Üner oradan birçok iş almaya başladı' demektedir. Sayın Başkanım, görüldüğü üzere hiçbir tanık 'Rüşvet verdi', 'Para teslim etti', 'Rüşvet anlaşmasına şahit oldum' şeklinde somut bir beyanda bulunmamıştır. 'Duydum' gibi tamamen varsayım ifadeler kullanmıştır. Adem Yavuz'u hayatımda hiç görmedim, tanımıyorum. Ayrıca Ümit Polat ifadesinde Ali Sukas'ın benden para talep ettiğini ve bu durumu kendisine benim anlattığımı söylemektedir. Bu iddia tamamen gerçek dışıdır. Ben hiçbir zaman Ümit Polat'a 'Ali Sukas benden para istedi' şeklinde bir beyanda bulunmadım. Yalan söylüyor. Kaldı ki ben Ali Sukas ile böyle bir anlaşma yapmış olsaydım, bunu neden gidip Ümit Polat'a anlatayım. Bu hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben Ümit Polat'ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma amacıyla böyle bir şey söylediğini düşünüyorum" dedi.

'SAVUNMAMI ONA GÖRE YAPMAK İSTİYORUM'

Tutuklu sanık iş insanı Evren Şirolu ise, "Ümit Polat'ın beyanı, masal anlatır gibi; yeri, zamanı belli olmayan bir şekilde başlamaktadır. Bu ithamın nerede ve ne zaman yapıldığına dair hiç kimse net bir bilgi verememektedir. Bu nedenle Ümit Polat'a bunun sorulmasını istiyorum; savunmamı ona göre yapmak istiyorum. Ümit Polat benim bu söylemi gerçekleştirdiğimi, yeri ve zamanı belli olmayan bu olayda Fidanlıklar Müdürü Kerem Cemil Uzun'un da şahit olduğunu söylemiştir. Ayrıca beni suçladığı hususlar da Mehmet Özdemir isimli şahsı Ankara'ya şikayete gittiğimizi belirterek onu da şahit göstermiştir. Ancak avukatı, az önce tanık ve şahit listesinde bu 2 kişinin ismini zikretmemiştir. Bunun da sorulmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu.

'BEN BU HİKAYEYE YERLEŞTİRİLMİŞİM'

İş insanı Hüsnü Yüksel Tunar savunmasında, "Orman mühendisiyim. Fidanlığı kapatıp daha büyük projelere yöneldim. Büyükşehirle ilk çalışmalarım 1997-1998 yıllarında oldu. İSTAÇ'a 2-3 iş yaptım. Ağaç A.Ş. daha sonra kuruldu. Benim mesleki hayatım Ağaç A.Ş.'den daha yaşlı. 1 Haziran'da telefonla çağırıldım ve ifadeye gittim. Emniyet sorgusunda bana para gönderildiğine ilişkin Kadir Gümüş'ün ifadesi soruldu. Ben bunun doğru olmadığını söyledim. Ayrıca ifademde böyle birşey sözkonusu değil dedim ve tutuklandım. Hukuki olarak bunu karşılığı nedir bilmiyorum. 3,5 ay tutuklu kaldım. Daha sonra ev hapsi kararıyla tahliye oldum. 4 gün sonra polislerle evden alınarak ifadeye götürüldüm ve tutuklandım. Kadir Gümüş 5 kez ifade vermiş. Son ikisi etkin pişmanlık ifadesi. '2024 yılı içerisinde biri 10 bin dolar birisi 15 bin dolar olmak üzere benden para alındı. Bu paraları Hüsnü Yüksel Tunar aldı' demiş. Bir sonraki ifadesinde ise 'Ali Sukas benden para talep etti. Bu talepler karşısında 15 bin dolar, 10 bin dolar ve 12 bin 500 dolar kapalı zarf içerisinde Hüsnü'ye verdim Ali Sukas'a götürdü' demiş. Ben buna dair nasıl savunma yapacağımı bilmiyorum. Keşke gözlerinin içine bakarak sorsam 'Kadir Bey sen neden böyle birşey söyledin' diye. Ben bu hikayeye yerleştirilmişim. Ertan Yıldız'ı hayatımda hiç görmedim. Sıfır görüşme, sıfır baz kaydı. Ben iş insanıyım. İnsanlarla ticaret yapabilirim. Ben 2020'den sonra Ağaç A.Ş. ile evet yoğun olarak çalıştım. Kendi çapımda yapabileceğim işleri yaptım. Niçin böyle bir şey yapayım, menfaatim ne. Neden böyle bir taşımacılık yapayım.Bir makam beklerim, daha fazla iş beklerim. Hiçbir siyasi partiye üye olmadım siyasetle hiçbir alakam yok. Bu fiilleri işlemem için hiçbir neden yok. Ağaç A.Ş. de çok tercih edilen bir alan değildir. Çünkü riski yüksektir. Ali Sukas ile aynı fakülteden mezunuz" şeklinde konuştu.

DURUŞMA YARINA ERTELENDİ

Davada duruşma yarına ertelendi.Duruşmanın 7'nci günü olan 18 Mart Perşembe günü sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.

DHA